8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davacılar ... ve diğerlerinin ... Vakfının galle fazlasına müstahak vakıf elvadı olduklarının tespiti istenmiştir. Mahkemece; vakfın vakfiyesinde, evlada nesiller boyu galle fazlası ödeneceğine dair şart bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, temyiz sonucu Dairemizce onanan karar, davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesini istemesi sonucu; karar düzeltme istemi kabul edilerek eksik incelemeye dayalı mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; galle fazlasının ilk iki nesile bırakıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 26.04.2022 tarihli ve 2021/2331-2022/3998 sayılı kararı ile; "... 9 Muharrem 1228 H /11 Ocak 1813 M tarihli vakfiye incelendiğinde; "...mesarifi mezküreler ihraç olunduktan sonra fazla-i vakıf mevcut bulunan evlad-ı zükur ve inas beyinlerinde taksim oluna..." şeklinde galle fazlası sadece mevcut yani vakıfın “evlâd-ı sulbiyye”lerine şart kılınmış iken parantez içerinde; "bu şart 9 Rebüilahir 1235 tarihli hamiş/dipnot ile değiştirilmiş olup örneği aşağıdadır" şeklinde not ilave edildiği, ilave not incelendiğinde ise; "...şart-ı mezkurden rücu edüb zuhur eden fazla sekiz hisse itibar olunup dört hissesi mutlaka evlad ve evlad-ı evladımın beynlerinde alesseviyye taksim oluna..." biçiminde ifade edildiği, bu ifade ile galle fazlasının “evlâd-ı sulbiyye” yanında vakfın ahfâdına da şâmil olacak şekilde ilave yapıldığı, bir başka ifade ile evlat kelimesi iki defa zikredilmiş olduğundan vakıfın soyu kesilinceye kadar bütün çocukları ve altsoyunu kapsadığı, vakfın galle fazlasının yarısı batın şartı, kız-erkek evlat ayrımı olmaksızın bütün evlatlar arasında eşit olarak dağıtılması şart kılınmıştır. Buna göre, davacıların davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken vakfiyede yer alan "evladı ve evlad-ı evladım" tabiri hatalı yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece son karar ile; bozma ilamı uyarınca davaya konu vakfiyede evlat kelimesinin iki defa zikredilmiş olması nedeniyle galle fazlasının vâkıfın soyu kesilinceye kadar bütün çocukları ve altsoyunu kapsadığı, vakfın galle fazlasının yarısı batın şartı, kız-erkek evlat ayrımı olmaksızın bütün evlatlar arasında eşit olarak dağıtılmasının şart kılındığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacıların ... Vakfının gallesine müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili davanın kabulüne dair Mahkeme kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulduğunu, ancak bozmaya uyduktan sonra yargılamaya devam edip kararına gerekçe teşkil edecek şekilde konunun uzmanlık gerektiren vakfiye olması nedeni ile bilirkişi görüşüne başvurması gerekirken ve dosyada Mahkemenin oluşturduğu kanaatin tam aksini söyleyen kök ve ek olmak üzere 2 bilirkişi raporu da bulunmasına rağmen yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan doğrudan Yargıtay bozmasındaki gerekçeye dayalı hüküm kurmasının hem usul hukukuna hem de davanın esasına aykırı olduğu ileri sürülerek Mahkeme kararının bozulması istenmiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve mahkeme kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap