9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2025/4447 E. , 2025/5096 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre Dairenin bozma kararından sonra Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda, talep edilen alacağın niteliği ile bilirkişi raporu ve dava dilekçesi birlikte dikkate alındığında; reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen miktarın, 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 22. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1 hükmüne eklenen 3. fıkra uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesinin bozulan karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketler ile 10.06.2014 başlangıç ve 10.12.2014 bitiş tarihli 6 ay süreli iş sözleşmesi imzaladığını, davacının bağlama limanı İstanbul olan M/V.. 2 isimli gemide kaptan olarak aylık 3.500,00 USD ücret karşılığında çalıştığını, geminin donatanının gemi sicil kayıtlarına göre davalı ... Enerji Tersane ve Ulaşım San. AŞ (İ.............. Şirketi) ...Şubesi olduğunu, davacının 10.06.2014 tarihinde gemideki görevine başladığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak ve süresinden önce 23.07.2014 tarihinde feshedildiğini, davacının sözleşmesinin asıl sona ermesi gereken tarih olan 10.12.2014 tarihine kadar olan ücretini talep hakkı doğduğunu, davacıya toplamda 6 ay ücret + 1 ücret ikramiye olmak üzere toplam 24.500,00 TL ödenmesi gerektiği hâlde sadece 11.570,13 TL ödendiğini ileri sürerek ödenmeyen ücret ve izin ücreti/ikramiye ücreti toplamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; M/V...... 2 gemisinin özellikle harici hatlarda davalı Şirketlerin kendi yüklerini taşımak için donatıldığını ve sefere koyulduğunu, geminin Odessa'dan yüklediği kütük demir yükünün İçdaş limanında eksik çıktığını, kaptan ile yapılan görüşmede yükleme limanında gemi tarafından yük miktarının tespiti ile ilgili herhangi bir draft survey veya puantörlüğün layıkıyla yapılmadığının öğrenildiğini, davacının kusurlu davranışı nedeniyle müvekkili Şirketlerin gümrük mevzuatı gereği yüklü cezalara çarptırıldığını, davacının görevini dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun şekilde yürütmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacıya gemiden ayrıldığı gün de dâhil olmak üzere hak ettiği tüm tutarların ödendiğini, davacının yıllık izin alacağının bulunmadığını, yıllık izne hak kazanması için en az 6 ay süre ile çalışması gerektiğini, davacının anlaşmasında ikramiye ücretinin de bulunmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli kararı ile; dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının 10.06.2014-23.07.2014 tarihleri arasında çalıştığı, davalı tarafça iş sözleşmesinin draft survey raporuna attığı imza ile yükleme limanında konişmento miktarından eksik yüklediği farktan doğan hukuki sorumluluk kapsamında davacının görevini dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde yürütmesi nedeni ile feshedildiği, davacı ile davalı... Şirketi arasında imzalanan sözleşmenin başlangıç tarihinin 10.06.2014, bitiş tarihinin ise 10.12.2014 olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafından bir aylık deneme süresinden sonra ve haklı bir sebep olmadan feshedildiği, gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığının ispatlanamadığı, davacının davadaki talebinin davalılardan... Şirketine ait olan M/V...... 2 isimli gemiye ait olduğu, davacının işine son verilen sözleşmenin de davalı... Şirketi ile M/V...... 2 isimli gemi hizmet sözleşmesi olduğu, davalılardan ...Taşımacılık Taahhüt İnşaat ve Tic. AŞ'nin (...Taşımacılık Şirketi) talebe konu alacaklardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı ...Taşımacılık Şirketi yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, davalı... Şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2021 tarihli ek kararıyla; davacı vekilinin hükmedilen alacaklara işletilecek faizin başlangıç tarihinin belirlenmemesine dair maddi hatanın düzeltilmesi talebi üzerine hükmün “19.366,66.-USD ücret ve izin ücreti alacağının davalı... Enerji Tersane ve Ulaşım San. A.Ş'den dava tarihinden itibaren yabancı mevduata işleyecek en yüksek faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı... Şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 15.02.2024 tarihli kararı ile; her ne kadar sigorta kayıtlarına göre davacı davalı... Şirketi nezdinde çalışmakta ise ve gemiadamı iş sözleşmesindeki imza davalı... Şirketince atılmış ise de sözleşmenin tarafı olarak davalı ...Taşımacılık Şirketinin yer alması, Gümrük Müdürlüğünün noksanlık takibatı konulu belgeyi ... Taşımacılık Şirketine hitaben yazması, davalı tarafından sunulan ayrılış ordinosunun davalı ... Taşımacılık Şirketine hitaben yazılması ve davalı Şirketlerin avukatlarına verdikleri vekâletname bir arada değerlendirildiğinde, davacının tüm çalışma döneminde her iki Şirketin sevk ve otoritesi altında çalıştığı, bu tespitlere göre davalı Şirketler arasında organik bağ ile birlikte istihdam ilişkisinin bulunduğu ve davacının husumete yönelik itirazının kabulü gerektiği, davalı vekili, davacının geminin 8/16 No.lu ...içdaş kütük demir seferinde ...'dan yüklediği kütük demir yükünün İçdaş limanında eksik çıkmasını ve yükleme limanında gemi tarafından yük miktarının tespiti ile ilgili herhangi bir draft survey ya da puantörlüğün lâiki ile yapılmaması nedeniyle haklı nedenle fesih yapıldığını savunmuşsa da, davacının işten ayrılış kodunun (03) kodu ile Kuruma bildirildiği, iş sözleşmesinin feshine neden olarak gösterilen olayla ilgili davacının kusurlu olduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davalı tarafça haklı nedenle fesih yapıldığının ispatlanamadığı ve davacının sözleşmede belirtildiği şekilde ücret alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davalı ...Çelik Şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve her iki Şirketin davacının alacağından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 26.03.2024 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi kararı ile Dairenin 15.02.2024 tarihli kararının (Ç) bendinin (1) numaralı alt bendinin "19.366,66.-USD ücret ve izin ücreti alacağının dava tarihinden itibaren yabancı mevduata işleyecek en yüksek faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; somut uyuşmazlıkta yıllık ücretli izin alacağı yönünden yapılan değerlendirmenin isabetli olmadığı, dosyada mevcut olan ve taraflarca imzalanan 10.06.2014 başlangıç ve 10.12.2014 bitiş tarihli gemiadamı iş sözleşmesinin "İZİNLER" kenar başlıklı 7. maddesindeki düzenlemenin, 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 40. maddesinin tekrarı niteliğinde olduğu, dava konusu olan sözleşme 10.06.2014 başlangıç tarihli iş sözleşmesi ise de dava dilekçesindeki açıklamaya göre gemiadamı davacının bu tarih öncesinde de yine davalı Şirketlere ait olan M/V...... 1 isimli gemide kaptan olarak çalıştığı ve ilgili sözleşme suretlerinin dosyaya sunulduğu, iş sözleşmesi hükümleri ile davacının çalışma süreleri hep birlikte değerlendirildiğinde; aynı işverenler emrinde bir takvim yılı içinde bir veya birkaç iş sözleşmesine dayanarak en az altı ay çalışan gemiadamı davacının yıllık izne hak kazanacağı; ancak izin süresi, altı aydan bir yıla kadar hizmeti olan gemiadamları için 15 günden az olamayacağından, davacının hizmet süresi altı aydan fazla ve fakat bir yıldan az olduğundan, hesaplanan yıllık ücretli izin alacağının bir ay değil, 15 gün üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilâmı doğrultusunda hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
a)Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının kusurlu hareketi neticesinde müvekkili Şirketi zarara uğrattığını, basiretli bir kaptan gibi hareket etmediğini ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,
b)Davacıya gemiden ayrıldığı gün de dâhil olmak üzere tüm alacaklarının eksiksiz ödendiğini, herhangi bir alacağı kalmadığını,
c)Bölge Adliye Mahkemesinin taraflar arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle müvekkili Şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumluluğunu kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...Taşımacılık Şirketinin acente olduğunu, davalı... Şirketinden farklı bir tüzel kişiliği bulunduğunu,
d)Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bilirkişinin bakiye süre alacağı adı altında yaptığı tüm hesaplamaların ve tespitlerin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yıllık ücretli izin alacağının hesap yöntemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davalıların Temyizi Yönünden
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.