2. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2020/447 E., 2022/645 K. sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2023/164 E., 2023/2432 K. sayılı kararı ile "...Somut olayda, aynı apartmanda oturan mağdur ve müştekinin apartman boşluğuna bıraktıkları bisikletlerin aynı zaman ve mekan birliği içinde ve birbirini takip eden ardışık hareketlerle çalınması şeklindeki eylemlerin hukuki anlamda tek bir fiili oluşturduğu, öte yandan failin hırsızlığa konu eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olmaması halinde ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının da mümkün olmadığı, nitekim Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2021/4455 E., 2021/11862 K. sayılı, 2017/2560 E., 2018/15262 K. sayılı ilamlarının ve Yüksek Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu gözetildiğinde; olay günü, aynı apartmanda ikamet eden mağdur ve müştekiye ait bisikletlerin apartmanın giriş kısmında aynı yerde bulunduğu dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun çaldığı eşyaların farklı şahıslara ait olduğunu bilebilecek durumda olup olmadığının taraflara sorularak tespit edilmesi, taraf beyanlarının dosya kapsamı ve olayın oluş biçimi ile birlikte değerlendirilerek bu hususun karar yerinde tartışılması gerekirken, suça sürüklenen çocuğun söz konusu bisikletlerin farklı kişilere ait olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğunun dosya kapsamından kesin olarak tespit edilememesine rağmen, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, " gerekçeleri ile suça sürüklenen çocuk hakkındaki iki ayrı şikâyetçiye yönelik hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2023/164 E., 2023/2432 K. sayılı kararı ile bozma üzerine İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin, 12.03.2024 tarihli ve 2023/719 E., 2024/150 K. sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın