45. Hukuk Dairesi
Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tacir olmadığından Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının sahip olduğu ürüne yalnızca yetkili servis olarak bakım ve parça değişimi yapmasına rağmen ürünün kusurlu çalışmasından kaynaklı olarak su baskını meydana geldiği için müvekkilinin kusurlu olmadığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünün üreticisi ve satıcısı olmadığını, sadece yetkili servis hizmeti vererek periyodik bakım, filtre değişimi ve gerekiyorsa tamiratını yaptığını, kontrollerde herhangi bir soruna rastlanmadığını, sorunsuz çalıştığının tespit edildiğini, su arıtma kullanma kılavuzunda cihazın kullanılmaması gereken durumlar belirtilmiş olup şebeke basıncının normalin çok üzerinde olacak şekilde 8-9 bar basınca kadar yükselmesi sonucu olayın gerçekleştiğini, su girişinde basınç düşürücünün olması gerektiğini, su basması olayının haftasonu meydana geldiğini, basınç düşürücü kullanılmaması ve herhangi bir olumsuzluğa karşı tedbir almadan çalışır vaziyette ürünün bırakılarak iş yerinin kapatılmasından kaynaklandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı prim ödeme borcunu yerine getirmediğinden tazminattan sorumlu tutulamayacağını, dava konusu sigorta sözleşmesinin 02/12/2015 tarihinde yenilendiğini ancak sigortalı tarafından primin ilk taksitinin ödenmediğini, 22/02/2016 ve 14/03/2016 tarihlerinde hasarın meydana geldiğini, prim alacağının muaceliyet kazanmasının üzerinden üç ay geçtiği ve bu süre zarfında talep edilmediğinden sigorta sözleşmesinin kendiliğinden ortadan kalktığını, bu hususun sigortalıya bildirildiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI:1-Mahkemenin 14/10/2019 tarihli kararı; Su baskını olayında davalı ... Şirketinin basınç ayarlayıcı sistemi kurmadan montajı yapmış olması davalının basınç düşürücü kullanmamasına rağmen ürünü çalışır vaziyette bırakarak iş yerini kapattığı, elektrik kesilmesi durumunda su baskınına sebebiyet verebileceği ön görmediği, bu nedenle davacının ve davalı... Şirketinin kusurlu olduğu ½ oranındaki kusur nedeniyle zarardan sorumlu oldukları, ... Şti ile davalı ... arasında kobi güvenli iş yerim sigorta poliçesi ile 02/12/2014 - 02/12/2015 tarihleri arasında sigortalandığı, sigortalının talimatı üzerine 02/12/2015 tarihinde otomatik olarak yenilendiği ancak sigorta priminin ödenmediğinden davalı ... şirketinin sigorta sözleşmesinden kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ...Şti yönünden davanın kısmen kabulü ile 1.589,15 TL'nin 22/02/2016, 18.071 TL'nin 14/03/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ile davalı ... Şti. Vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.2-Dairemizin 29/03/2023 tarihli kararı; gerek sigortalı gerekse davalılar tacir olduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, alacak davacı tarafından sigortalıdan temlik alındığı için davacının aktif husumetinin bulunduğu ayrıntılı şekilde açıklanarak görev ve aktif husumet itirazları reddedilmiş, "...Davalı ... Şti. hasara konu cihazın montajını yapmadığını sadece servis hizmeti verdiğini ileri sürmektedir. Mahkemece anılan husus araştırılmadan davalının montajı yaptığı gerekçesiyle kusurlu olduğu yönündeki tespiti dosya kapsamına uygun değildir. Ayrıca kusur tespiti yönünden alınan rapor hükme elverişli görülmemiştir. Zira her iki olayın ayrı ayrı değerlendirilmesi, cihazın montajının kim tarafından yapıldığının tespit edilmesi, cihazın montaj aşamasında dikkat edilmesi gereken hususlara yönelik kusur durumunun net olarak belirlenmesi, ikinci hasarın ilk hasarla bağlantısının tartışılması, davalının sadece servis hizmeti vermesi halinde meydana gelen hasarlardan sorumlu olup olmadığının tartışılması, yine davacının kusur ve sorumluluğunun tespit edilmesi gerekirken, mahkemece tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle verilen karar hatalıdır. Açıklanan nedenlerle konusunda uzman bir bilirkişiden her iki hasarın ve tarafların kusur oranlarının ayrı ayrı değerlendirilerek tespit edildiği, hükme elverişli rapor alınmalıdır. ...Poliçe tanzim tarihi 02/12/2015 olup, dava konusu hasarlar 22/02/2016 ve 14/03/2016 tarihlerinde meydana gelmiştir. Dava konusu poliçe ve yenileme talebine yönelik açıklamalar yukarıda yapılmıştır. Dava dışı sigortalının poliçe yenileme talebinde, primin bildirdiği hesabından/kredi kartından tahsil edilmesine yönelik talebi mevcuttur. Nitekim, poliçe yenilenmiş ancak prim tahsil edilmemiştir. Mahkemece, sigortalının hesabının/kredi kartının prim tahsiline uygun olup olmadığı yönünde bankacı bir bilirkişi vasıtasıyla kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılması gerekirken, banka kayıtlarının celbi ile yetinilmesi yerinde görülmemiştir.Mahkemece açıklanan hususta inceleme yaptırılması, ayrıca davalı ... şirketinin TTK'nın 1434/2 hükmü gereği sözleşmeden caymadığı, her iki hasara yönelik ekspertiz incelemesi yaptırdığı hususları da nazara alınarak, sigorta şirketinin sorumluluğunun tartışılması gerekmektedir. Anılan hususlar incelenmeksizin, prim ödenmediği gerekçesiyle sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde tespit ve davanın reddi yönündeki karar verilmesi hatalıdır..." gerekçeleriyle bankacı, sigorta uzmanı ve makine mühendisi yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden istinaf başvuruları kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır.3-Mahkemenin 19/02/2025 tarihli kararı; "...Dosya kapsamında poliçe tanzim tarihi 02/12/2015 olup, dava konusu hasarlar 22/02/2016 ve 14/03/2016 tarihlerinde meydana gelmiştir. Dava dışı sigortalının poliçe yenileme talebinde, primin bildirdiği hesabından/kredi kartından tahsil edilmesine yönelik talebi mevcuttur. Nitekim, poliçe yenilenmiş ancak prim tahsil edilmemiştir. Davalı ... şirketinin TTK'nın 1434/2 hükmü gereği sözleşmeden caymadığı, her iki hasara yönelik ekspertiz incelemesi yaptırdığı, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda da davalı ... şirketinin poliçenin yenilendiği tarihte sigortalının yazılı talimatı uyarınca kredi kartı hesabından sigorta primini tahsil etmemiş olmakla kusurlu olduğu ve dava konusu hasar bedelinden sorumlu olduğu, davalı ... Grup şirketinin meydana gelen hasar bedelinden vermiş olduğu ayıplı hizmet nedeniyle sorumlu olduğu, her iki su baskınının da filtrelerin patlaması neticesi meydana geldiği, bu doğrultuda davalı ... Grup Şirketinin servis hizmetinde kusur bulunduğu, yapılan hizmetin ayıplı hizmet olduğu, davacının meydana gelen olayda bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı sabit olmuştur. Su baskını sebebiyle zarar görmüş olan tekstil ürünlerinde meydana gelmiş olan hasar bedeli için 29/08/2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen 3.178,31 TL ile 36.142,00 TL'den oluşan toplam 39.320,31 TL tutar olduğu" gerekçesiyle,"Davanın kısmen kabulü ile 3.178,31 TL'nin 22/02/2016 tarihinden itibaren, 36.142 TL'nin 14/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin poliçe limiti (40.000 TL) ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tacir olmadığından tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın ticaret mahkemesinde görülmesinin ve ticari faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili dava konusu ürünün satıcısı yada üreticisi olmadığından sadece yetkili servis hizmeti verdiğinden husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının davaya konu ettiği ürünün dava dışı ... Şirketi tarafından yine dava dışı ... Şti.'ye satıldığını, müvekkilinin 18/02/2016 tarihinde periyodik filtre değişimi ve cihaz bakımı yaptığını, cihazda herhangi bir soruna rastlanmadığını, 22/02/2016 tarihinde müvekkili şirkete arıza bildiriminde bulunulduğunu, yapılan kontrolde herhangi bir arızaya rastlanılmadığını ve dava dışı müşterinin konu hakkında bilgilendirildiğini, 16/03/2016 tarihinde tekrar arıza bildiriminde bulunulduğunu ve müşteri memnuniyeti gözetilerek ücret talep edilmeksizin parça değişimi yapıldığını, arıza giderilerek sorunsuz bir şekilde cihazın teslim edildiğini, dava dışı müşteri 14/03/2016 tarihinde ‘su arıtma cihazından’ kaynaklı olarak işyerini su bastığını iddia etmiş ise de su basmasının sebebinin üründen kaynaklı olup olmadığı, kullanıcı hatasından kaynaklı olup olmadığının tespiti yapılmamışken işbu davanın yöneltilemeyeceğini, cihazın su basma olayından 21 gün önce bakıma alınarak hiçbir soruna rastlanılmaması ve müşteri tarafından itirazsız olarak teslim alınarak kullanılmaya devam edilmesi karşısında müvekkilinin yetkili servis olarak üzerine düşen görevi yerine getirdiğini, su baskının şebeke basıncının normalin çok üzerinde olacak şekilde 8-9 bar basınca kadar yükselmesi sonucu gerçekleşmiş olduğunun 16/03/2016 tarihinde ürün tamirine giden servis çalışanlarınca gözlemlendiğini, kısa süre öncesinde 22/02/2016 tarihinde cihazda arıza olması nedeniyle küçük bir hasar meydana geldikten sonra dava dışı firmanın özellikle çalışma saatleri dışında önlem almaksızın ve cihazı açık bırakarak zararın artmasına sebebiyet verdiği için olayda müterafik kusurunun olduğunu, mahkeme tarafından gerek ilk yargılamada gerekse İstinaf kararı sonrasında yapılan yargılamada yerinde keşif ya da bilirkişi incelemesi yapılmadığını, bilirkişilerin sigorta şirketinin hasar dosyası ve davacı tarafın sunduğu video ve fotoğraflar üzerinden inceleme yaparak kanaatte bulunduklarını bu nedenle raporun hükme elverişli olmadığını, hasar tespitine yönelik raporu da kabul etmediklerini ve raporlar arasında çelişki olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece daha önceki BAM kararında kaldırma sebebi yapılan hususlar incelemeden hatalı olarak karar verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, itirazlarının ve ek rapor taleplerinin incelenmediğini, sigorta priminin tahsil edilememesinde müvekkilinin kusuru olmadığını ve prim tahsil edilemediğinden sorumluluğunun başlamadığını, kabul anlamına gelmemekle her ne kadar otomatik yenileme formu bulunsa da bu formda ne isim ne de hesap bilgisi yer almadığını, her ne kadar kredi kartı limitine bakılsa da bu hesabın şahsa mı yoksa sigortalıya mı ait olduğu belli olmadığı gibi limit olsa bile hesaptan çekim yapılıp yapılamayacağının anlaşılamadığını, kanunda ve genel şartlarda belirtilen hükümlere göre sigortacının sorumluluğunun sigortalının prim ödeme borcunu yerine getirmesi ile başladığını, sigortalı prim ödeme borcunu yerine getirmemiş olması sebebiyle sigorta sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiğini, sorumluluğun başlaması için en azından ilk prim taksitinin ödenmesi gerekmekte olup somut olayda ödenmediği için müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını ve bu nedenle davanın reddi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın