Aramaya Dön

Danıştay 7. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/3082
Karar No
K. 2024/1839
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/3082 E.  ,  2024/1839 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/3082
Karar No: 2024/1839
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI): ... Malmüdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararına istinaden, 2018 yılının Nisan dönemi için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, ödeme emrine konu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamenin davacının ikamet adresi olan ''... Mah. ... Cad. No:... Uludere/ŞIRNAK'' adresinde eşi ...'e 17/12/2018 tarihinde tebliğ edilerek kamu alacağının itirazsız kesinleştiği ve bahse konu borçların vadesinde ödenmediğinden bahisle dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, davacı tarafından ileri sürülen itirazların ancak ihbarnameye karşı açılacak davada ileri sürülebilecek nitelikte olduğu, dava dilekçesinde yapıldığı ileri sürülen ödemelerin dava konusu borca ilişkin olmadığı, öte yandan, davacının ihbarnamelerin usul ve yasaya uygun tebliğ edilmediğine yönelik bir itirazının da bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, usulüne uygun olarak tebliğ edilip dava konusu edilmeyerek kesinleşen vergi ve cezaların tahsili amacıyla tanzim ve tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, uyuşmazlık konusu vergi ve cezalara ilişkin ihbarname, aynı konutta oturan eşi ... imzasına tebliğ edilmiş olup, davacı tarafından, eşinin okur-yazar olmadığı ileri sürülmekle birlikte imza atmaya muktedir olmadığı ya da imzanın eşine ait olmadığı yolunda iddiada bulunulmadığı, kaldı ki, "muhatap imza edecek kadar yazı bilmez durumda bulunursa" şeklindeki Kanun hükmünün lafzından okur-yazar olmayan bir kişinin imza atamayacağı sonucu çıkarılamayacağı gibi, bu hususu beyan etmesi gereken muhatabın anılan tebligatı imzalamayı tercih ettiği, dolayısıyla, tebligat aşamasında imza atacak kadar yazı bilmediğine dair herhangi bir beyan ve itirazda bulunmadığı da göz önüne alındığında tebligatın usulsüz olduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda, usulüne uygun olarak tebliğ edilen ve dava açılmayarak kesinleşen kamu alacağının vadesinde ödenmediği açık olup, bu aşamada davacının itirazları yasada sayma yoluyla belirtilenler arasında olmadığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, böyle bir borcunun bulunmadığı, usulsüz tebliğ ile kesinleştirilen kamu alacağı için düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi yolunda verilen kararın temyizinde idarenin menfaati bulunmadığından davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddi; davacı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları ise verilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemine gelince;

Temyiz başvurusu, ilk derece mahkemesinde açılan dava aleyhine sonuçlanan tarafın buna ilişkin kararın bozulması amacıyla üst yargı yerine yapmış olduğu başvurudur. Bu nedenle, bu konudaki istemin incelenebilmesi için, başvuruda bulunanın ilk derece veya istinaf mahkemesi kararının ya da kararın ilgili hüküm fıkrasının bozulmasında menfaatinin bulunması gereklidir.

Olayda, davayı reddeden mahkeme kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine dair kararla davalı idarece elde edilmek istenilen hukuki sonuç hasıl olduğundan, davalı idare tarafından temyizen ileri sürülen iddiaların incelenmesi hukuken mümkün değildir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.Davalı idarenin temyiz isteminin ise İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,

4.... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.