13. Hukuk Dairesi
10.04.2025
REDDİNE
ISTINAFHUKUK
HUKUK
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
6098 sayılı TBK'nun "Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri"ne ilişkin tazminat istemindeki süreye ilişkin 72. maddesinde, öngörülen sürenin bir "zamanaşımı" süresi olduğu açıkça belirtilmiş bulunmaktadır. Aynı Kanunu
852 sayılı dosyasında açılan davada, Mahkeme'nin 06.09.2023 tarihli ve E.2021/852, K.2023/678 sayılı kararında “...Davaya konu tazminat alacağı, haksız fiilden kaynaklanmakta olup, gerek 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu
6102 sayılı TTK'nun 34, 437/5, 438, 445, 640/2 maddelerinde, bu maddeler gereğince açılacak davalar için sürelere ilişkin düzenlemeler getirilmiş, ancak bu sürelerin hak düşürücü süre mi, zamanaşımı süresi mi olduğuna ilişkin bir açıklama yapılmamasına rağmen, gerek Yargıtay uygulamalarında, gerekse doktrinde, bu maddelerdeki sürelerin birer hak düşürücü süre oldukları kabul edilerek, buna göre değerlendirme yapılmaktadır. Görüldüğü üzere, kanun koyucu, bir hak talebi için öngörülen sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu kabul ettiğinde, ilgili maddede bu sürenin bir zamanaşımı süresi olduğunu açıkça belirtmektedir. Ancak hak düşürücü süre söz konusu olduğunda, böyle bir belirtmede bulunmamaktadır. Bu bakımdan gerek ...'nın yapısı ve işleyişi, görev ve yetkileri, gerek 6362 Sayılı Kanun 92 ve 94. maddesindeki düzenlemelerin içeriği gerekse, kanun koyucu tarafından, bir hak talebi için öngörülen sürenin zamanaşımı süresi olması halinde, bu sürenin zamanaşımı süresi oluğuna ilişkin açık belirtmede bulunması dikkate alındığına, örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali halinde açılacak iade davası için 6362 Sayılı Kanunu
6362 sayılı Kanun, açılacak iade davası için ise 6098 Sayılı TBK ve 6102 Sayılı TTK hükümlerinden ayrı olarak düzenlemeler getirmiş ve Kanunu
6362 sayılı Kanun
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu
1001 sayılı toplantıda, örtülü kazanç aktarımı yapıldığının tespitine karar verildiği ve ilgililer hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunma kararı alındığı anlaşılmakla, kurul için dava açma süresinin bu tarih itibariyle başlayacağı anlaşılmaktadır.Eldeki iade davası, 05/10/2023 tarihide açılmış bulunmaktadır. Bu durumda eldeki davanın, 6362 Sayılı Kanunu
1001 sayılı kararıyla 13.08.2020 tarihinde karara bağlandığından, 12.11.2020 tarihinde açılan kısmi davamız gerek kısa zamanaşımı gerek işlemden itibaren hesaplanacak 10 yıllık Uzun zamanaşımı süresi geçmeden açıldığını,İlk derece mahkemesi kararına konu ek davalarının ise, kısmi davanın karara çıkmasından sonra açılmış olup, ilaveten,TBK md. 72/2 hükmünde haksız fiilin ceza kanunlarının daha uzun bir Zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğması halinde, bu zamanaşımı süresinin uygulanacağı da düzenlendiğini; bu kapsamda, Şirket yönetim kurulu başkanı ...hakkında ...n'nun “Güveni kötüye kullanma ve sahtecilik” başlıklı 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının c bendi kapsamında Kurulumuzca yapılan suç duyurusu üzerine İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E.2021/210 sayılı dosyası kamu davası açıldığını; anılan dosyada Mahkeme'nin 14.07.2023 tarih ve K.2023/919 sayılı kararıyla diğer hususların yanı sıra; Sanık ...' in üzerine atılı "güveni kötüye kullanma” suçunu işlediği sabit kabul edilmekle, eylemine uyan 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
