6. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarına göre, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan 31.05.2016 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin sanık vasisi ve sanık müdafiinin temyiz istemleri üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16.04.2018 tarihli ve 2017/9916 Esas, 2018/7457 Karar sayılı bozma ilamı ile; “Sanığa ait adli sicil kaydından, sanık hakkında daha önceden akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbiri uygulamasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, dosya kapsamındaki eylemleri ile ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) akıl hastalığını düzenleyen 32. maddesinde öngörülen kriterlere göre "sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalıp azalmadığı" hususunda daha önceki tedavi evrakı da temin edilip, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu veya bir üniversite araştırma hastanesinin psikiyatri ana bilim dalı başkanlığından cezai ehliyeti ile ilgili rapor aldırılıp, 5237 sayılı Kanun'un 32/2 ve 57. maddeleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi” nedenine dayalı olarak bozulduğu ve Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildiği halde, sanık hakkında rapor aldırılmadan karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap