Esas No
E. 2024/6764
Karar No
K. 2025/4395
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2024/6764 E.  ,  2025/4395 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/577 E., 2024/1249 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/153 E., 2021/42 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Şanlıurfa ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan dava konusu 764 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 489,03 m² yüzölçümü ile arsa niteliğinde, beyanlar hanesinde ''4706 Sayılı Kanunun Geçici 18. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi kapsamında oluşmuştur'' ''2. Derece Askeri Yasak Bölge içerisinde kalmaktadır'' şerhleri yazılı olarak Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı ..., dava konusu 764 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısı olduğu halde, kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında kullanımsız olarak yazıldığını belirterek, taşınmazda kullanıcı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, davaya konu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi ve 4706 sayılı Kanun'un Geçici 18. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında kadastro tutanağının beyanlar hanesine kullanıcı olarak davacının isminin belirtilmeyip Hazine adına tescil edildiği ve yapılan ölçümler esnasında taşınmazın toplam yüz ölçümünün 489,03 m² olarak belirlendiği, hali hazırda davacının fiilen kullanımında olan alanın 489,03 m²'den ibaret olduğu, davacının kullanımında olan taşınmazın üzerinde muhdesat bulunmadığı, kadastro tutanak bilirkişilerinin ve tanığın yeminli beyanlarının davacının beyanlarıyla örtüştüğü, ayrıca yapılan araştırmalarda başkaca birilerinin bu taşınmaz üzerinde zilyetlik iddiasının olmadığının anlaşıldığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, dava konusu ... Mahallesi 764 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde bulunan beyanlar aynen korunarak ve bu beyanlardan sonra gelmek üzere Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 2015/3 (1765) sayılı Genelgesi'nin 1.l12. maddesi hükümleri gereğince "23.04.2015 tarihinde ... oğlu ...'ün kullanımındadır." belirtmesi yapılarak, diğer hususların ise kadastro tespiti gibi tapu kütüğüne tescil edilmesine, ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar, davanın kabulü ile, 764 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine, 23.04.2015 tarihinde davacı ... oğlu ...'ün kullanımında olduğuna şerh verilmesine karar verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesince, 26.11.2020 tarihinde yapılan keşifte dinlenen kadastro tespit bilirkişileri ve davacı tanığı beyanlarında, dava konusu taşınmazın 3-5 yıl önce ... adlı şahsa satıldığını, ...'ın da davacıya sattığını ve yıllardır davacının kullandığını beyan etmiş iseler de davacının taşınmazı ne amaçla kullandığına dair bir bilgi vermemişler, yine keşif sonrası alınan 20.12.2020 tarihli inşaat ve ziraat bilirkişi raporlarında da, taşınmazın üzerinde yapı bulunmadığı belirtilerek bu açıklama dışında taşınmazın ne amaçla kullanıldığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Bu durumda, keşifte alınan beyanlar ve bilirkişi raporları incelendiğinde, davacının arsa niteliğindeki taşınmazı fiili olarak kullandığını ya da taşınmaz üzerinde fiili hakimiyet gösterdiğini ortaya koyacak yeterli ve hüküm kurmaya elverişli delil olmadığı ortadadır.

O halde, doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgeye ilişkin 2015 ve 2018 yılı öncesine ait ortofotolar ilgili yerden getirtilerek dosya içerisine alınmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi ve ziraat mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın öncesinde ne şekilde zilyet edildiği, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde fiili kullanımının bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir şekilde, özellikle 2015, 2018 yılına ve öncesine ilişkin ortofoto üzerinde inceleme yaptırılarak çekişmeli taşınmazın bu tarihlerdeki niteliklerini ve kullanım durumlarını açıklayan rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.