T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
18.09.2025 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ceza Hukuku 6111 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 2918 sayılı yasa hem de TBK hükümleri gereği zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, KTK 109. maddenin yalnızca ilgili kanun kapsamında sorumlu olan kişiler için süreler öngördüğünü, 109/2. maddesindeki ceza zamanaşımı düzenlemesinin de yine yalnızca KTK kapsamında sorumlu olan kişiler bakımından getirildiğini, dolayısıyla araç işleteni ile onun sigortacısının sorumluluğu bakımından bu sürenin uygulanmasının mümkün olduğunu, bunun dışında kalan kişiler bakımından ise KTK’daki zamanaşımı düzenlemesinin uygulanamayacağını, dosyada davalı olarak yer alan müvekkili Kuruma, trafik kazası yani haksız fiilden değil, KTK kapsamı dışındaki bir kanuni düzenleme uyarınca ...’ya yüklenen tedavi giderleri ödeme yükümlülüğü dolayısıyla dava açıldığını, müvekkili kurum bakımından uzamış zamanaşımının uygulanmaması gerektiğini, bu nedenle KTK 109/3. maddesinde yer alan rücuya ilişkin 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davacının müvekkili Kurumdan olan taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, ... Sağlık Uygulama Tebliğinde acil halin ne olduğunun tanımlandığını, SUT 1.5.1 hükmünde 18/01/2016 tarihinde yapılan değişiklikle acil haller dışında sözleşmesiz özel sağlık hizmeti sunucularından alınan sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından ödenmeyeceğinin düzenlendiğini, müvekkili kurumla sözleşmeli olmayan sağlık hizmet sunucularınca (SHS) trafik kazalarına bağlı olarak oluşan sağlık hizmeti giderlerinin SUT hüküm ve ekleri esas alınarak manuel olarak değerlendirilip ödeneceğini, SUT 2.3.3 maddesinde; "Kurum sağlık yardımlarından yararlandırılan kişilerin sözleşmesiz sağlık kurum ve ya kuruluşuna SUT ‘nin 1.7 maddesinde tanımlanan acil haller nedeniyle müracaatı sonucu oluşan sağlık giderleri; acil tıbbi müdehale yapılmasını zorunlu kılan durumun müdehaleyi yapan hekim tarafından imzalanmış bir belge ile belgelendirilmesi ve Kurumca kabul edilmesi şartıyla karşılanır." hükmünün yer aldığını, anılan mevzuat hükümleri ışığında, davacının sigortalısının kaza sonrasında acil müdahalesinin ... E.A. Hastanesi'nde yapıldıktan sonra kendi isteğiyle ... ile sözleşmesi olmayan ... Hastanesine gittiğini ve orada ameliyat olduğunu, dosyada ...'dan sevk istendiğine dair bir belge ve kaydın bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 4 nolu maddesinde de kazalının "acil müdahalesi sonrası sevk edilmeksizin kendi isteği ile ... Hastanesine giderek tedavisine devam ettiğinin" tespit edildiğini, kazalının sözleşmesiz sağlık kuruluşundaki tedavisinin niteliği ile acil olup olmadığının araştırılmadığını, bu nedenlerle sözleşmesiz sağlık kuruluşunda yapılan giderlerin ... tarafından karşılanmasın mümkün olmadığını, kazalının devlet hastanesinde yapılan acil müdahalesinin ... tarafından karşılandığına ilişkin medula kayıtlarının cevap dilekçemiz ekinde dosyaya sunulduğunu, yine davayı kabul etmemekle birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunda ...'nın "tedavi giderlerinden SUT fiyatları ile sorumlu olduğu, SUT tutarının 1.827,36 TL olduğunun" tespit edildiğini, ancak Mahkemece tüm fatura tutarı üzerinden yasaya aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, zira 04.04.2015 tarihinde KTK 98. maddesine; “Genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.” cümlesi eklenerek, sağlık hizmet bedellerinin nasıl ödeneceğinin yasa hükmüne bağlanarak son halini aldığını, bu tarihten günümüze kadar muaccel olan tedavi giderlerinin KTK 98.maddesi uyarınca SUT kapsamında ödendiğini, davacının sigortalısı olan kazazedenin daha sonra davacı ile arasındaki özel sağlık sigortası sözleşmesinin sunmuş olduğu imkânlardan faydalanmak için kendi isteği ile tedavi gördüğü sağlık kuruluşuna ödemiş olduğu tedavi masraflarının 2918 sayılı yasanın 98. maddesine göre talep edemeyeceğini, 2918 sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle ödenen tedavi giderinin Sağlık Sigorta Poliçesi kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yönünden ise davanın kabulü ile 9.853,70 TL'nin 04.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı ve davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.Dava ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup Mahkeme 2019/160 Esas 2019/493 Karar sayılı ilamı ile uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiş olup akabinde dosyanın gönderildiği Mahkeme tarafından iş bu istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.Dava dışı sigortalı ...'nun davacı şirket nezdinde 01/11/2013-01/11/2014 tarihleri arasında ... Grup Sağlık Sigortası Sertifikası ile sigortalı olduğu, sigorta ettirenin ... Ürünleri A.Ş. olduğu, dosya kapsamında yer alan medula kaydına göre 07/03/2014 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sebebiyle sigortalı ...'nun yaralandığı, tedavi giderlerine ilişkin hastane tarafından 9.853,71 TL tutarlı fatura düzenlendiği, davacı tarafından ödeme yapıldığından bahisle ödenen bedelin rücuen tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.24.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı sağlık sigortacısının, sigortalısına ödemiş olduğu miktar kadar haklarına halef olduğu, ... 'dan işbu zararı talep etme hakkı bulunduğu, sigortalının özel sağlık sigortasından sağlık giderlerinin karşılanmasını talep etmiş olması ...'nın sorumluluğunun sona erdiği ve sigortalının Sosyal Güvenlik Kurumuna rücu hakkından vazgeçtiği anlamına gelmediği, sağlık sigortacısı davacı sigorta şirketinin poliçe vadesi içinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı edinimini anlaşmalı kuruma vermiş olduğu provizyonlar dahilinde yerine getirdiği, ancak ödemelere ilişkin herhangi bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, TTK 1472 maddesine göre halef olma sıfatına sahip olabilmesi için ödemeye ilişkin belgelerin sunulması gerektiği, davacı vekilinin iddiasının; 07.03.2014 günü davalı ... A.Ş. 'den ... sigorta poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı aracın yaya konumunda olan sigortalıya çarpması sonucu yaralandığı yönünde olduğu, ancak dava dosyası incelendiğinde, kazaya ilişkin herhangi bir kolluk kuvvetlerince hazırlanmış bir Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ifade tutanakları, ceza/kamu davasına ilişkin bir belge veya beyan bulunmadığı, sadece hastane kayıtlarında araç dışı trafik kazası olarak belirtildiği, 07.03.2014 tarihinde araç dışı trafik kazasında yaralanan ...'nun kaza sonrası Ümraniye Devlet Hastanesine gittiği, acil müdahale sonrası sevk edilmeksizin kendi isteği ile ... Hastanesine giderek tedavisine devam ettiği, yapılan tetkik ve tedavilerin kazada yaralanması ile ilgili ve uygun olduğu, ...'nın, SUT'a göre trafik kazasında yaralanmalarda kendisi ile anlaşmalı olan, olmayan tüm sağlık kurumlarındaki tedavi giderlerinden SUT fiyatları esası ile sorumlu olduğu, dava konusu ... Hastanesindeki 9.853,71 TL tutarındaki tetkik ve tedavilerin SUT'a göre tutarının 1.827,36 TL olduğu, bu bağlamda; kazaya karıştığı iddia edilen aracın ... plakalı araç olup olmadığı ve kazanın oluşumunda kusur durumunun ne olduğu konusunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, ... yönünden kusur durumu ile oranlarının önem taşımadığı, sigortalı olsun ya da olmasın ve kusurlu olsun ya da olmasın Trafik Kazası nedeni ile tedavi giderlerinin SUT hükümleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ... sigortacısının sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olacağı, dosya kapsamına göre, davalı ... sigortacısı yönünden herhangi bir görüş bildirilebilmesinin söz konusu olmayacağı konusunda kanaat bildirilmiştir.1-Davalı vekili istinafında, İş Mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.Öncelikle sigorta rücu davasının niteliğini açıklamak gerekecektir. davanın TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması, halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre, davada hangi mahkemenin görevli olduğunun değerlendirilmesi gerektiği gerek doktrinde gerekse de uygulamada çekişmesiz bir şekilde kabul edilmektedir.Somut davada, dava dışı sigortalı gerçek kişi olduğu gibi sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişki davalı ... yönünden haksız fiil olan trafik kazası ve diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise TTK da düzenlenen ... ye dayanmaktadır. Halefiyet ilişkisine dayanarak açılan davalarda, mahkemenin görevi dava dışı sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenecektir. Davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunduğundan uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.2-Davalı ... vekili istinafında, talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.Halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 17/01/1972 tarihli ve 1970/2 E. 1972/1 K. sayılı kararında; sigorta bedelini ödeyen sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde ve sigorta ettirenin halefi sıfatıyla açacağı davanın zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı kişiye karşı açabileceği davanın zamanaşımına tabi olacağı ve aynı tarihte başlayacağına karar verilmiştir. KTK'nun 109. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanunu 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/25173 Esas 2024/881 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, davacının sigortalısının trafik kazası sebebiyle tedavi gördüğü ... Hastanesinde yapılan tedaviler sebebiyle düzenlenen 9.853,71 TL tutarlı faturanın davacı tarafından ödenmesi üzerine aynı tutarın tahsili için iş bu dava açılmıştır. Dosya kapsamında yer alan doktor bilirkişisinden alınan raporda, sigortalıya araç dışı trafik kazası sonucu ... Hastanesinde uygulanan tedavilerin ve bu kapsamda düzenlenen 9.853,71 TL tutarlı faturanın meydana gelen yaralanmayla illiyet bağının tam ve kesin olduğu belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve yargı kararları dikkate alındığında, 6111 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açılan işbu davada, rücu istemine konu tedavi giderleri belgeli olduğu gibi ayrıca uygulanan tedavilerin de kaza sonucu oluşan yaralanmanın mahiyeti ile uyumlu olduğu anlaşılmakla 6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 2918 sayılı KTK.’nun 98. Maddesi ile 27/08/2011 tarihli Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline ilişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve 07/02/2012 tarihli 2012/5 Sayılı "Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri" Genelgesi gereğince sözleşmeli olamayan sağlık hizmet sunucuları (SHS) trafik kazalarına bağlı olarak oluşan sağlık hizmeti giderlerinin SUT hüküm ve ekleri esas alınarak manuel olarak değerlendirilip ödeneceğini, SUT 2.3.3 maddesinde; "Kurum sağlık yardımlarından yararlandırılan kişilerin sözleşmesiz sağlık kurum ve ya kuruluşuna SUT ‘nin 1.7 maddesinde tanımlanan acil haller nedeniyle müracaatı sonucu oluşan sağlık giderleri; acil tıbbi müdehale yapılmasını zorunlu kılan durumun müdehaleyi yapan hekim tarafından imzalanmış bir belge ile belgelendirilmesi ve Kurumca kabul edilmesi şartıyla karşılanır." hükmünün yer aldığını, tüm bu düzenlemelerde acil hal kapsamında sağlık hizmet bedelinin Kurumdan sağlık yardımı almayı hak eden kişilere ödeneceğinin düzenlendiğini, mevcut yasal düzenlemelerde acil hallerde sağlık hizmet bedelinin ... sigortalısı tarafından talep edilebileceğini, Kurum sigortalısı olmayan şirket tarafından tedavi masraflarının istenemeyeceğini, davacı sağlık sigorta şirketinin halef sıfatının bulunmadığını, müvekkili Kurum'un dava konusu tedavi masraflarından sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca dava açılmasına kendileri sebep olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, 13.02.2011 tarihinde kabul edilip 25.02.2011 tarihli RG'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yerinde Yapılandırılması ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6111 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumundan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Rücu davası, sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davasıdır. Zamanaşımı yönünden sigortalı için uygulanacak hükümler sigorta şirketi için de uygulanacaktır. Yine aynı nedenle zamanaşımı sigortalı için hangi tarihte işlemeye başlamış ise sigortacı için de aynı tarihte başlar ve aynı tarihte dolar. Zamanaşımı süresini düzenleyen 2918 sayılı KTK’nin 109/2. maddesinde davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve Ceza Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu 2918 sayılı Kanun 5510 sayılı Kanun 6111 sayılı Kanun 2918 sayılı KTK' nun 98. Maddesi ile 6111 sayılı Kanunu HMK md.353/1 K1944 md.109 K6111 md.109/2 K6111 md.36 K6100 md.353 K5237 md.59 K5510 md.101 HMK md.355 K6111 md.1 K6111 md.59 K5510 md.67 TTK md.1472 K2918 md.91 K6111 md.98 K2918 md.109 K2918 md.98 K6100 md.355