Aramaya Dön

Danıştay 9. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/6023
Karar No
K. 2024/3002
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/6023 E.  ,  2024/3002 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No: 2023/6023
Karar No: 2024/3002
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...

2.(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emri bakımından; söz konusu ödeme emri içeriği amme alacağının dayanağı vergi/ceza ihbarnamelerinin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği, UYAP sisteminde yapılan araştırmada davacı tarafından dava açılmadığının görüldüğü, ayrıca davacı tarafından da bu hususta herhangi bir iddia ileri sürülmediği, zamanaşımına da uğramayan amme alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği, ... sayılı ödeme emri bakımından; davacının ticaret sicil kaydının 09/04/2019 tarihinde Ticaret Sicilinden re'sen silindiğinin 11/04/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğünün 29/04/2019 tarih ve 22530 sayılı yazısı ile davacının ticaret sicilinden silinmesi nedeniyle 63,80-TL tutarındaki kayıt silinmesine ilişkin ticaret sicil harcının davacıdan tahsilinin Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğünden istenilmesi üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşıldığından ticaret sicil harcının davacıdan tahsili için davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emri bakımından ise; söz konusu ödeme emri içeriği amme alacağının dayanağı vergi/ceza ihbarnamelerinin davacıya ilk yapılan tebligatın yapılamama sebebinin usulüne uygun tespit edildiği, ancak ikinci kez yapılmaya çalışılan tebligata ilişkin tebliğ alındısında ise tebligatın, muhatabına tebliğ edildiğine ya da tebligat yapılamamışsa nedenine ilişkin herhangi bir bilginin ve şerhin bulunmadığı gibi davacının adresinde bulunamaması halinde tebliğ alındısında tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren muhatap pusulasının kapıya yapıştırıldığına dair bir şerhin de bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından amme alacağının kesinleştiğinden bahisle tahsili için davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ... sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:

DAVACININ İDDİALARI: Dava kousu ödeme emirlerinin dayanağı ihbarnamelerin kendisine tebliğ edilmediği, söz konusu ödeme emirlerinin içeriği borçların zaman aşımına uğradığı, rızası dışında yapılan ödemelerin zaman aşımını kesmeyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Dava kousu ödeme emirleri dayanağı ihbarnamelerin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, söz konusu ihbarnamelerin dava konusu edilmeyerek kesinleştiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı;

58.maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 8. Maddesinde; hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni ve İdari Süreler" başlıklı 14. maddesinde; vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edildiği, Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde onbeş günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliğ yapacak olan idarenin belirleyeceği ifade edilmiştir.

Aynı Kanunun 102. maddesinde; tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... tarih ve ..., ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki sebepler ve gerekçesi Dairemizce uygun görülmüş olup taraflarca ileri sürülen iddialar, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı tarafından yapılan temyiz istemine gelince;

Olayda, davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin; davacının ikametgah adresinde ilk defa 24/10/2018 tarihinde tebliğ edilmeye çalışıldığı ancak adresin kapalı olduğu belirtilerek tebliğ evrakının iade edildiği, daha sonra aynı adrese 1 (bir) gün sonra ikinci kez gidildiği ve aynı tarihli tebliğ alındısında adresin kapalı olduğundan tebliğ pusulasının muhatap kısmının kapıya yapıştırıldığı şeklinde şerh düşülerek adresin kapısına pusula yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği görülmüştür.

Bu durumda, davacının ikametgah adresine ilk defa 24/10/2018 tarihinde gidildiği, adres kapalı olduğundan bahisle tebliğ evrakı iade edildiği, daha sonra aynı adrese 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14 ve 102. maddeleri uyarınca münasip bir süre beklenmeksizin ihbarnamelerin 1 (bir) gün sonra 2510/2018 tarihinde ikinci kez tebliğe çıkarıldığı, iki tebligat arasında beklenilen sürenin makul kabul edilemeyeceği, münasip süre beklenmeksizin yapılan bu tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, ihbarnamelerin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun kesinleşmeyen vergi borçlarına yönelik tanzim edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediğinden, davayı bu kısım yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının temyiz isteminin reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının BOZULMASINA, kalan kısmının ONANMASINA,

3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına,

4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.