12. Ceza Dairesi 2022/4971 E. , 2025/2398 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, 14.03.2012 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde olan 11.01.2014 tarihinde kasıtlı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinin ihbarı üzerine, Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanık müdafinin temyizi üzerine Dairemizin 07.06.2017 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51/1.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında hükmün açılanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... İnşaat Ticaret Sanayi Limited Şirket'inin yetkilisinin sanık ... olduğu, anılan şirket tarafından dosyaya ibraz edilen 07.09.2011 tarihli şirkete ait görev dağılımını gösteren evrakta temyiz dışı sanık ...'ın tesis sorumlusu olarak gösterilmiş olup, görev tanımı kısmında görevinin ''şantiyeye giriş çıkışlar, üretim işleri, satış işleri,sevkiyat ve şantiyenin genel koordinesinden sorumlu'' olduğu şeklinde belirtildiği, ölen ...'ın parke elemanı görevinde şirketin işçi olarak görev yaptığı, kaza günü olan 12.09.2011 günü, tanık ...'in parke makinasını çalıştırmasıyla birlikte İsmail'in, dinomo kablosunun yandığını söyleyerek makineye müdahale etmesi neticesinde kafasının makineye sıkışması sonucu öldüğü dava konusu kazaya ilişkin, Dairemizin bozma kararı sonrası yapılan yargılamada, 08.02.2018 tarihli Kumluca Ticaret ve Sicili Müdürlüğünün cevabi yazısında şirketin olay tarihi itibari ile temsil ve ilzama yetkilisinin sanık ... olduğunun belirtildiği, bozma üzerine mahkemesinde talimat aracılığıyla Elektrik Elektronik ve Makina Mühendislerinden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 22.07.2021 tarihli raporunda, sanık ...' nin herhangi bir kusurunun olmadığı, sanık ...' nın ise işyerinde gerekli önlemleri almaması, işyerinde işlere ilişkin bir denetim mekanizmasının kurulmaması, parke makinası çalışırken kapısının açılmasına izin vermeyen bir sistem tesis etmemesi nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Yerel Mahkemece heyet bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu değerlendirilerek, sanık ... hakkında kusuru olmadığından beraat kararı, sanık ... hakkında tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin 4. fıkrasının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2025 tarihinde karar verildi.