9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2025/29 E. , 2025/3236 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar ve ek karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve cinsel taciz suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, 16.06.2022 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle suçun sübut bulmadığına, aldırılan rapora göre katılan mağdure beyanlarına ancak kuvvetli delillerle desteklendiği desteklendiği takdirde ana hatlarıyla itibar edilebileceğine, katılan mağdure beyanı haricinde kuvvetli delil bulunmadığına, şüphe nedeni ile beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın katılan mağdurenin evine rızası ile girmiş olması nedeni ile kabul anlamına gelmemekle birlikte cinsel ilişkinin rızalı yaşandığının kabul etmek gerektiğine, katılan mağdurenin beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğunun sanık tarafından bilinmediğine, Mahkeme sanığın kollukta katılan mağdurenin psikoljisinin bozuk olduğuna dair beyanını delil kabul etse de söz konusu beyanın avukat olmaksızın alındığına, ayrıca katılan mağdurenin akıl hastalığı nedeni ile eylemi anlayamacak durumda ise kendisine vasi atanması gerektiğine, ek karara yönelik temyiz isteminde ise suçun sübut bulmadığına, cinsel taciz suçundan ayrıca ceza verilerek aynı olay nedeni ile iki kez cezalandırma yoluna gidildiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin verilen cezalara uygulanmamasının hatalı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Ek Karar Yönünden Gerekçesi gösterilmek suretiyle temyiz isteminin reddine dair verilen ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Asıl Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294.
maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin karar ve ek kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜM İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2025 tarihinde karar verildi.