781 sayılı kararı uyarınca ... Petrol aleyhine aktarılan tutarların, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 24.240 TL'sinin iadesi talebiyle İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde E. 2020/100 sayılı dosya üzerinden açılan davada, Mahkeme'nin 14.1.2021 tarih ve E.2020/100 sayılı kararıyla; "...Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davalıların yöneticisi oldukları halka açık ... A.Ş.'nin 2.447.448,00-TL miktarında malvarlığının davalılar tarafından örtülü kazanç aktarımı yoluyla azaltıldığı anlaşıldığından ...'nın 94/1. maddesi gereğince davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak 24.240,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek dava dışı ... A.Ş.'ye iadesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına..." karar verildiğini, Akabinde, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/100, K.2021/43 sayılı kararına konu olan davada saklı tutulan 2.399.840-TL'nin kanuni faiziyle birlikte malvarlığı azaltılan ...'e iadesi talebiyle İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E.2023/303 sayılı dosyası nezdinde açılan davada Mahkeme'nin 24.09.2024 tarih ve K.2024/522 sayılı kararıyla; “İstanbul 20 Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2020/100 K.2021/43 sayılı dosyasının yapılan yargılaması neticesinde; Dava dışı ... A.Ş.'nin yöneticileri olan davalılardan yönetim kurulu başkanı davalı ... tarafından 1.181.106,46-TL'nin, yönetim kurulu başkan yardımcısı ... tarafından 1.266.341,54-TL'nin şirket kasasından iş avansı adı altında alındığı, bu bedelin şirket kasasınaiade edilmediği gibi alınan avans ile ilgili şirket adına herhangi bir mal/hizmet alımının gerçekleştirilmemesi karşısında davalıların eyleminin ... 21. maddesi uyarınca kazanç aktarımı yoluyla yöneticisi oldukları dava dışı şirketi zarara uğrattıkları sabit olduğundan davalılar tarafından şirketten alınan nakdi bedellerin ... 21 ve 94 maddeleri uyarınca dava dışı ... A.Ş.'ye iade edilmesi gerektiği anlaşıldığından 2.447.448,00 TL şirketin nakdi kaynaktan yoksun kaldığı, dava konusu ve tarafları dikkate ilişkili kişi olan davalı tarafların şirketin malvarlıklarını korumak için yapmaları gereken faaliyetleri yapmamak suretiyle kendi malvarlıklarının artmasını sağlamaları dikkate alındığında Sermaye Piyasası Kanunu
818 sayılı Türk Borçlar Kanunu
6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye,b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya,c) Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerini atamaya, yetkilidir.(2) Halka açık bankalar hakkında bu maddeye göre işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır. (3) (Ek: 2/1/2017-KHK-684/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/6 md.) Bu madde kapsamında Kurul tarafından açılan dava ve takipler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde Kurul her türlü harç ve teminattan muaftır." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanunu
6102 sayılı TTK hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir alınmasını ve öngörülen işlemlerin yapılmasını isteme ve gerekirse durumu ilgili mercilere intikal ettirme yetkisi bulunmaktadır (SerPK m. 92/1-a). Ayrıca Kurul tarafından, sermayeyi veya malvarlığını azaltıcı işlemlerin hukuka aykırılığının tespiti hâlinde, Kurul'un tespit tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin gerçekleşmesinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açma yetkisi bulunmaktadır (SerPK m. 92/1-b). Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerinin kaldırılması, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgililerin görevden alınması, ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerinin atanması hususunda da Kurul yetkili kılınmıştır (SerPK m. 92/1-c).Söz konusu yasal düzenlemeler dikkate alındığında her ne kadar örtülü kazanç aktarımının iadesi davası için maddede açıkça bir süre öngörülmemiş ise de, Kanunu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
1305 sayılı toplantısında diğer hususların yanı sıra “Kurulumuzca SPKn 'nun 21'inci maddesinde yer alan örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali nedeniyle SPKn'nun 110'uncu maddeleri çerçevesinde suç duyurusunda bulunulması halinde SPKn'nundaki diğer düzenlemeler saklı kalmak üzere, ... iv. Verilen süre içerisinde mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklık, kolektif yatırım kuruluşu ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarına Kurulumuzca istenen iadenin yapılmaması durumunda; SPKn'nun 94'üncü maddesi uyarınca, Kurulumuzca kendilerine kazanç aktarımı yapılan kişi/kişiler aleyhine, aktarılan tutarın yasal faiziyle beraber mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa, kolektif yatırım kuruluşuna veya bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarına iadesine yönelik iade davası açılmasına, ...” karar verildiğini, Öte yandan örtülü kazanç aktarımı yasağı ve güveni kötüye kullanma suçu kapsamındaki incelemelerde, Kurullarınca yapılan iade talepleri hakkında Kurul Karar Organı'nın 30.12.2014 tarih ve 36/1305 sayılı kararı uyarınca, SPKn'nun 21 inci maddesinde yer alan örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali nedeniyle ...'nun 110 uncu maddesi çerçevesinde suç duyurusunda bulunulması halinde, Kurul kararı tarihinden itibaren verilecek 3 ay içinde, SPKn'nun 21/4 maddesi uyarınca iadenin yapılmasını teminen gerekli işlemlerin yapılmasının istenilmesine karar verildiğini; bu kapsamda Kurullarınca yürütülen denetimler sonucunda anılan İlke Kararı kapsamında ilgililerden gerekli iadenin 3 ay içerisinde yapılması istendiğinden, dava açma süresinin de 92 nci maddeye yapılan atfın amacı nazara alınmaksızın 3 ay olarak değerlendirilmesi herhangi bir maddi ya da hukuki gerekçeye dayanmamakta olduğunu,Kanun lafzının dolaylı olarak uygulanmasında kullanılan yorum ilkelerinden birisi olan evleviyetle uygulama, belirli bir sebep dolayısıyla konulmuş olan bir hükmün, bu sebepten daha önemli sebepler için de uygulanmasını ifade edeceğini,Doktrinde de haklı olarak belirtildiğini “bir hükmün önceliğinde kalan hususların tespitinde, hareket edilen kanun hükmündeki vakalarda ayniyet olup, aralarında sadece bir derece farkı bulunmaktadır.Yani bir hükmün önceliğinde kalan hususlar kanuni vakıanın içinde esasen mündemiçtir. Bunların o vakıaya dahil oldukları o kadar tabi ve kat'idir ki, bunları, kanun koyucu ayrıca tasrih etmeye lüzum görmemiştir.Örneğin borçluyu ' hafif ihmalden sorumlu tutan bir hüküm, ağır ihmal gösteren bir borçluya öncelikle uygulanacaktır"İhraççıların hukuka aykırı faaliyetlerinde uygulanabilecek tedbirlerin düzenlendiği 92 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hukuka aykırı işlemlerin iptali, butlanı veya yokluğunun tespiti için dava açılması halinde uygulanabilecek bir hüküm olduğunu; oysa somut olayda, Kanunu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
2004 sayılı İcra İflas Kanunu
K303 md.21
K852 md.60
TTK md.34
K6102 md.94/2
K6362 md.94/1
K2918 md.109
K5237 md.155/2
K6098 md.110/1
K6362 md.94
K1305 md.21/4
K6100 md.1
K6102 md.684/6
TTK md.264
K6098 md.72
K2004 md.67/1
HMK md.355
K6362 md.21
K818 md.72
K6102 md.640/2
K6362 md.92
K6100 md.92
K6362 md.94/2
HMK md.353/1
K6102 md.56
HMK md.361/1
İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com Bu belge 13.04.2026 tarihinde oluşturulmuştur. Resmi belge niteliği taşımaz.
T.C.İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2025/11 EsasKARAR NO:2025/568 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI:2023/623 Esas - 2024/723 Karar TARİH:10/10/2024DAVA:Sermaye Piyasası Kanunu Uyarınca Örtülü Kazanç Aktarımına Dayalı İstirdatKARAR TARİHİ:10/04/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından...
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com | Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.