TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Kollukça düzenlenen 02.02.2015 tarihli olay, fiziki takip ve yakalama tutanağında; sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık ... bir şeyler verdiğinin görüldüğünün belirtilmesi, tanık ... soruşturma aşamasında müdafii huzurunda verdiği beyanında, "sanıktan suç konusu maddeyi aldığını" ifade etmesinden sonra mahkeme huzurunda verdiği tanık beyanında "aralarındaki husumet nedeniyle adını verdiği sanıktan uyuşturucu madde almadığını" söylemesi ve sanığın da aşamalarda "tanık ... ile buluşmadığını" savunması karşısında, vicdani kanı oluşturacak sayıda tutanak tanıklarının dinlenmesi, sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.