6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2024/824 E. , 2025/785 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
5.... vekili Avukat ...
Birleşen İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/769 Esas ve 2021/15 Karar Sayılı Dosyası
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davacı ... vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı yüklenici vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasından imzalanan...
6.Noterliği’nin 22.04.2003 tarih ve 08404 yevmiye no.lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalıların tapuda sahibi ve hissedarı bulundukları İstanbul, ..., ... Mahallesi, ... yolu mevkinde bulunan 18 ada 46 parsel no.lu taşınmaz üzerine zemin ve 3 normal kattan ibaret her katta tek bir daire olmak üzere 4 bağımsız bölümlü bir binanın yapılması hususunda anlaştıklarını, taşınmazın 160 hisse olarak kabul edildiğini, bunun 70 hissesinin arsa sahipleri olan davalıların uhdesinde kalacağı ve 90 hissenin de davacı müvekkiline ait olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 5. maddesinde davacı yükleniciye devredilecek 90/160 hissenin ruhsat tarihinden itibaren 1 ay içinde devredileceğinin kabul edildiğini, inşaatın bitme aşamasına gelmesine rağmen davalıların hisse devri yapmadıklarını belirterek 90/160 hissesinin davacı müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı arsa sahipleri vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu inşaatın imar mevzuatına aykırı olduğunu, davacı yanın protokol hükümlerine uymadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin 22.02.2006 tarihli kararı ile; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazdaki davalılar adına mevcut hisselerin iptali ile çekişmeli taşınmazın tamamı 256 pay itibar edilerek davalılardan ...’ın hissesi 64/256 kabul edilerek 28/256 hissesinin kendi uhdesinde kalmak, 36/256 hissenin de davacıya verilmek üzere tapuda kayıt ve tesciline, davalılardan Seyhan, ... Cevat, ...’ın her birisinin hissesi ayrı ayrı 64/256 şar kabul edilerek 21/256 şar hissenin kendi uhdelerinde kalmak ve 27/256 şar hissenin de ayrı ayrı davacıya verilmek üzere tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davalılar vekilince temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2006/2545 Esas, 2007/5485 Karar ve 19.09.2007 tarihli kararı ile özetle; hükmü temyiz eden davalılardan ...ve Cevdet’in daha sonra 31.08.2007 tarihli dilekçeleriyle temyiz istemlerinden feragat ettiklerinden bu kişilerin temyiz istemlerinin reddine, ayrıca her türlü inşaatın, 3194 sayılı Yasaya ve projesine uygun olması gerektiği, somut olayda dava konusu inşaatın, ruhsatına ve projesine aykırı yapıldığının dosya içeriği ile anlaşıldığı, yüklenicinin yaptığı işin karşılığını alabilmesi için projesine aykırı bu inşaatı yasal hale getirmesinin zorunlu olduğu, mahkemece yasal hale getirmeyle ilgili olarak davacıya herhangi bir imkan tanınmadığı, bu nedenle mahkemece davacı yükleniciye inşaatı yasal hale ve projesine uygun hale getirebilmesi için yeterli süre ve yetki verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2.Mahkemenin 04.05.2011 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davacı tarafından temyiz edilmesi sonucunda (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2011/6854 Esas, 2012/1957 Karar ve 28.03.2012 tarihli kararı ile özetle; mahkemenin bozmadan önce verdiği kararı davalılardan ...ve Cevdet’in de temyiz ettikleri, ancak bilahare temyiz isteminden feragat ettiklerinden haklarında verilen tapu iptâl ve tescil kararı kesinleşmiş