6. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3686
- Karar No
- 2025/1544
- Karar Tarihi
- 17.04.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
6. Hukuk Dairesi 2024/3686 E. , 2025/1544 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı müdahil alacaklılar ... vekili, Boğaziçi Varlık Yönetim A.Ş vekili ve SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. TALEP
Talep edenler vekili dilekçesinde; müvekkili şirketlerin konfeksiyon ve matbaa-ambalaj alanlarında faaliyet gösterdiğini, zaman içinde ekonomik durumlarının bozulduğunu, sunulan konkordato projesi kapsamında borçlarını ödeyeceğini ileri sürerek konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Müdahil alacaklı vekilleri yargılamaya müdahil olmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İcra İflas Kanunu'nun 305. maddesi kapsamında tasdik için öngörülen kamu düzenine ilişkin ve kül halinde mevcut olması gereken şartların mevcut olduğu gerekçesiyle; her iki şirket hakkında konkordatonun tasdikine ve konkordatoya tabi borçların tasdik tarihinden itibaren 2024 yılı sonuna kadar (31.12.2024 tarihine kadar) aylık taksitler halinde alacaklılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müdahil alacaklılar ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili, SGK Başkanlığı vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasdik kararının en son 03.11.2022 tarihinde ilan edildiği için istinaf yoluna başvuru için son tarihin 14.11.2022 olduğu, alacaklılardan ...'nin 23.11.2022, ...'nin 14.12.2022, ...'nun 17.12.2022 tarihinde istinaf dilekçesi sundukları yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurmadıkları; alacaklılar ..., ..., ..., ... ve SGK tarafından yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurulmuş ise de, İİK'nın 304. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden, tasdik kararına karşı istinaf hakları bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Müdahil alacaklı ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf yoluna başvuran alacaklılar tarafından itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen usulden red kararının hatalı olduğunu, talep eden şirletlerin kötüniyetle hareket ettiklerini, iflas erteleme ile konkordato sürecinde alacaklıları dokuz yıldır zarara uğrattıklarını, konkordato tasdik kararının yasal mevzuata ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Müdahil alacaklı Boğaziçi Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; alacakları dahil edilmeden düzenlenen 08.06.2022 tarihli nihai rapora karşı tasdik duruşmasından önce 05.10.2022 tarihinde süresi içinde itiraz dilekçesi sunulduğunu, konkordato projesinin gerçekçilikten uzak olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Müdahil alacaklı SGK vekili temyiz dilekçesinde; konkordato projesinin gerçekçilikten uzak olduğunu ve alacaklıları zarara uğratacak hususlara yer verdiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Talep, konkordatonun tasdik istemine ilişkindir.
1.1. İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesi;“Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır” hükmünü içermektedir.
1.2. Anılan düzenlemede konkordato hakkında verilen karara karşı kimlerin ne zaman kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, buna göre borçlu veya konkordato talep eden alacaklı ile birlikte itiraz eden diğer alacaklılara kanun yolu hakkı tanınmıştır. Buradaki “itiraz eden alacaklı” deyiminden, sadece tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklının mı kastedildiği, yoksa projeye ret oyu veren alacaklının da bu kapsama girip girmediğinin belirlenmesi gerekmektedir.
1.3. İcra ve İflas Kanunu’nun 308/a maddesinin; aynı Kanun’un “Konkordatonun mahkemece incelenmesi” başlıklı 304. maddesi ile birlikte değerlendirilmesi gerekmekle anılan madde; “Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır. Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz” şeklinde düzenlenmiştir.
1.4. Bu düzenlemeye göre, projeye itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemeleri hâlinde tasdik duruşmasında yer alamayacakları anlaşılmaktadır.
1.5. Konkordatonun yapısı tamamen şeklî olduğundan tasdik işlemlerinin bir an önce tamamlanması gerekmekte olup, konkordatoya ilişkin kanunda yer alan düzenlemelere bakıldığında borçlu lehine verilen birçok kararda kanun yolunun tamamen kapatıldığı ve sürecin bir an evvel sonuçlandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır. Örneğin ilk derece mahkemesince verilecek geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı (m. 287/son), kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yolunun kapalı olduğu (m. 293/1) görülmektedir.
1.6. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklı, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşmadan üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi hâlinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkânı tanımayacaktır.
1.7. Bu yasal düzenlemelerden hareketle, İİK’nın 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
1.8. Kanun'un öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkı yorum yoluyla da olsa kabul edilemez.
İİK’nın 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı “itiraz” şartına bağlamıştır ve bu durum da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olup, “itiraz eden alacaklı” deyiminden İİK’nın 304. maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmek, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemez.
1.9. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, istemde bulunanların konkordato projesi, İlk Derece Mahkemesi'nce nisaba dâhil edilecek alacaklar belirlendikten sonra komiserler tarafından düzenlenen rapor ve İİK’nın 302. maddesinde belirlenen alacaklı sayısı ve alacak miktarına ilişkin nisabın oluşup oluşmadığı ve İİK’nın 305. maddesinde düzenlenen tasdik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden değerlendirme yapılarak tasdik isteminin kabulüne karar verilmiştir.
1.10. Dosya içerisinde yer alan belgelere göre 25.05.2022 tarihinde alacaklılar toplantısı yapıldığı, komiser heyetinin nihai raporunu 08.06.2022 tarihinde sunduğu, Mahkemece İİK'nın 304.maddesi uyarınca "itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabilecekleri" ihtarını içerir şekilde tasdik yargılamasına ilişkin ilanın, 20.09.2022 tarihinde Basın İlan Kurumu İlan Portalında, 26.09.2022 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapıldığı, tasdik duruşmasının ise 26.10.2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
1.11. Her ne kadar temyiz talebinde bulunan müdahil alacaklılar hakkında, itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle istinaf başvurularının usulden reddine karar verilmişse de; müdahil alacaklı ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş vekilince 23.09.2022 tarihli, nihai rapora itiraz dilekçesinin diğer müdahil alacaklı ... vekilinin ise 05.10.2022 tarihli nihai rapora karşı itiraz dilekçesini sundukları dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
1.12.Bu durumda istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince, işin esasına girilerek, tasdik şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerekirken, hatalı gerekçelerle istemin usulden reddi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma nedenine göre, müdahil alacaklı SGK vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, müdahil alacaklılar ... Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin ve Boğaziçi Varlık Yönetim A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yukarıda (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre müdahil alacaklı SGK vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden fer'i müdahiller ... ve ...'ne iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.