6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2024/1807 E. , 2025/1853 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı yüklenici arasında, davacılara ait 632 Ada, 6 Parsel, 633 Ada, 13 Parsel ve 634 Ada, 17 parsellerde yapılacak inşaatlar konusunda, taraflar arasında Kocaeli .... Noterliği'nin 20.09.2019 tarih ve 25706 yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, taraflar arasında sözleşme düzenlenmeden önce müvekkillerinin başka bir müteahhit olan ... San. Ve Tic. A.Ş ile Kocaeli .... Noterliği'nin 29.06.2017 tarihli, düzenlenme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini düzenlediklerini, anılan şirket inşaatı tamamlayamayacağını bildirince, sözleşmenin yine Kocaeli ..... Noterliği'nce düzenlenen 20.09.2019 tarihli Düzenleme Şeklinde Fesihname ile sonlandırıldığını, bu fesihname ile müvekkillerinin ve ... San. ve Tic. A.Ş'nin birbirlerinden hak ve alacakları olmadığı konusunda birbirlerini ibra ettiklerini, Kocaeli .... Noterliği'nin 20.09.2019 tarihli ve 25706 yevmiye numaralı sözleşmesinin 3.2 maddesine göre, davalı şirketin sözleşmenin imzalanmasını müteakip 10 ay içerisinde cins tashihini yapmayı, eğer varsa yola terk işlemini tamamlamayı, sözleşmeyi müteakip 10 ay içerisinde inşaat ruhsatını almayı, işbu sözleşme ile yapımını yüklendiği 634 Ada, 17 parseldeki 10 blok ve 100 bağımsız bölümden oluşan kısmı bitirmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmede müteahhidin 10 blok ve 100 bağımsız bölümü 10 ay içerisinde, inşaatın tamamını da 20 ay içerisinde tamamlayacağını taahhüt ettiğini, müvekkillerinin sözleşmeden sonra arsayı davalı şirkete teslim etmiş olmalarına rağmen, davalı şirketin inşaat imalatlarına başlamadığını, müvekkillerinin, davalı şirket yetkililerine daha önceki müteahhit tarafından mağdur edildiklerini, mağduriyetlerinin artmaması adına bir an önce inşaata başlanıp bitirmelerini defalarca sözlü olarak bildirdiklerini, ancak şirket yetkililerinin müvekkillerinin uyarı ve taleplerini önemsemeyerek taahhüt ettikleri işleri savsaklamaya devam ettiklerini, müvekkillerinin bu durum üzerine açılması muhtemel davalara dayanak teşkil etmesi ve davalı şirketin işin ciddiyetini anlaması için 19.06.2020 tarihinde Kocaeli 6. Asiliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/13 Değişik İş sayılı dosyasından inşaatın geldiği aşamaya ilişkin tespit talep ettiklerini ve 22.07.2020 tarihli raporun düzenlenerek inşaat seviyesinin tespit edildiğini, raporun taraflara tebliğ edildiğini, ... San. ve Tic. A.Ş'den sonra davalı şirketin inşaatta ancak %1,13 seviyesinde bir imalat yaptığını, Kocaeli .... Noterliği'nin 27.08.2020 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiklerini belirterek, taraflar arasındaki sözleşmenin geriye etkili olarak feshinin tespitine, dava tarihi itibari ile inşaat maliyetinin ve inşaatın ruhsata ve mevzuata uygun olup olmadığının, mevzuata uygun olmaması halinde uygun hale getirilip getirilemeyeceğinin, getirilebilecekse maliyetinin tespitine, davalı tarafça sözleşmeye istinaden konulan tüm şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların, davalıya verecekleri vekaletnamelerin aradan 2 yıl geçmesine rağmen halen verilmediğini, davacıların bu konuda herhangi bir adım atmadıklarını, bununla beraber davacıların, inşaata başka inşaat firmaları getirdiklerini, bu konu ile alakalı olarak yapı kontrole defalarca şikayette bulunulduğunu ve tutanak tutulduğunu, yapı kontrolün de yabancı kişilerin inşaatı yaptığına dair raporları bulunduğunu, ayrıca davacıların inşaata bir müteahhit getirdiklerini ve bundan sonra inşaatı bu müteahhitin yapacağını söylediklerini, sözleşmede müteahhit firmaya vekalet verilmediği takdirde yükleniciden iş yapması istenemez şeklinde açıkça hüküm bulunduğunu ve hak sahiplerine vekalet vermeleri için 20 ay süre verildiğini, bu durumlar gözönünde bulundurularak davacıların sözleşmesinin feshi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, inşaata başlanabilmesi için arsa sahipleri tarafından yükleniciye vekaletname verilmesinin zorunlu olduğunun tüm sözleşme kapsamından anlaşıldığı, buna rağmen arsa maliklerinin, yükleniciye inşaata başlaması için vekaletname verme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, bu durumda yükleniciden inşaata başlayarak devam etmesinin ve sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi ile bağlı kalmasının beklenemeyeceği, davacıların vekaletname verme yükümlülüklerini yerine getirmediği, kendi kusurları neticesinde 21.09.2019 tarihi itibari ile temerrüde düşmüş oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı arsa sahiplerinin, davalı yükleniciye sözleşmenin 17. maddesi uyarınca, sözleşmenin imzalanması sırasında inşaat iş ve işlemlerinin icrası için vekaletname vermeyi taahhüt ettikleri, aynı maddenin devamında vekaletname verilmeden inşaata başlanılmasının istenemeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığı, sözkonusu kararlaştırmanın kesin vade içerdiği, buna göre davacıların sözleşme tarihi itibariyle davalıya vekaletname vermeyerek temerrüde düştükleri, kural olarak, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri karşılıklı edimleri içeren, iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olduğu ve TBK.97 maddesi gereğince taraflardan biri kendi edimini yerine getirmeden karşı taraftan edimini yerine getirmesini isteyemeyeceği, bu düzenleme uyarınca davacıların kendi kusurlu davranışları nedeniyle davalının edimini ifa etmesini isteyemeyecekleri, bu minvalde hiç kimse yasal haklarını kullanmaya zorlanamayacağından, davalının mütemerrit duruma düşen davacılardan vekaletname istemesi için ihtar çekmesinin beklenemeyeceği" gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a)Davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanmasından 9 ay sonra, 2 ay içerisinde 3 kez el değiştirdiğini, müvekkillerince hangi tarafın muhatap alınacağında tereddüt oluştuğunu,
b)Davalı tarafın sözleşmenin imzalanmasından sonra inşaat faaliyetlerine başladığını ve tüm ekipmanlarını inşaat alanında topladığını, bu hususun davalı tarafın istinafa verdiği cevap dilekçesindeki beyanı ile de sabit olduğunu, yine davalı tarafın inşaat işlemlerine devam etmemesi için hiçbir sebep bulunmazken, hiçbir sebep göstermeksizin inşaattan el çektiğini,
c)Dava konusu taşınmazda bir önceki müteahhit tarafından tüm ruhsat, izin, abonelikler vs. alınarak inşaata başlandığını ve inşaatın belli bir seviyeye getirildiğini, davalı şirketle sözleşme imzalandıktan sonra, inşaata devam edilebilmesi adına yapılması gereken hiçbir işlem açısından vekaletname verilmesi durumu söz konusu olmadığını, kaldı ki müvekkillerinden de hiçbir zaman vekaletname talep edilmediğini,
d)Kabul anlamına gelmemekle birlikte, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalı tarafın inşaat süresinin uzatımından faydalanabilmesi için, müvekkillerini temerrüde düşürmek için kendilerine vekaletname verilmesi için davacılara ihtarname göndermesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesinin son cümlesinde, vekaletname verilmeden işe başlanılmasının yükleniciden istenemeyeceğinin hükme bağlanmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.