bulunduğundan bu davalıların payları yönünden tapu iptâl ve davacı adına tescil hükmü kurulması gerekirken haklarında açılan davanın reddinin doğru olmadığı, ayrıca yüklenicinin tapuya hak kazanabilmesi için inşaatın sözleşmesine, plan ve projesine imar mevzuatına ve teknik kurallarına uygun biçimde tamamlayıp arsa sahiplerine teslim etmesi gerektiği, dava konusu olayda yüklenicinin iskân ruhsatı alma yükümlülüğü sözleşmeye yazılmamış ise de, inşaatı iskân ruhsatı alınmasına uygun bir biçimde tamamlamasının zorunlu olduğu, davacının çatı katına çıkışı engelleyerek dubleks daireyi müstakil hale getirdiğinin anlaşıldığı, bu haliyle inşaata iskân ruhsatı alınması imkanının bulunmadığı, her ne kadar bu durum belediyece verilen yıkım kararı kapsamında bulunmamakta ve yıkım kararı iptâl edilmiş ise de; çatı katı yasal hale getirilmedikçe davacı tapuya hak kazanamayacağından mahkemece belediyeden sorularak proje tadilatı suretiyle iskâna uygun hale getirilmesi imkânı var ise sözleşme dışı yapılan bu dairede arsa sahiplerinin de sözleşmedeki payları oranında hakları olduğundan yükleniciye bu konuda yetki ve mehil verilmesi, yasal hale getirilmesi halinde arsa sahiplerinin hakları dışındaki kısmın davacı adına tesciline karar verilmesi, yasal hale getirilmediğinde veya yasal hale getirme imkânı bulunmadığının anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3.Mahkemenin 06.11.2018 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı ... ... yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... yönünden taşınmaz paylarının tapuda devri yapılmış olması nedeniyle konusuz kaldığı nedenle karar verilmesine yer olmadığına, İstanbul ..., ... Mah. 18 ada 46 parsel sayılı taşınmaza mahkemece verilen yetki ile kurulan kat irtifakı tapularının iptali ile zemin kat 1 nolu bağımsız bölümün 400/1600 arsa payı olarak tescili ile 400/1600 payın ... adına tesciline, 1. kat 2 no.lu bağımsız bölümlü taşınmazın 400/1600 arsa paylı olarak 100/1600 payının ...'na, 300/1600 payının ... adına, 2. normal kat 3 nolu bağımsız bölümün 480/1600 arsa paylı olarak 120/1600 payın ..., 360/1600 payın ... adına, çatı piyesli 4 nolu bağımsız bölümün 560/1600 arsa paylı olarak 15/1600 payın ...'a, 125/1600 payın ...'na, 420/1600 payın ...'na ait olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davacı tarafından temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2019/2373 Esas, 2020/309 Karar ve 06.02.2020 tarihli kararı ile özetle; yargılama sırasında oluşturulan kat irtifakı sonucunda 1. normal kat 2 no'lu, 2. normal kat 3 no'lu ve 2. normal kat 4 no'lu bağımsız bölümlerin dava dışı ... adına tescil edildiği, tapu iptâl ve tescil davasında iptâli istenilen tapu malikinin davada taraf olmasının zorunlu olduğu, mahkemece de kurulan hükümde ...’na ait tapuların bir kısmının iptâline karar verildiği anlaşılmakla, davada taraf olmayan kişi hakkında karar verilmesinin usul ve yasa ile kamu düzenine aykırı olduğu, ayrıca mahkemenin gerekçeli kararında “hüküm kısmının 4 nol'u kısmının 3. Satırında 1 no.lu bağımsız bölümün arsa payı 160/1600 yerine sehven 400/1600 yazılmış, 8. satırı 125/1600 payının ...'na yerine sehven ...'na şeklinde yazılmış, kısa hüküm ile gerekçeli karar hükmünün değiştirilememesi kuralı nedeniyle hükümde değişiklik yapılmayarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” şeklinde açıklama yapılmış olup, belirtilen kısımların hatalı olduğu gerekçede belirtilmesine rağmen hüküm aynı şekilde kurularak hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmış olması nedeniyle karar bozulmuştur.
4.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu taşınmazda davalı ... dışındaki diğer arsa sahiplerinin hissesini ...'na sattıkları, son satışın 27.07.2009 tarihinde yapıldığı, bu devirlerden sonra davalı ...'ın 1/4 hissesinin bulunduğu, ...'nun ise 3/4 hissesinin bulunduğu, mahkemece verilen yetkiye istinaden kat irtifakı tesisi aşamasında 1 nolu daire davalı ... adına, 2, 3 ve 4 no.lu dairelerin ise ... adına tescil edildiği, sözleşmeye göre 1 ve 3 no.lu daireler arsa sahiplerine ait olacağı, davalı ... dışındaki davalı arsa sahiplerinin paylarını ...'na devrettiklerinden bu kişiler hakkında açılan davanın konusuz kaldığı, her ne kadar Yargıtay kararında ...'nun davaya dahil edilerek hüküm kurulması gerektiği yönünde bozma kararı verilmişse de, davacı vekilinin beyanlarından davayı ...'na yöneltmek istemediği, 1 no.lu dairede kendine düşen payı istediğinin anlaşıldığı, yüklenicinin açmış olduğu tescil davasında, arsa sahibini ifaya zorlayabilmesi için kendi edimlerini yerine getirmesi gerektiği, 18.06.2018 tarihli bilirkişi heyet raporundan anlaşıldığı üzere, davalı ...'ın taşınmazdaki arsa payının 1/4 olduğu, sözleşmeye göre 1 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin arsa maliklerine ait olacağı, buna göre davacının edimlerini yerine getirdiğinin kabulü için 1 ve 3 no.lu bağımsız bölümlerin 1/4 hisselerinin davalıda kalması ayrıca, 4 nolu bağımsız bölümde 110,97-31=79,97 m²'lik kısmın 70/160'ının 1/4 ile çarpımından elde edilecek kısmın ( 8,7467 m²) değerinin davalıya verilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazda 3 nolu dairenin ... adına kayıtlı olması ve davalının davacı aleyhine açtığı bir dava olmaması nedeniyle tasarruf ilkesine aykırı olarak 3 nolu dairenin 1/4 hissesinin davalı adına tescilinin mümkün olmadığı, birlikte ifa kuralına göre bağımsız bölümün yüklenici adına tesciline karar verilebilmesi için, eksik iş bedellerinin karara en yakın tarih itibariyle hesaplattırılması ve bulunacak bu bedelin arsa sahiplerine ödenmesi kaydıyla tescil kararının verilmesi gerektiği, somut olayda, davacının 3 no.lu dairenin 1/4 hissesini davalıya devretme imkânı olmaması nedeniyle 3 no.lu dairenin 1/4 hissesinin karar tarihine en yakın tarihteki değerini ve 4 no.lu dairenin 8,7467 m²'ye karşılık gelen kısmının karar tarihine en yakın tarihteki bedelini davalıya ödemesi karşılığında, 1 nolu dairenin 3/4 hissesinin tescilini talep edebileceği, davacı vekiline, 3 no.lu dairenin 1/4 hissesinin ve 4 nolu dairenin 8,7467 m²'ye karşılık gelen kısmının güncel değeri olan 525.000,00 TL ve 80.000,00 TL olmak üzere toplam 605.000,00 TL'yi depo etmek üzere bir sonraki celseye kadar kesin süre verilmesine rağmen depo ara kararını yerine getirmediğinin anlaşıldığı, birlikte ifa kuralı gereği, kendi edim yükümlülüğüne yerine getirmeyen davacının davaya konu taşınmazın tapu iptal ve tescilini talep edemeyeceği, bu nedenle tescil talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, asıl dosyada, davacı vekilinin, 04.11.2015 tarihinde ... ...ve ...hakkındaki davalardan feragat ettiğini bildirdiği, mahkemece bu davalılar hakkında daha önceden verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmadığından, taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, verilen kararlar taraflar hakkında kesinleşmiş olup, bu davalılar hakkında verilen hükmün bu kararda da tekrarlandığı, davacı vekilinin 30/01/2023 tarihli dilekçesiyle birleşen davanın davalısı ...'na karşı açtığı davadan feragat ettiğinden, feragat nedeniyle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada, davalı ...'a yöneltilen davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... yönünden yargılama sırasında taşınmaz paylarının tapuda devri yapılmış olması nedeniyle konusuz kaldığı nedenle karar verilmesine yer olmadığına, asıl dosyada ... hakkında açılan davanın reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle:
Mahkemenin verdiği yetkiye istinaden yapı kullanma izin belgesinin 09.03.2015 tarihinde alındığını, davacının 3 nolu dairenin 1/4 hissesini devretme imkânı olmaması nedeniyle 3 nolu dairenin 1/4 hissesinin karar tarihindeki değerini ve 4 nolu dairenin 8,7467 m²'ye karşılık gelen kısmının karar tarihine en yakın tarihteki bedelini davalıya ödemesi karşılığında, 1 nolu dairenin 3/4 hissesinin tescilinin talep edebileceği gerekçesiyle reddetmesinin dosya içeriğine aykırı olduğu gibi edimini yerine getiren ve iskân ruhsatını alan yüklenicinin inşaat maliyetine de aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmaların mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. ve 439/2. maddelerinde de yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalılar Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunmadığından duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
27.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.