5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen davada Karamürsel 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "Müvekkil ile davalı arasında 21/02/2022 tarihinde, tapuda İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... pafta, ... ada, ... parsel numarasına kayıtlı taşınmaz üzerine yapılacak yapının denetlenmesi için yapı denetimi hizmet sözleşmesi akdedilmiştir. Davalı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemiş ve 10 numaralı hakediş bedelini ödememiştir. Bunun üzerine 10 numaralı hakediş bedeli olan 131.069,74 TL' nin tahsili için Karamürsel İcra Müdürlüğü'nün 2023/690 E. Sayılı icra dosyası ile takibe başlanmıştır. Borçlu, 21.07.2023 tarihinde takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş, takibin durmasına sebebiyet vermiştir. Yapılan itiraza istinaden tarafımızca yapılan arabuluculuk başvurusu neticesinde anlaşma sağlanamamıştır. Borçlunun itiraz dilekçesinde bulunan, müvekkil şirkete borcunun olmadığı, ekte sunulan yapı denetimi hizmet sözleşmesinde imzası olmasına rağmen müvekkilden böyle bir hizmet almadığı gibi iddiaları son derece akıl dışı ve mesnetsizdir. Davalının bu iddiaları kötü niyetli ve hukuka aykırı olup reddi gerekmektedir. Davalının sözleşme kapsamında hizmet bedeli ödeme borcu bulunmaktadır. Davalı ekte belirtilen sözleşme kapsamında, aldığı hizmetin bedelini ödemeyerek sözleşmeyi ihlal etmiştir. Davalı yan, itiraz dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur fakat bu itirazı mesnetsiz ve hukuktan yoksundur. Takibin dayanağı sözleşme 21/02/2022 tarihinde imzalanmış olup müvekkilin alacağının zamanaşımına uğraması olanaksızdır. Nitekim TBK md. 146 uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bununla birlikte Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/39274 E. 2017/7123 K. Sayılı 08.06.2017 tarihli ilamında; "yapı denetimi sözleşmesinin hizmet sözleşmesi olduğu ve hizmet sözleşmelerinden doğan alacaklarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, alacağın zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı davasını yapı denetim hizmet sözleşmesi ilişkisine dayanarak açtığı anlaşıldığından BK'nin 125.maddesi gereği 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup yapı denetim hizmet sözleşmesinin imzalandığı tarih 18.11.2003 olup, dava tarihi 01.11.2013 tarihidir. Dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle mahkemece taraflar arasındaki sözleşme olgusu irdelenip, incelenerek taraf delilleri toplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." hükmüne yer vermiştir. Davalının, "alacağın likide olmadığı" itirazı mesnetsizdir. Takip dayanağı belgeler arasında yer alan Denetim Hizmet Bedeline Ait 10 Nolu Hakediş Raporu' nda alacağın nasıl hesaplandığı gösterilmiştir. Yukarıda izah ettiğimiz gibi davalı borca, borcun faizine ve tüm ferilerine kendisinin borçlu sıfatına haiz olduğunu bilmesine rağmen açıklanan hususları inkar ederek borcuna haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiştir. Tüm bu nedenler ışığında işbu davanın açılması tarafımıza hasıl olmuştur." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap