1. Ceza Dairesi         2024/7838 E.  ,  2025/3393 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/2168 E., 2024/1530 K.
SUÇLAR: Kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2024 tarihli ve 2023/375 Esas, 2024/252 Karar sayılı kararı ile;

a)Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, (29/1), 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b)Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürmeye yardım suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/2168 Esas, 2024/1530 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik;

a)Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,

b)Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının; kararın hüküm kısmının 2. bendinin 6. paragrafından sonra gelmek üzere "sanığın adli sicil kaydında yer alan Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1179 Esas, 2022/1300 Karar sayılı ilamı ile verilen cezasının tekerrüre esas bulunduğu anlaşılmakla, TCK'nın 58/6 maddesi gereğince sanığın cezasının MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE VE İNFAZDAN SONRA DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA," cümlesinin eklenmesi ile hüküm fıkrasının 4. bendinin 7. paragrafındaki "... katılan ...'a verilmesine.." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "...sanık ...'a verilmesine.." ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-d maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık ...’nin eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğinden bahisle suç vasfına, sanık ... hakkında haksız tahrikin derecesine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82/1-a, 39/1 ve 29. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık ... tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ...'nin öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanık ... ve eşine yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanıklar ... ve ...'nin evli oldukları, olay tarihinden bir ay önce sanıklardan ...'nın herkese açık konumda olan instagram isimli sosyal medya hesabından oğlu ile birlikte çekildiği fotoğrafını paylaştığı, maktul ...'in ...'nın paylaşımı üzerine ona mesaj attığı, ...'nın evli olduğunu ve görüşmek istemediğini söylemesine karşın maktulün yazmaya devam ettiği, ...'nın, eşinin mesajlarını görmesinden korkup korkmadığını sorduğunda maktulün "çok çok öldürür" şeklinde cevaplar verdiği ve gerek fotoğraf yollamasını, gerekse aramasını isteyerek ısrarla yazmayı sürdürdüğü, ...'nın instagram hesabının sanık ...'nin de telefonunda açık olduğu, olay tarihinden bir gün önce sanık ...'nin maktulün mesaj attığını görmesi üzerine ...'ya bu durumu sorduğu, ...'nın kendisinin konuşmak istemediğini ancak maktulün ısrarla yazdığını söylemesi üzerine ...'dan maktulle konuşmamasını, artık kendisinin onunla konuşacağını söylediği, sanık ...'nin maktul ile ... gibi konuşarak ertesi gün buluşma konusunda anlaştığı, sanık ...'nın da maktule ses kaydı göndererek maktulü inandırdığı, olay tarihinde sanık ...'nın maktul ile telefonla konuşarak onu olayın gerçekleştiği yere çağırarak bulunduğunu belirttiği sokak arasını tarif ettiği, sanık ...'yı gören maktulün sokak arasına kullanmış olduğu minibüsü ile girdiği, orada kendisini bekleyen sanık ...'nin şoför kapısını açmaya çalıştığı sırada maktulün minibüsü hareket ettirmesi ile sanık ...'nin tabancasını çıkarıp 8 el ateş ederek maktulü öldürdüğü anlaşılan olayda; sanık ...'nın daha önce ruhsatsız tabancasını yakalatan eşi ...'nin silahı olduğunu bilmediğine yönelik savunması ile tanık ...'nin "... bize "birisi eşime mesaj atmış, ben eşimin hesabından çocuğa bir şeyler yazdım, gidip onun kolunu bacağını kıracağım"" dediğine yönelik anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, maktulü olayın olduğu sokağa kadar kamera kayıtları ile de sabit olduğu üzere telefonla konuşarak çeken sanık ...'nın eşi sanık ... tarafından maktulden hesap sorulacağını ve bu kapsamda maktulün davranışı nedeniyle eşinin onu darp edeceğine yönelik bilgisinin veya öngörüsünün bulunduğu ancak sanık ...'de öldürme eylemini gerçekleştirme iradesi ve kastı yanında bunun için gereken bir silah olduğuna yönelik bilgi sahibi olmadığı gibi sanığın maktulü öldürmesi eylemine öldürme kastı ile iştirak ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, bu bağlamada en azından yaralama kastıyla harekete geçtiği sabit olan sanık ...'nın iştirakiyle nedensellik bağı içinde etki ettiği ölüm neticesinden neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu kapsamında yardım eden olarak sorumlu olduğu, buna göre anılan sanık yönünden suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme neden olmaya yardım etme olarak kabul edilerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 87/4-2 cümlesi ve 39. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Sanık ...

hakkında kasten öldürme suçuna ilişkin mahkumiyet hükmü yönünden; Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/2168 Esas, 2024/1530 Karar sayılı kararında Bölge Adliye

Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık ...

hakkında kasten öldürmeye yardım suçuna ilişkin mahkumiyet hükmü yönünden;

Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi "sanığın eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaya iştirak suçunu oluşturduğu" yönünden yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/2168 Esas, 2024/1530 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.04.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
28.04.2025 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Adam Öldürme 5237 sayılı Kanun 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.53 K5271 md.289/1 K5237 md.29 K5271 md.286/1 K5271 md.302/2 K5237 md.39 K5271 md.302/1 TCK md.58/6