Sanıkların "12" adet tabancanın alım satımı konusunda anlaştıkları, sanık ...'in para vererek diğer sanık ...'ın silah temin etmesini sağladığı ve daha sonra bu silahları piyasaya sürdükleri anlaşılmakla; sanıkların bu eyleminin toplu silah ticareti suçunu oluşturduğu, mahkemece verilen ilk hükmün temyizi üzerine dairemizce 10.05.2007 tarih, 2007/2172-3670 sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK.nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde toplu suçun aralarında iştirak iradesi bulunmasa da 3 veya daha fazla kişi tarafından işlenen suç şeklinde tanımlanmış bulunması, sanıkların da iki kişi olması nedeniyle eylemlerinin toplu silah ticareti olarak değerlendirilemeyeceği, bireysel satış olarak kabulü gerektiğinden bahisle bozulması üzerine bozmaya uygun karar verilmiş ise de; dairemizin ilamından sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.2009 tarih, 2008/245 esas 2009/49 sayılı kararı uyarınca 2 kişi tarafından işlenen silah ticareti suçlarında da topluluk oluşacağına karar verilmiş olması, sanıklar arasında birliktelik unsurunun oluştuğu, sanıklara atılı suçun 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrası da tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak: Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 155. maddesi ile müsadereye ilişkin 6136 sayılı Yasanın 12. maddesinin son fıkrasının yürürlükten kaldırılmış bulunması karşısında; suça konu silahlar ve eklerinin müsaderesinin 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi gereğince yapılması zorunluluğu,