Hukuk Genel Kurulu
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2023/623
- Karar No
- 2025/234
- Karar Tarihi
- 16.04.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
Hukuk Genel Kurulu 2023/623 E. , 2025/234 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
2020/1211 Esas, 2021/5269 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki tapu iptali ile tescil davasından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ..., davalı ... ... vekilleri ile davalı ... vasisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelendi.
I. ÖN SORUN
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, işin esasının incelenmesine geçilmeden önce direnme kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırının altında kalıp kalmadığı hususu ön sorun olarak ele alınıp değerlendirilmiştir.
II. GEREKÇE
1.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı HMK) 341, 361, 362 ve ek 1. maddeleri.
2.Değerlendirme
1.6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar; 361 ve 362. maddelerinde ise temyiz edilebilen ve temyiz edilemeyen kararlar hüküm altına alınmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca, “Miktar veya değeri kırkbin Türk Lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hakkında temyiz yoluna başvurulmaz. Hemen belirtilmelidir ki, kesinlik sınırı kamu düzeninden olup bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken, temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınmalı; karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü temyiz sınırı yönünden hangi düzenlemeyi içeriyor ise ona bağlı kalınmalıdır. Buradaki “karar” teriminin, Bölge Adliye Mahkemesinin Özel Daire bozmasına karşı verdiği direnme kararını da kapsayacağında duraksama bulunmamaktadır.
2.6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde ile aynı Kanun'un 362/1-(a) maddesinde öngörülen kesinlik sınırı her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle belirlenmektedir. Anılan Ek 1. maddenin 2. fıkrasına göre, "...341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır". Buna göre direnme kararının verildiği 21.09.2022 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın 362/1-(a) maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 107.090,00 TL’dir.
3.Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı tarafından olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına dayalı olarak dava konusu taşınmazın davalılar murisine ait 1/3 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili talep edilmiştir.
4.Dava konusu taşınmaz hissesi yönünden yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dava değeri 45.727,24 TL olarak belirlenmiş olup bu değer üzerinden eksik harç davacı tarafça ikmal edilmiştir.
5.Bölge Adliye Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin direnme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bu kapsamda dava konusu taşınmaz hisse değerinin, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a ve Ek madde 1 hükümlerine göre direnme kararının verildiği 21.09.2022 tarihinde geçerli olan 107.090,00 TL temyiz kesinlik sınırı altında kaldığından anılan karara karşı davacı tarafça temyiz kanun yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün değildir.
6.Hâl böyle olunca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin direnme kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.