8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Süre Yönünden Ret, Onama Sanık müdafinin yüzüne karşı 10.09.2024 tarihinde tefhim olunan hükümlere karşı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 31.10.2024 günü hükümleri temyiz ettiği, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı ancak Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34. maddesinin ikinci fıkrası, 231. maddesinin ikinci fıkrası ve 232. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yüzüne karşı verilen 10.09.2024 tarihli kararda kanun yoluna başvuru süresinin "sanık müdafii yönünden tefhimden itibaren 1 hafta içinde'' yerine, yanıltıcı biçimde “gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde” başlayacağının belirtildiği, gerekçeli kararın sanık müdafine 07.10.2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, kararın kanun yolu kısmında belirtilen tebliğden itibaren 2 haftalık süre de dolduktan sonra 31.10.2024 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince süre yönünden reddi gerektiği, Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz eden katılan ... ...A.Ş. vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı 1. ...30. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli, 2015/152 Esas, 2016/151 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında; a- Katılan ... ...A.Ş.'ye yönelik sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/2, 43/1, 62, 52/1-2, 53. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, b- Katılan ... ...A.Ş.'ye yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/3, 43/1, 62, 52/1-2, 53. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 2. ...30. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli, 2015/152 Esas, 2016/151 Karar sayılı kararının sanık, sanık müdafii ve katılan ... ...A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.11.2023 tarihli, 2021/3516 Esas, 2023/9252 Karar sayılı ilamıyla; ''Atılı suç nedeni ile cezaya hükmedilirken, 5237 sayılı Kanunun 3. ve 61. maddesi dikkate alınarak, olayın işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amacı ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurulmak suretiyle temel cezanın belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla; sahte olarak üretilen kredi kartı sayısı, sahte olarak üretilen kredi kartları ile yapılan nakit çekim ve alışveriş sayısı, sanığın kastının yoğunluğu ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca tayin edilecek temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca yapılan artırımın alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, Hüküm tarihinden önce 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin altınca fırkasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir"olarak değiştirilip, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 106. maddesinin dördüncü ve dokuzuncu fıkralarınının yeniden düzenlenip onuncu fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin belirtilmesi, Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayınlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararına yanlış anlam verilmesi suretiyle anılan maddenin 1-b bendinde yer alan hak yoksunluğu hakkında herhangi bir karar verilmemesi, Kendisini savunabilecek düzeyde Türkçe bilmeyen sanık için görevlendirilen tercüman giderinin yargılama giderlerinden sayılarak sanıktan tahsiline hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle'' hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; ...30. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2024 tarihli, 2023/916 Esas, 2024/592 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında; a- Katılan ... ...A.Ş.'ye yönelik sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/2, 43/1, 62, 52/1-2-4, 53. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, b- Katılan ... ...A.Ş.'ye yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/3, 43/1, 62, 52/1-2, 53. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap