8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2397
- Karar No
- 2025/2787
- Karar Tarihi
- 09.04.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
8. Hukuk Dairesi 2023/2397 E. , 2025/2787 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ( Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup uyulan bozma ilamında özetle; "Taşınmazın en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumu ile dava tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarındaki durumunun incelenmediği, taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı ve taşınmazın imar ve ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği ,eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulduğu , Mahkemece usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması gerektiği" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dosya kapsamında bulunan belgeler, mahallinde yapılan keşif ve gözlem, mahalli bilirkişiler ile tanık beyanları, taşınmaza ait hava fotoğrafları ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi ile, dava konusu taşınmazın imar-ihya faaliyetinin bulunduğunun, tamamlandığının ve tamamlandıktan sonra 20 yıl süre ile devam ettiğinin ispatlandığı, taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek taşınmazlardan olduğu, zilyetlik şartlarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde yer alan tapulama harici taşınmazın, 08.07.2022 tarihli harita bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 60.730,76 m² taşınmaza yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına susuz tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, 08.07.2022 tarihli harita bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamında yapılan araştırma inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Öncelikle dosya içerisinde yer alan ve hükme esas alınan harita ve orman bilirkişi raporları siyah beyaz olup dava dosyasındaki CD'den alındığı belirtilmişse de dosya içerisindeki CD açılıp incelendiğinde içerisinde dava konusu taşınmaza ilişkin olduğu düşünülen 5 adet fotoğraf dışında başkaca bilgi belgeye rastlanılmamış, dolayısıyla bilirkişi raporlarında bahsi geçen hava fotoğrafları ve memleket haritası bu haliyle denetlenememiştir. Buna rağmen bilirkişi raporlarındaki açıklamalar incelendiğinde; dava konusu edilen yerin 1950, 1951, 1952, 1967, 1973, 1984 ve 2002 yılı hava fotoğraflarının tamamında ayrı ayrı imar ihyasının başlayıp tamamlandığı, taşınmazın sürülü olduğu, sınırlarının belirgin olduğu ve 55-60 yıl önce imar ihya ile kazanımın sağlandığı belirtilmişse de bilirkişi raporlarındaki bu tespitler ile tespit harici bırakıldığı 1983 yılı dikkate alındığında çelişki oluşmuştur. Yine dava konusu edilen yerin hududunda mera olup ziraat bilirkişi raporunda soyut ifadelerle taşınmazın mera olarak kullanılmaya veya mera ıslah çalışmalarına uygun olmadığı tespit edilmişse de dava konusu taşınmazla meranın arasında ayırıcı unsur olup olmadığı fotoğraflarla desteklenmek suretiyle araştırılmamıştır. Tüm bunlara ek olarak; Mahkemece dava konusu taşınmazın nazım imar planı veya uygulama imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, imar planı kapsamında ise, imar planının hangi tarihte onaylanıp kesinleştiği hususu ilgili Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığından belgeleri ile sorulup tespit edilmemiş, dava tarihinden önce imar planına alındığının tespiti halinde bu tarihten 20 yıl öncesinde zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamıştır. Ayrıca her ne kadar davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 40 50 yıldır zilyetliğinde olduğunu belirtmişse de dosya kapsamında alınan mahalli bilirkişi beyanlarında taşınmazın babası tarafından kullanıldığı, ölümü ile davacıya kaldığı, tanık beyanlarında ise taşınmazın babası tarafından kullanıldığı, ölümü ile davacı ve kardeşleri tarafından kullanıldığı belirtildiğine göre davacının babasının ölüm tarihi, taksim olgusu ve davacının müstakil zilyetlik süresinin 20 yılı doldurup doldurmadığı gibi hususlar da araştırılmamıştır. O halde Mahkemece belirtilen hususlarda eksiklikler tamamlanıp önceki bozmada da belirtildiği şekilde araştırma inceleme yapılması gerekirken eksik araştırma inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan ilk derece mahkemesi hükmünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.