9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2025/1169 E. , 2025/4117 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı tarafça işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesine ve işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine yönelik iki ayrı dava açılmış olup alacak davası bakımından, reddedilen ve davacı tarafından temyize konu edilen toplam miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin alacak davasına yönelik temyizinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Tespit davasına ilişkin olarak ise davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.04.2008-01.04.2018 tarihleri arasında çeşitli alt işverenlere bağlı olarak, 01.04.2018-18.06.2021 tarihleri arasında ise sürekli işçi kadrosunda davalı Kurum bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız şekilde feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline ve Kod 45 (İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması nedeni ile fesih) olarak belirtilen işten çıkış kodunun değiştirilerek düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Kurumun 18.05.2018 tarihinde kurulduğunu, dava dışı ... Üniversitesinde çalışmakta olan davacının 01.01.2019 tarihi itibarıyla bünyelerinde çalışmaya devam ettiğini, ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 14.06.2021 tarihli kararı uyarınca silahlı özel güvenlik kimlik kartının iptal edilmesi neticesinde çalıştırılmasının mümkün olmaması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesi içeriğine göre ayni olarak sağlanan menfaat iddiasının bulunmaması ve bilirkişi raporunda bordroda ücret olarak yer alan ek menfaat tutarlarının giydirilmiş brüt ücrete eklenmiş olmasına göre somut olayda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ayrıca yıllık ücretli izin alacak taleplerinin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, ayrıca davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilecek durumda olması nedeniyle davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı, söz konusu alacak taleplerinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacak taleplerinin kaldırma kararı öncesi gibi reddine karar verilmesi gerektiği, tespit davası açısından ise davalı tarafından yapılan fesih işleminin zorlayıcı sebebe dayalı olması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/III hükmü uyarınca çıkış işlemi gerçekleştiğinden davalı işverence Kod 45 olarak belirtilen işten çıkış kodunun usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle işten çıkış kodunun değiştirilerek düzeltilmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararında vurgulandığı üzere ayni olarak sağlanan sosyal hak iddiası içermeyen dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yine belirlenebilir talep olan yıllık ücretli izin alacak talepleri yönünden hukuki yarar dava şartı bulunmadığı sonucuna varılmasında hata saptanmadığı, işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin talepte feshin değerlendirilmesi gerektiğinden tespit davasında güncel bir hukuki yararın var olduğu, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda esastan değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesinin yerinde olduğu, özel güvenlik kimlik kartı iptaline dayalı fesih yönünden işverenlikçe zorlayıcı sebebe dayanılmış olup fesih tarihinde bu sebebin mevcut olduğu, 4857 sayılı Kanun'un 25/III hükmü uyarınca işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı tespitinin yerinde olduğu, işverence bildirilen işten çıkış kodunun hukuka aykırı olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerektiği gözden kaçırılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden ödenmeyen alacak bulunduğu davacı tarafça ispatlanmadığı gerekçesiyle bu alacakların esastan reddine karar verilmesi gerektiği, tespit talebi dava şartı arabuluculuk konusu olmadığı gibi arabuluculuğa konu alacak taleplerinin reddine karar verilmesi karşısında arabuluculuk giderinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle alacak davasının reddine ve tespit davasının kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekilinin alacak davasına ilişkin temyizi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
2.Davalı vekili tespit davasına ilişkin olarak temyiz dilekçesinde;
a)Özel güvenlik görevlisi olarak çalışamayacak olan ve mevzuat hükümleri gereği başka pozisyonda görev verilmesi de olanaksız olan davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini,
b)Davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihin Covid-19 salgını sebebiyle iş sözleşmesinin feshedilmesinin yasak olduğu döneme denk geldiğini, bu dönemde yaşanan belirsizlikler, kurumlarda ve SGK’da yaşanan karışıklıklar, işten çıkarma yasağında ve işten çıkış kodlarında yapılan değişiklikler, sürekli değişen düzenlemeler nedeniyle müvekkili Kurum tarafından davacının işten çıkışının Kod 45 olarak bildirildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli araştırma yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
c)Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemi ile vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Alacak Davası Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Tespit Davası Yönünden
Davalı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.