11. Hukuk Dairesi

I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında iki adet tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeyi feshettiğini, davacının yaptırdığı delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalının sözleşmeyi haksız feshettiğinin kanıtlandığını, müvekkilinin davalıya yetkili olduğu bölgede önemli bir müşteri portföyü kazandırdığını, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr kaybı yaşadığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL denkleştirme (portföy) tazminatı, 10.000,00 TL kâr kaybı, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 70.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Karşı davaya cevap dilekçesinde ise; karşı davanın zamanaşımına uğradığını, ... ile bir iş ilişkisine girilmediğini, davalı-karşı davacının ürünlerini “...” isimli firmaya fason olarak ürettirdiğini, üretici tarafından “...” isimli firma aracılığıyla ürün adı ve koduyla birlikte davalı- karşı davacıya teslim edildiğini, davalı- karşı davacı Alman menşeli olduğundan ve fason olarak ürettirdiği ürünlerin henüz Almanya’dan kodu gelmediğinden bu ürünleri bayilere gönderirken fason malzemenin ambalaj ve türüne benzer formda olan, fakat kendi portföyündeki mevcut farklı ürünlere ait isim ve kodlarla fatura ettiğini, müvekkilinin bu ürünleri faturada belirtilen farklı isimlerle değil, ürünün üzerinde yazılı gerçek isimleriyle muhasebe sistemine işlediğini, kataloglarında da bu isimlere yer verdiğini, yani taklit ürün satışı yapmadığını, Türk ... tarafından gönderilen ürünlerin farklı isimle fatura edilmesinden kaynaklandığını, tespit dosyası ile dava konusu ürünlerin davalı- karşı davacı tarafça başka firmalara fason olarak ürettirildiğinin belirlendiğini, yine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma dosyasında davalı- karşı davacının taklit olarak üretildiğini iddia ettiği “... ....” isimli ürünün davalı- karşı davacıya ait depoda çok sayıda bulunduğunun tespit ve rapor edildiğini, Türk ... ile ... firmaları arasında fason üretime ilişkin mail yazışmalarının bulunduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın takipsizlik kararına karşı davalı-karşı davacı tarafça yapılan itirazın Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacı-karşı davalının taraflar arasında imzalanan 01.01.2012 tarihli bayilik sözleşmesine aykırı davrandığını, müvekkiline ait ürünlerin muadillerini üretip piyasaya arz ettiğini, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinde uzun süre çalışan ...’ün müvekkiline ait “...” markalı su yalıtım ürünüyle ilgili araştırma- geliştirme çalışmaları sonucunda üretilen “... ...” isimli ürünle ilgili tüm teknik detaylara ve bilgilere vakıf olduğunu, iş sözleşmesini feshettikten sonra davacı- karşı davalı şirketin kardeş şirketi olan ... Yapı Malzemeleri ve Kimyasalları San. ve Tic. A.Ş.‘nde (...) sigortalı çalışmaya başladığını, davacı tarafından da danışman olarak çalıştırıldığını, davacı- karşı davalının ... ile işbirliği yaparak müvekkilinin üretmeyi planladığı “... ...” isimli ürünü imal etmeye başladığı, “.... 4 Kg” ürününün davacı tarafından talep edilmesi nedeniyle tek seferlik ithal edildiğini, davacının üründen mennun kalmaması nedeniyle iade alınarak üretici firmaya teslim edilmek üzere müvekkiline ait depoda muhafaza edilirken delil tespitinin kötüniyetle yapıldığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesinden dolayı manevi tazminat ve portföy tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiştir. Karşı dava dilekçesinde ise; karşı davalının, müvekkilinin ürettiği “...” ve “THOMSIT” isimli ürünlerin bayiiliği için sözleşme imzaladığını, bu ürünlerin benzerini üreterek piyasaya sürmesi nedeniyle bayiilik sözleşmesinin haklı feshedildiğini, davacı şirkette 10 yıl çalışan ...'ün çalıştığı dönemde “...” ürün gamında “... ...” isimli bir ürün geliştirildiğini, bu kişinin görevine son verildikten sonra karşı davalının kardeş şirketi olan ...’te çalışmaya başladığını, “... ....” ürünün aynısı olan “...” isimli ürünü üretmeye başladıklarını, yine “....” isimli ürünü karşı davalının ürettiğini ve “... ...” ibaresi ile satışa sunduğunu, “....” ve “...” isimli ürünlerin de müvekkilinden önce davacı- karşı davalı tarafından piyasaya sürüldüğünü, müvekkili şirketin çalışanını ayartmak suretiyle müvekkili tarafından imal edilen ürünlerin muadillerini üreten ve pazarlayan, henüz daha müvekkilinin ürün listesinde bulunmayan ürünlere ilişkin teknik bilgileri usulsüz bir şekilde edinerek üreten ve müvekkili adına tescilli “...” markasını kullanarak piyasaya süren, bayiilik sözleşmesi feshedilmesine rağmen “...” ibareli panoyu kullanmaya devam eden, müvekkilinin ticaret unvanını ve markasını haksız şekilde kullanan karşı davalının mezkur fiillerinin haksız rekabet/ haksız fiil ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin ve Kanun'a aykırılığın tespitine, men’ine, ref’ine, söz konusu marka hakkının ihlali ve haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanması amacıyla şimdilik 400.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap