Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1096 E. , 2024/7580 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 19/06/2014 tarih ve 29035 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 21/05/2014 tarih ve 2014/6412 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Yozgat ili, Yenifakılı ilçesi, ...- ... Köyünde yer alan ve davacının maliki olduğu ... ada ... (yeni ... ada ... ve ...) parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmazla birlikte ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara da isabet ettiği, yer tahsisinde bu parsellere ayrı ayrı hisselendirmek yerine eski parselin doğu ve kuzeydoğu bitişiğine tamamı taşınarak tek parselde yer verildiği, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ile yeni tahsis esilen ... ada ... parsel sayılı taşınmaz açısından bariz bir şekilde eğim, toprak yapısı ve bunların sonucunda verim farklılığı meydana gelmeyeceği, yeni parselin genel şeklinin yaklaşık dikdörtgen ve en/boy oranının da uygun olduğu ve taşınmazın bulunduğu aynı yerden, dolayısıyla eşdeğer özellikli alandan tahsis yapıldığı, tahsis işleminin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, buna ilaveten eski ve yeni taşınmaz arasındaki hafif eğim farkının tarımsal mekanizasyonu etkiler nitelikte olmadığı anlaşıldığından, toplulaştırma işleminin anılan taşınmazlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesi kararının bozulması üzerine dosyanın ek bilirkişi incelemesi yapılması için mahkemeye gönderildiği, mahkemece aynı kişilerden oluşan heyetten ek rapor alındığı, raporda bilirkişilerin eski kararlarının tekrarlandığı, oysa taşınmazlar birbirlerine çok yakın olduğu halde coğrafi konumları ve eğimlerinin farklı olduğunun izahının yapılmadığı, İdare Dava Dairesince yeni bilirkişi heyeti oluşturularak yeniden keşif yapılması istenildiği, bu istek yerine getirilmeden mahkemece eski kararında direnildiği, bu kararın taşınmazların coğrafi yapısına ve toplulaştırmanın amacına uygun olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un Ek 9. Maddesinde, (Ek: 19/4/2018-7139/7 md.) arazilerin tabii ve suni etkilerle bozulmasının ve parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerde ise tabii özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesi ile köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması maksadıyla arazi toplulaştırmasının yapılacağı, arazi toplulaştırması projesinin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alanın arazi toplulaştırması proje sahası olarak belirleneceği; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
07/02/2019 tarihli ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin, "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde, proje idaresi tarafından proje alanının yeniden düzenlenmesinin aşağıda belirtilen hususlara uygun olarak yapılacağı veya yaptırılacağı,"a) Maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsel değer sayılarından azami yüzde on ortak tesislere katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilmeye çalışılır. b) Uygulamaya tabi parseller üzerinde zemine bağlı hakların varlığı halinde söz konusu parseller, hak lehtarlarının görüşü doğrultusunda parselasyon işlemine tabi tutulur.", geçici 2. maddesinde ise toprak etüt haritalarının, 11. maddenin 7. fıkrasında belirtilen DSİ talimatı yürürlüğe girene kadar Bakanlıkça yayımlanan meri Toprak ve Arazi Sınıflaması Standartları Teknik Talimatı esas alınarak hazırlanacağı kuralına yer verilmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Yozgat ili, Yenifakılı ilçesi, ...- ... Köyünde yer alan ve davacının maliki olduğu ... ada ... (yeni ... ada ... ve ...) parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu arazi toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Arazi toplulaştırmasının 3083 sayılı Kanun, Uygulama Yönetmeliği ve Teknik Talimatı hükümleri uyarınca yapıldığı dava konusu ... ada ... nolu parselin endeks değerinin 0,667405 olarak alındığı, kök parsellerden % 44.1706 katılım payı kesildiği ve düzenleme sonrası ... ada ... parsel endeks değerinin 0.617504 olduğu, dönüşüm tablolarında herhangi bir hesap hatasının bulunmadığı, dava konusu kadastro parselinden uygulama ile yaklaşık % 4 oranda kesinti yapıldığı, Teknik Talimata göre bu kesinti miktarının % 10'luk yasal sınırlar içinde kaldığı, davalı parsel/parsellerde sabit tesis bulunup bulunmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, ayrıca zemin incelemesinde de sabit tesise rastlanmadığı, dava konusu taşınmazın keşif tarihi itibariyle fiilen “Tarla” vasfında ve toplulaştırma alanına alınması gereken nitelikte olduğu, 26.326,.46 m² yüzölçümlü ... ada ... nolu kadastro parselin uygulamayla tamamı taşınarak, davalı parselin doğu ve kuzeydoğu bitişiğinde değerlendirilerek 27.267,19 m² yüzölçümlü ... ada ... nolu parselin tamamının davacıya tahsis edildiği, parselasyon planına göre davalı ... ada ... parselin yeni ... ada ... parselle birlikte aynı adanın ..., ... ve ... parsellerine de isabet ettiği, davalı İdarece de yer tahsisinde bu parsellere ayrı ayrı hisselendirmek yerine eski parselin doğu ve kuzeydoğu bitişiğine tamamı taşınarak tek parselde yer verildiği, toplulaştırma işleminde her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması amacıyla yer değişikliklerinin mümkün olabileceği, ayrıca maliklere eski arazisine eşdeğer taşınmazların tahsis edilmesi gerektiği hükümlerince yerinde yapılan incelemeler kapsamında eski ... ada ... parsel ile yeni tahsis esilen ... ada ... parsel numaralı taşınmaz açısından bariz bir şekilde eğim. toprak yapısı ve bunların sonucunda verim farklılığı meydana gelmeyeceği, yeni parselin genel şeklinin yaklaşık dikdörtgen ve en/boy oranının da uygun olduğu görülmüş olup, bu nedenlerle yeni ... ada ... parsel nolu taşınmazda yapılan toplulaştırma işleminin mevzuata uygun olduğu" kanaati belirtilmiştir.
Bu rapora dayanılarak Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kabul edilmiş, ek rapor alınarak yeniden karar verilmesi gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. Bu karar doğrultsunda Mahkemece 17/05/2023 tarihli ara kararı ile "Arazi sahibinin toplulaştırma yapılmadan önceki arazisinin düz bir yerde, taşlık arazi oranının yaklaşık %20 olduğu gözlemlendiği, toplulaştırma sonrasında verilen arazinin yine bir kısmının taşlık, ancak taşlık arazi oranının bir önceki araziye oranla daha fazla; bununla birlikte yeni arazinin %30 civarında bir eğime sahip olduğu, bu şekilde eğime sahip bir arazi tarımsal faaliyetlerin gereği gibi yürütülmesini zorlaştırmakta olduğu, tüm bu durumlar dikkate alındığında yapılan toplulaştırma neticesinde arazi sahibinin bir hak kaybına uğradığı kanaati oluştuğu" yönünde davacı tarafından sunulan teknik rapor dikkate alınarak, idarece yapılan tahsis işlemine esas eski ve yeni parseller göz önüne alındığında arazinin eğimi açısından tarımsal faaliyetlerin yürütülmesinin zorlaşarak davacının hak kaybına neden olup olmayacağı hususunda ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, Mahkemeye sunulan 30/05/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu eski ... ada, ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde keşif günü yapılan inceleme neticesinde Şekil 1 de görüleceği üzere eğim olarak düze yakın-hafif eğimli olduğu toprak yapısı bakımından hafif taşlı, kumlu-tınlı yapıda ve orta derin sınıfa sahip olduğu, yeni ... ada, ... parsel numaralı taşınmazın ise hafif eğime sahip olduğu, hafif taşlı ve kumlu-tınlı toprak yapısına sahip olduğu gözlemlendiği, eski ve yeni taşınmaz arasındaki hafif eğim farkının tarımsal mekanizasyonu etkiler nitelikte olmadığı, toprak yapısı bakımından aynı bölgede bulunmaları nedeniyle de herhangi bir verim kaybının da oluşmayacağı, bu yönüyle de yapılan toplulaştırma işleminin mevzuata uygun olduğu" yönünde kanaat belirtilmiştir.
Bu durumda, her ne kadar bilirkişi raporunda eski ve yeni taşınmaz arasındaki hafif eğim farkının tarımsal mekanizasyonu etkiler nitelikte olmadığı belirtilmiş ise de; davacı tarafından dosyaya sunulan teknik raporda yer alan eski-yeni taşınmaza ait eğimi gösteren fotoğraftan yeni taşınmazdaki eğimin tarımsal verimliliği etkileyecek oranda olduğunun gözlemlendiği, ayrıca Teknik Talimatta yer alan maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılacağı, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılacağı ilkesi gereğince davacının eski parselini de kapsayacak şekilde tahsis yapma imkanı varken bu imkanın değerlendirilmediği, tamamen taşınarak tahsis yapıldığı anlaşıldığından toplulaştırma işleminin anılan parsele ilişkin kısmında hukuka uygunluk, aksi yöndeki İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.