Esas No
E. 2024/2760
Karar No
K. 2025/2055
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2024/2760 E.  ,  2025/2055 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1 E., 2024/845 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2005/302 E., 2016/664 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı-karşı davacı .... İhr. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı, davacı-karşı davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı-karşı davacı vekili Avukat ... ile davacı-karşı davalı vekili Avukat ....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Davacı-karşı davalı iş sahibi vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenicinin 07.05.1997 tarih ve 29811 yevmiye numaralı sözleşme ile İzmir, .... Mahallesinde .... villa, ticaret + ofis ve teknik altyapı inşaatını yapım işini üstlendiğini, ayrıca davalının satış hasılatı ve finansman temini için imzalanan 26.03.1998 tarih ve .... yevmiye numaralı protokol ile de üretilen projeden konut satın almayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşmenin 27/A maddesine göre sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, davalının feshin haksızlığının tespiti talebiyle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davanın 11.06.2013 tarihli, 2000/485 Esas, 2003/244 Karar sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, fesih tarihi itibariyle villa inşaatlarının %52’sinin, ticaret + ofis inşaatlarının %2,43’ünün tamamlandığını, sözleşme ile yapımı planlanan 122 adet villadan 33 adedinin yapım aşamasında müvekkilince üçüncü kişilere satıldığını, 89 adet villanın ise TOKİ’ye devredildiğini, 33 villanın maliyet bedelinin TOKİ’ye ödendiğini, işin tamamlanması için yapılmak zorunda kalınan masraflar nedeniyle davacının uğradığı zarar hesabında 2005 yılı kararname fiyat farkı katsayısı ile çarpılarak ilave maliyet bedeli olarak 1.510.130,28 TL, güvenlik firmasına ödenen 71.677,56 TL 2005 yılı değeri olarak 128.302,83 TL, sigorta bedeli olarak 10.115,57 TL, iskân harcı olarak 345.446.21 TL toplam 1.993.994,98 TL banka zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı yüklenici vekili karşı dava dilekçesinde özetle; sözleşme dışı fazla iş yapıldığını, bu hususun kesinleşen fesih dosyasındaki bilirkişi raporuyla sabit olduğunu belirterek 323.473,45 TL’nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı yüklenici vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; imar işlemleri dolayısıyla inşaata başlama süresinin geciktiğini, sözleşmenin haksız feshedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmenin 27/4 maddesine göre verilen kesin teminattan davacı alacağının karşılanacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı iş sahibi vekili karşı davada cevap dilekçesinde özetle; sözleşme dışı iş yapılmadığını belirterek karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli kararı ile asıl davanın kısmen kabul, karşı davanın ise kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli kararı ile davalı-karşı davacı yüklenici vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı-karşı davalı iş sahibi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, taraflar arasında sözleşmede uğranılan zararların dava tarihine eskale edileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle uğranılan zararları eskale edilerek 2005 yılına getiren bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğu, eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtilâflarda iş sahibince sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 106. maddesi gereğince iş sahibinin olumsuz (menfi) zararını istenebileceği, sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek olumsuz zarar kavramına; sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararların gireceği, zararın hesaplanmasında izlenecek yöntemin fesih tarihinde yüklenicinin yapmadığı, kalan imalâtların ilk ihalede yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren teklif sahibine verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedelin (kaçırılan fırsatın) bulunup, fesih tarihinden itibaren kalan işin aynı koşullarda ve makul bir süre içerisinde ihaleye çıkılmış ve sözleşme yapılmış olması halinde ikinci yükleniciye ödenecek bedel arasındaki fark ile ikinci ihale ve sözleşmenin yapılması için katlanılan giderler olacağı, karşı davaya yönelik ise hakedişe girmeyen imalât bedeli ve metrajlar konusunda hakedişe itiraz aranmadığı, bu yönüyle karşı davanın değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile, toplam 1.887.370,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın kabulü ile 323.473,00 TL'nin 29.05.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde :

a)Asıl davada taleple bağlı kalınarak alacağa hükmedilmemesi, bilirkişi raporu ile tespit edilen zarara hükmedilmesi gerektiğini,

b)Reddedilen kısım bakımından vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını,

c)Karşı davayla ilgili bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, söz konusu işlerin sözleşme kapsamında olduğunu, vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

2.Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde :

a)Bilirkişi raporunun bozma kapsamı doğrultusunda hesaplama yapmadığını,

b)Kabul anlamına gelmemek kaydıyla teminat mektubu bedelinin asıl davada hükmedilen alacaktan mahsubu gerektiğini,

c)Karşı davayla ilgili olarak, 1999 yılı fiyatlarıyla 323.473,45 TL hesaplanan alacağın 2001 yılına eskale edilmesi gerektiğini, bulunan rakama haksız yere irat kaydedilen teminat mektubu tutarı 469.282,31 TL’nin de ilave edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık asıl davada, sözleşmenin feshi sebebiyle uğranılan zarar giderim bedeli, karşı davada ise fazladan yapılan imalât bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.

1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı-karşı davalı iş sahibi vekilinin asıl davaya ilişkin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin asıl davaya ilişkin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Asıl davaya ilişkin davalı – karşı davacı yüklenici vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Asıl davada sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle menfi zararın tahsili talep edilmiştir. Bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda, davalı yükleniciye sözleşme konusu işin toplam 5.483.919,00 TL’ye ihale edildiği, dava konusu 33 villanın toplam işe oranının 0,288597 olduğu, tamamlanmayan 33 villanın 1997 yılı mali değerinin 1.582.642,57 TL bulunduğu, davalı yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren teklif sahibinin ... firması olduğu, bu firma tarafından 5.515.864,00 TL bedel teklif edildiği, dava konusu 33 villa için oranlandığında 1.591.861,80 TL maliyet bedeli hesaplandığı, oysa ki davacı iş sahibince sözleşmenin haklı nedenle feshinden sonra dava konusu işin Ulusal İnşaata ihale edildiği ve bu firmaya 33 villa için 3.241.169,68 TL ödeme yapıldığı, Ulusal İnşaata ödenen bedel ile davalı yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren ... firması arasında 1.649.307,88 TL fark olduğu hesaplanmıştır. Mahkemece iş bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve davacı talebi ile bağlı kalınarak asıl davada kaçırılan fırsat olarak 1.510.130,28 TL’ye hükmedilmiş, ayrıca davacı tarafça talep edilen sigorta bedeli, güvenlik masrafı, iskân masrafları da dava tarihine eskale edilmeden toplam 377.240,44 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Menfi zararın hesabında hiç kimse kendi kusurundan yararlanamayacağından iş sahibinin zararın artmasına neden olması durumunda sözleşme tarihinde geçerli olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla 44. maddesi hükmü gözetilmelidir. Diğer bir anlatımla dava dışı üçüncü kişiyle yapılan yeni sözleşmenin yapılmasında makul süre geçirilmiş ve bu nedenle borçlunun zararının artmış olması halinde artan zarardan borçlunun sorumlu tutulması mümkün değildir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 27. maddesinde “Sözleşmenin Feshi” düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin a/3 üncü paragrafında; “feshi yapılan işin geri kalan kısmı Banka’ca ölçümleme tutanağının düzenleme tarihini müteakip en geç 90 gün içinde günün koşullarına göre ve Banka’ca istenen yöntemlerle (götürü bedel, teklif alma, emanet usulü, birim fiyat usulü vs.) yapılmak üzere karara bağlanır.” düzenlenmesine yer verilmiştir. Davacı banka tarafından 24.11.2000 tarihinde sözleşme feshedilmiş, 08.12.2000 tarihinde ise davalı yüklenici tarafından yapılan işler için “Ölçümleme Tutanağı” düzenlenmiştir. Az yukarıda belirtilen madde uyarınca davacı Bankaca en geç 90 günlük sürenin sonu olan 08.03.2001 tarihinde geri kalan işlerin yapılması için ihaleye çıkılması gerekirken, Ulusal İnşaatla 02.09.2002 tarihinde sözleşme imzaladığı, böylelikle sözleşmede düzenlenen 90 günü aşarak zararın artmasına sebep olduğu anlaşılmıştır.

O halde asıl davada mahkemece yapılacak iş; hükme esas alınan bilirkişi kurulundan geri kalan işlerin 90 gün içinde ihaleye çıkılması durumunda böyle bir işin kaça yaptırılabileceği tespit edilerek, bu tarihte iş sahibinin ödemek zorunda kalacağı ikinci ihale bedeli ile iş sahibinin kaçırdığı fırsat arasındaki farkın ve davacı iş sahibince talep edilen sigorta bedeli, güvenlik ve iskân masraflarının da buna göre hesaplanması için gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesinden ibaret olmalıdır.

3.Karşı davaya ilişkin taraf vekillerinin temyiz itirazlarına gelince;

Bölge Adliye Mahkemesince karşı dava bakımından kesin olarak karar verilmiş ise de, Yargıtay bozma kararı üzerine yeniden kurulacak hükümde, kesinlik sınırı açısından ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınır esas alınacağından ve ilk karar tarihi itibariyle verilen karar miktar itibariyle temyiz kanun yoluna tabi olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen kesin karar kaldırılarak taraf vekillerinin temyiz başvurularının incelenmesine karar verilmiştir.

Temyizen incelenen karşı davayla ilgili Bölge Adliye Mahkemesi kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle yargılama aşamasında alınan açık, denetlenebilir ve uyuşmazlığı kavrayıcı bilirkişi kurulu raporu ile karşı davacı tarafından sözleşme dışı iş yapıldığının sabit olduğu, karşı davada davacı yüklenici tarafından talep edilen alacağa hükmedildiği, söz konusu alacağa eskalasyon uygulanacağına dair bozma ilamında belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmede bir düzenleme olmadığından taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

1.Karşı davaya ilişkin taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

2.Asıl davaya ilişkin davalı-karşı davacı yüklenici vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, Fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacı .... İhr. Ltd. Şti.'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 818 sayılı Borçlar Kanunu K818 md.98 K818 md.106
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.