Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/6803 E. , 2025/3152 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
DAVANIN_ÖZETİ : (Mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin Bakanlar Kurulunun 14/05/1998 tarih ve 98/11137 sayılı kararının davacıya yönelik kısmının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dava dosyası 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi yönünden incelenerek gereği görüşüldü: Dava; (mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin Bakanlar Kurulunun 14/05/1998 tarih ve 98/11137 sayılı kararının davacıya yönelik kısmının iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; anılan maddenin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı;
8.maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı;
14.maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği;
15.maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, yurt dışında bulunup da muvazzaf askerlik görevini yapmak veya Türkiye'de savaş ilanı üzerine, yurt dışında bulunup da, yurt savunmasına katılmak için yetkili kılınmış makamlar tarafından usulen yapılacak çağrıya mazeretsiz olarak üç ay içinde icabet etmeyenlerin, Türk vatandaşlığını kaybettiklerine Bakanlar Kurulu tarafından karar verilebileceği; aynı Kanun'un 45. maddesinde de, Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığına alınanlardan gerekli görülenler ile Türk vatandaşlığını kaybedenlerin tam hüviyetlerinin Resmi Gazete'de yayımlanacağı, bunlardan adresi bilinmeyenler hakkında ilanen tebliğin, bu yayım tarihinden itibaren bir yıl sonra yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; bakılan davanın, 09/06/1998 tarih ve 23367 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulunun 14/05/1998 tarih ve 98/11137 sayılı kararının davacıya yönelik kısmının iptali istemiyle 16/08/2021 tarihinde açıldığı, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddedilerek dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine yapılan ilk inceleme neticesinde davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti açısından Dairemizin 06/02/2025 tarihli ara kararıyla davalı idarelerden bilgi ve belge istenildiği görülmekte olup; gerek davalı İçişleri Bakanlığı gerekse anılan ara kararının davacıya tebliği üzerine davacı tarafından dosyaya sunulan evrakın incelenmesinden, Vize Askerlik Şubesi Başkanlığınca yaptırılan tahkikatta davacının ikamet adresinde olmadığı, bu nedenle 3 ay içinde askerlik görevini yapmak üzere ilgili mercilere müracaat etmemesi halinde Türk vatandaşlığının kaybettirileceği hususunun 06/03/1996 tarih ve 22572 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak ilanen tebliğ edildiği, akabinde Milli Savunma Bakanlığının 20/06/1996 tarih ve ... sayılı yazısı ile (mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca Türk vatandaşlığını kaybettirme işlemine tabi tutulmasının teklif edildiği, Kırklareli Valiliğinin 20/01/1998 tarihli yazısı ile davacının yoklama kaçağı olarak arandığının bildirildiği, bu bildirim üzerine de davacının Türk vatandaşlığı kaybettirme listesine dahil edildiği, Bakanlar Kurulunun 14/05/1998 tarih ve 98/11137 sayılı dava konusu kararı ile davacının Türk vatandaşlığının kaybettirildiği, anılan kararın da 09/06/1998 tarih ve 23367 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı bilinen adresinde bulunamadığından ve yeni bir adresi de belirlenemediğinden, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının, Resmi Gazete'de ilanından itibaren bir yılın sonunda davacıya tebliğ edilmiş sayılacağı yukarıda aktarılan mevzuatın açık hükmü olup; davacı tarafından, 09/06/1998 tarih ve 23367 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle, en geç anılan kararın tebliğ edilmiş sayıldığı tarih olan 09/06/1999 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 16/08/2021 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun, "Türk vatandaşlığını kaybedenler veya vatandaşlıktan ıskat edilenler" başlıklı 43. maddesinde, (mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesinin 1. fıkrasının (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybetmiş olan kişilerin başvurmaları halinde, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Türkiye'de ikamet etme şartı aranmaksızın İçişleri Bakanlığı kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabileceklerinin düzenlendiği dikkate alındığında; bu kapsamda davacının Türk vatandaşlığına yeniden alınması istemiyle davalı İçişleri Bakanlığına başvuruda bulunmasına hukuki bir engel de bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2.Adli yardım istemi kabul edildiğinden dava açılırken yatırılmamış olan ... TL harcın ve posta işlemlerinde kullanılan ... TL resmi posta parası ile işbu kararın tebliği için kullanılacak ... TL resmi posta parası toplamı olan ... TL'nin davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3.Bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.