T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/584
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/03/2025
NUMARASI : 2025/30 E-2025/216 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talepli davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili: Müvekkilinin davalıya ait iş yeri olan ... ... Servisinde otomobilinin, araç bakımı ve motor revizyonunu yaptırmak için ilgili servise 08.11.2023 tarihinde 1 ay kadar kalacak şekilde aracını teslim ettiğini ancak müvekkilinin aracını teslim aldıktan kısa bir süre sonra araçta sıkıntılar meydana geldiğini, motorun yağ damlattığını, hararet sıkıntısı yaşandığını, davalının her seferinde müvekkili oyaladığını ve araçla ilgili sorunları bir çözüme ulaştırmadığını, aracın ayıplı olduğuna, ayıbın niteliğinin ve araç üzerindeki ayıp bedelinin tespitine ve kazanç kaybına ilişkin delil tespiti yaptırılarak dosyada tanzim edilen bilirkişi raporuna dayanılarak davalı aleyhine Ankara 8. Genel İcra Dairesinin 2024/10682 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın işbu icra dosyasına süresi içinde itiraz etmediğini ve dosyanın kesinleşmiş olduğunu, takibe istinaden davalı adına kayıtlı araçlar üzerine haciz konulduğunu, bu süreç devam etmekteyken davalı tarafından Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2024/60297 sayılı dosyası dosyası üzerinden araçlarına konulan haciz ve ... plakalı araç hakkında çıkarılan yakalama nedeniyle ticari zarar ve mahrum kalma tazminatına ilişkin haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibinin tamamen haksız ve kötüniyetli olmasına rağmen Ankara 4. Genel İcra Dairesinin 2024/60297 sayılı icra takip dosyasında ödeme emrinin müvekkili adına kayıtlı olan UETS adresine e-tebligat yolu ile iletildiğinden ve tebliğ tarihinde müvekkili yurtdışında olduğundan işbu icra takip dosyasından ve ödeme emrinden haberdar olamadığını ve süresi içerisinde borcu olmadığına dair icra takip dosyasına itirazda bulunamadığını, 2024/60297 sayılı icra takibinde müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, işbu icra takibinin tamamen haksız ve kötüniyetli olduğunu, dava şartı olan arabuluculukta 2024/174448 sayılı dosya üzerinden yapılan müzakereler sonucunda davalı ile anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle İİK. 72/2. maddesi uyarınca Ankara 4. Genel İcra Dairesi 2024/60297 sayılı dosyasında her türlü icra ve satış işlemlerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve sözkonusu takip dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir
Davalı vekili :Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelde tüketici ilişkisine dayanmakta olup icra takip dosyasına konu alacağın da yine taraflar arasındaki ticari bir ilişkiye dayanmadığını, davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın tamamen haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış ve müvekkilin e-tebligat kullanmasından faydalanarak takibi kesinleştirmiş olduğunu, davacının oldukça fahiş bir talepte bulunduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli şekilde müvekkiline ait araçlar üzerine yakalama koyduğunu ve müvekkilinin araçlarını kullanmasını engellediğini, müvekkilinin de tamamen bu sebeplerle davacı tarafın haksız ve kötü niyetli şekilde kendisini uğrattığından zararı tazmin edebilmek maksadıyla dava konusu icra takibini başlattığını, davacının haksız icra takibi nedeniyle zarara uğranıldığı hususu açık olup müvekkilinin başlatmış olduğu icra takibinin haklı olduğunu, davacının haksız icra takibi nedeniyle müvekkilinin araçlarını satamadığını ve araçlarını kullanamadığını, ekonomik olarak zarara uğradığını belirterek davanın öncelikle görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden, aksi taktirde davacı tarafın haksız davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince: Davaya konu uyuşmazlığın eser sözleşmesi niteliğindeki araç tamirinden kaynaklandığı, araca ilişkin kayıtlardan kullanım amacının hususi olduğunun anlaşıldığı, davacının bu aracı mesleki faaliyetlerinde kullandığının da iddia ve ispat olunmadığını, araç tamiri hizmeti ile iştigal ettiği anlaşılan davalının 6502 Sayılı Kanunun 3/1-ı maddesi gereğince sağlayıcı olduğu, davacının da tacir olmayıp aynı kanunun 3/1-k maddesi gereğince tüketici olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın, anılan kanunun 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerktiği, taraflar tacir niteliğine haiz olmadığından, dava konusunun da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmenin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığı, müvekkili Ankara ili Sincan ilçesinde ikamet etmekle görevli mahkemenin Ankara Batı Tüketici Mahkemesi olması gerektiğini, mahkemece görevli mahkemenin tespitinin hatalı yapıldığını, ayrıca davanın esastan da reddine karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin müvekkilinin mağduriyetini artırdığını belirterek kararın kaldırılarak davanın esastan reddine, aksi kanaat halinde dosyanın görevli Ankara Batı Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle yetki hususunun görevli mahkemece değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafça yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
(e-imzalıdır)