İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
Karar Etiketleri
19.06.2025
REDDİNE
ISTINAFHUKUK
CEZA
Ceza Hukuku
818 sayılı BK m. 161/III) hâkim tarafından da bu durum re’sen gözetilmesi gerektiğini, Yine kabul etmemekle birlikte, davacı karşı taraf; sözleşmedeki edimin yerini getirilmediği, bağlı cezai şartın tahakkuk etmiş olduğu, alacağın doğduğu iddiasını öncelikle ... T. AŞ tarafından kendilerine gönderilen yazıya dayandırmaya çalışmaktaysa da; ... T. AŞ Pendik Ticari Şubesi’nin 06.06.2012 tarihli yazısında aynen; “Şubemiz kredili müşterisi ... Taahhüt Tic. Ltd. Şti.’nin kullanmış olduğu krediler için alınan 24/05/2011 tarihli 12.000.000 USD(onikimilyon Amerikan Doları) tutarlı Genel Kredi Taahhütnamesindeki ... kefaleti, ilgili şahsın ortaklıktan ayrılması nedeniyle yazımız tarihi itibariyle kaldırılmıştır. İşbu yazımız, borçlu ... Tic. Ltd. Şti. ve diğer kefillerin ibrası anlamına gelmemek üzere düzenlenmiş olup diğer borçlu ve kefillerin sorumlulukları sözleşmede belirtilen şart ve koşullarla aynen devam etmektedir.” denildiğini; açık bir biçimde görüldüğü üzere aktarılan yazı bütünüyle ...’ın kefaleti açısından bir ibra beyanı olduğunu, Davacı karşı tarafın, işbu haksız ve kötü niyetli davasını ... T. AŞ’den alınan cevabi yazı yanında ayrıca ... Aş tarafından kendilerine ulaştırılan 14.12.2012 tarihli yazılara dayandırmaya çalışarak kefalet sorumluluklarının kaldırılmasına ilişkin edimin yerine getirilmediğini iddia etmekte olduğunu; ... AŞ KEYAP Şubesi tarafından alınan 03.05.2012 tarihli yazılarda ... Taahhüt Ltd. Şti.’nin kredi sözleşmesi için “Şubemiz kredi müşterisi ... Taahhüt Ltd. Şti.’nin 29.11.2011 tarihli … tutarlı ve 13.04.2012 tarihli… tutarlı kredi sözleşmelerine olan ... kefaleti işbu yazımız itibariyle sona ermiştir.” ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin kredi sözleşmesi için “Şubemiz kredi müşterisi ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin 27.10.2011 tarihli … tutarlı Kredi Sözleşmesine olan ... kefaleti işbu yazımız itibariyle sona ermiştir.” denilmekte olduğunu; bu beyanların banka tarafından ...’ın kefalet borcuna yönelik açık ve kesin ibra niteliğinde olduğunu, Davacı karşı tarafın cezai şartın gerçekleştiğini ileri sürerek cezai şart tutarını talep etmesinin kötü niyetten ve haksız kazanç elde etme niyetinden kaynaklanmakta olduğunu; davacı ...’ın veya dava dışı bankanın sanki ortada mevcut bir risk varmış gibi yorum yapmaları ve buna istinaden davacı karşı tarafın huzurdaki davada olduğu gibi haksız ve kötü niyetli taleplerde bulunmalarının hukuka uygun olmadığını, Davacı tarafın haksız ve gerçeğe aykırı beyanlarla mahkeme nezdinde algı yaratma gayesini barındıran beyanları dikkate alınmamasını talep ettiklerini; davacı tarafın, davalı müvekkilin mali durumu hakkında gerçek dışı beyanlarda bulunarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olup reddi gerektiğini; kabul anlamına gelmemek üzere, davalı müvekkilin davacı tarafa bugüne kadar ödemesini gerçekleştirdiği milyonlarca dolar bedelindeki çeklerin davacı tarafça tahsil edilmesi dahi, davacının haksızlığını kanıtlamakta olduğunu ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/4321 esas, 2019/7407 Karar sayılı 2.10.2019 tarihli bir kararı) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında da; “Kural olarak, taraflar cezai şart miktarını tayinde serbesttirler. Ancak, kararlaştırılan cezai şartın borçlu üzerinde adalete aykırı sonuçlar doğurmaması da gerekir. Borçlar Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
213 sayılı Vergi Usul Kanunu
6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir.Mahkememizce İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek, dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler incelenmiştir. Söz konusu icra dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 04/11/2021 tarihinde icra takibine girişildiği, davacı-alacaklı tarafından toplam 7.000.000,00 USD alacağın davalı-borçludan tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin davalı-borçluya 10/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun da yasal itiraz süresi içerisinde borca itiraz dilekçesi verdiği, buna bağlı olarak icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğu, takibin durdurulması kararının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının yasal süre içerisinde işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi kök raporlarındaki tespitler uyarınca; taraflar arasında yapılan 04/04/2012 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davacı ...’ın hisselerini davalı ...’ya devrettiği, yapılan sözleşmede belirtilen hükümler doğrultusunda davalı ...'nın edimlerini yerine getirmediği için hisse devir sözleşmesinin 4 .maddesinde düzenlenmiş olan 5.000.000 USD ve 2.000.000 USD cezai şartların müvekkili lehine tahakkuk ettiği iddiasıyla başlatılan icra takibine davalı borçlu ...’nın itirazı üzerine Mahkememizde işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce UYAP üzerinden celp edilip incelenen ve işbu dosya davalısı tarafından açılan, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/286 Esas sayılı dosyasında, 04/04/2012 tarihli sözleşmedeki edimlerini ifa ettiği iddiasıyla 5.000.000,00 USD çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemi ile 10/10/2012 tarihinde dava açılmış olup, Mahkemece, Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 12/05/2016 tarih 2016/455 sayılı kararla, davacının sözleşmesel edimlerini tam olarak ifa etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu durumda davalı alıcının, 15/06/2012 tarihine kadar sözleşmesel edimlerini ifa etmediğinin kesinleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/05/2016 gün 2012/286 E., 2016/455 K. sayılı kararı ile sabit bulunduğu, taraflar arasında görülen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1206 Esas, 2021/355 Karar sayılı dosyasına ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/9097 Esas, 2023/1752 Karar sayılı ilamının da bu hususa işaret ettiği; bu durumda davacının davalıdan dava konusu 5.000.000 USD ve 2.000.000 USD tutarlı cezai şart bedellerini istemekte haklı olduğu soncuna varılmıştır. T.B.K. 182/son (B.K. 161/son) maddesi Hâkime fahiş gördüğü cezai şartı indirme yetkisini vermiştir. Bunun sonucu olarak aşırı görülen cezai şartın indirilmesinde tazmin ve ceza dengeli olarak korunmalıdır. Bu kuraldan dolayı davalı ileri sürmese bile, Hâkim cezai şarttan indirim yapılıp yapılmayacağını doğrudan doğruya saptamalıdır. Ne var ki, Hâkime akdin bir şartını değiştirme yetkisini veren bu hak, istisnai olarak tanınmış bir hak olduğu için Hâkim, bu hakkını ölçülü olarak kullanmalı, tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme yeterliliği ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması dolayısıyla sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi, borca aykırı davranışın ağırlığı, sözleşmeden beklenen yararın elde edilememesi ve akde aykırı davranılması yüzünden doğan zarar, cezai şartın tazmin ve ceza fonksiyonlarının dengeli olarak korunması prensiplerini göz önünde bulundurmalı ve takdir hakkını Yargıtay’ın denetimine olanak vermeye elverişli objektif esaslara dayandırmalıdır. Öte yandan TTK.nun 22 (eski 24.) maddesi gereğince tacir sıfatını haiz borçlu cezai şartın indirilmesini isteyemez ise de, kararlaştırılan ceza tutarı borçlunun iktisaden sarsılmasını, çöküntüye uğramasını mucip olacak ise indirim isteyebileceği uygulamada kabul edilmektedir.TTK'nın 22. maddesi uyarınca ceza-i şarttan tenkis hükmü tacir hakkında uygulanamaz ise de, davalının şirket ortağı olması ona tacir sıfatını kazandırmayacağından somut olayda TBK'nın 182/3. maddesinin uygulanma kabiliyetinin bulunduğu, cezai şart miktarının fahiş olup olmadığının tespiti hususunda Mahkememizce, gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak bu hususta bilirkişi raporu alınmış olmakla; bilirkişi raporundaki tespitler, cezai şartın miktarı, tarafların ekonomik durumları, borçlunun ödeme gücü, alacaklının, asıl borcun ifa edilmesi halinde elde edeceği yararla cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle, cezai şart miktarının fahiş olduğuda gözetilerek TBK'nun 182/3 maddesi uyarınca cezai şarttan takdiren 1/4 oranında indirim yapılmak suretiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İCra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline ve takibin 5.250.000,00 USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.İcra ve İflas Kanunu
HMK md.353/1
K818 md.161/3
K6100 md.1
K6100 md.4
K455 md.22
İİK md.67
HMK md.355
TTK md.22
TBK md.182
K6098 md.22
TBK md.182/3
HMK md.361/1