6. Ceza Dairesi         2023/15208 E.  ,  2025/6465 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/985 E., 2022/539 K.
SUÇ: Nitelikli Tehdit
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece

Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.03.2018 tarih, 2017/613 Esas, 2018/327 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında; nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2a, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2020/985 Esas, 2022/539 Karar sayılı kararı ile ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının, hükümden vekalet ücretine ilişkin bölümün çıkartılmak ve hükme tekerrür uygulaması eklenmek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Suçsuz olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün katılan ... tarafından vekalet ücreti talebi ile sınırlı istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle düzeltilerek esastan red kararı verilmiş ise de, katılan bakanlık vekilinin vekalet ücreti ile sınırlı istinaf talebinin aleyhe istinaf talebi olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

3.Anayasamızın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10/2-3 maddesinde; “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz ve çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2/d maddesinde yer alan “şiddet” tanımına göre; “Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı” ifade eder. Aynı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasında da davaya katılma konusuyla ilgili olarak; “Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda pozitif ayrımcılığa tabi tutulan mağdurun, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağduru olması nedeniyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının aynı Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılmasında isabetsizlik görülmediğinden, katılan kurum vekilinin temyiz isteğinin kabulü ile, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırılık görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine yönelik hükmünün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılması ve hüküm fıkrasının mahsus yerine "Katılan Kurum lehine, sanık aleyhine ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin hüküm tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.180,00 TL + 2.550,00 TL olmak üzere toplam 4.730,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,18.06.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y

Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sanık ... katılan ... tarafından vekalet ücreti talebi ile sınırlı istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle düzeltilerek esastan red kararı verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun güvenlik tedbirleri bölümünde bulunan tekerrür hükümlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 280/1-a maddesinde belirtilen düzeltilecek hallerden olmadığı, infaz edilecek ceza bakımından sanık aleyhine bir durum doğduğu, duruşma açılıp sanığın savunması alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanması hukuka aykırı olup 5271 Sayılı Kanun'un 303. maddesine göre bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün bulunmadığından istinaf mahkemesi kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Karar Etiketleri
18.06.2025 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5237 md.53 K5271 md.283 K5237 md.303 K6284 md.20/2 K5271 md.4 K5271 md.304/1