2. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Covid-19 salgını nedeniyle 26 Mart 2020 tarih ve 31080 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanunun geçici madde 1. hükmü uyarınca 22.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.04.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durmasına karar verilen sürelerin 30.04.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 15.06.2020 tarihine kadar uzatılması sebebiyle, sanık ... müdafinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği (ve sanık ... müdafi yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle) temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine, 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklardan ...'e zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve sanık savunmalarının birbirini etkilemesi durumu da gözetilerek kararın, Bozulması gerekmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap