8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2025/2817 E. , 2025/4658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 25.01.2023 tarihli ve 2021/5680 Esas 2023/297 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş, Dairece 26.09.2023 tarihli ve 2023/2383 Karar 2023/4675 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine dair karar verilmesi üzerine karar kesinleşmiş, davacı ... mirasçısı ...'in talebi, Mahkeme'nin 31.05.2024 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir.
Ek karar davacı ... mirasçısı ... tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmiş olmakla, kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra, karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro çalışmalarında Muş ili ... ilçesi ... köyü 123 ada 15 parsel sayılı 56.274,65 m2 yüzölçümündeki taşınmaz çayır niteliği ile senetsizden ... ve ... adlarına 1/2 hisselerle, 123 ada 16 parsel sayılı 36.904,60 m² yüzölçümündeki taşınmaz çayır niteliği ile senetsizden ... Köy Tüzel Kişiliği adına, 123 ada 18 parsel sayılı 27.773,11 m² yüzölçümündeki taşınmaz çayır niteliği ile senetsizden ... adına, 123 ada 19 parsel sayılı 61.710,40 m² yüzölçümündeki taşınmaz çayır niteliği ile senetsizden ... adına tespit edilmiştir.
Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili ana dosya ve birleşen 2009/32, 2009/33 ve 2009/133 Esas sayılı dosyaların dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Muş ili ... ilçesi ... köyünde kain 123 ada 15 parsel, 123 ada 16 parsel, 123 ada 18 parsel ve 123 ada 19 parsel sayılı taşınmazların müvekkillerine ait olduğunu, söz konusu bu taşınmazları çok önceden satın aldıklarını ve kendi zilyetliklerinde olduğunu, ancak yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazlardan 123 ada 15 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ve ... adına, 123 ada 16 parsel sayılı taşınmazın ...adına, 123 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tespit edildiğini, taşınmazların davalılarla bir ilgisinin bulunmadığını, yapılan tespitin iptali ile taşınmazların müvekkilleri adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, bozma kararından sonra, yapılan yargılama neticesinde; davacıların talebinin dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılabilen taşınmazlar olduğundan adlarına tapuya tesciline olduğu, davacı veya davalı tarafın mera iddiasında bulunmadığı, ancak alınan bilirkişi raporu, mahkeme gözlemi ile tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılamayan mera arazisi olduğu tespit edildiğinden dosyada kadastro hakiminin talep ile bağlı olduğu hususu da göz önüne alındığında davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ... ile Asli Müdahil ...'in dava konusu taşınmazlara yönelen davalarının sübut bulmadığından reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline, asli müdahillerden ... ile birleşen dosya davacıları ... ve ...'nin davadan feragat ettiklerini beyan etmeleri nedeni ile de, asli müdahil ... ve birleşen dosya davacıları ... ve ...'nin davasının usulüne uygun feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karar, ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece 25.01.2023 tarihli 2021/5680 Esas 2023/297 Karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmesi üzerine, davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş, Dairece 26.09.2023 tarihli ve 2023/2383 Karar 2023/4675 Karar sayılı ilamı ile de karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş ve 26.09.2023 tarihinde karar kesinleşmiştir. ... mirasçısı ..., 08.05.2024 tarihli dilekçesi ile, davacı olan babası ...'in 17.02.2016 tarihinde vefat ettiğini, buna rağmen kararın vekile tebliğ edildiğini belirterek, mahkeme kararının kendisine tebliğ edilmesini istemiştir.
Mahkemece, 31.05.2024 tarihli ek kararla, davacılar vekili Avukat ...'in 16.06.2009 tarihli dava dilekçesinde, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili olarak dava açtığı, bu tarihten sonra tüm tebligatların davacılar vekiline yapıldığı, bozmadan önce 2009/31 Esas sayılı dosyasında verilen 18.07.2016 tarihli kararın da yine aynı şekilde davacılar vekiline tebliğ edildiği, gerekçeli kararın tebliğinden sonra yapılan tüm temyiz itirazlarının da yine aynı şekilde davacılar vekiline tebliğ edildiği, ... vekili de olan davacılar vekilinin mahkeme kararını, 09.08.2016 tarihinde temyiz eden davacılar kısmında ...'in isminin de yer alacak şekilde temyiz ettiği, söz konusu kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarihli ilamı ile bozulduğu, bozma sonrası dosyanın 2020/1 Esas sayısını aldığı, 2020/1 Esas sayılı dosyada 10.03.2020 tarihli karar verildiği, davacılar vekilinin 19.06.2020 tarihinde temyiz eden davacılar kısmında ...'in isminin de yer alacak şekilde yeniden temyiz ettiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.01.2023 tarih ve 2021/5680 Esas 2023/297 Karar sayılı kararı ile kararın onandığı, davacılar vekilinin 20.03.2023 tarihinde karar düzeltme talebinde davacılar kısmında ...'in isminin de yer alacak şekilde karar düzeltme yoluna gittiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.09.2023 tarihli 2023/2383 Esas, 2023/4675 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, Yargıtay karar düzeltme ilamının usulüne uygun davacılar vekili Avukat ...'e tebliğ edildiği, gerekli tebligatlar yapıldıktan sonra dosyada gerekli kesinleştirme işlemlerinin yapılarak dosyanın sicil oluşturulmak üzere ...
Tapu Müdürlüğüne gönderildiği, tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında davacı mirasçısı her ne kadar kararın kendisine tebliğ edilmesini talep etmiş ise de, söz konusu tüm karar, ve Yargıtay ilamlarının usulüne uygun olarak davacılar vekiline tebliğ edildiği gerekçeleri ile mirasçı ...'in talebinin reddine karar verilmiş, ek karar mirasçı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, her ne kadar, az yukarıda açıklanan gerekçelerle, mirasçı ...'in tebliğ talebi ek kararla reddedilmiş ise de, dosya arasında bulunan veraset ilamı incelendiğinde, muris ...'in 17.02.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından ve ölümle vekalet ilişkisi sona ereceğinden, gerekçeli kararın davacı mirasçıları yerine vekalet ilişkisi sona eren vekiline tebliğ edilmesi hatalı olduğundan, Mahkemenin 31.05.2024 tarihli ek kararının, Daire'nin 25.01.2023 tarihli 2021/5680 Esas 2023/297 Karar sayılı onama ilamının ve 26.09.2023 tarihli ve 2023/2383 Esas 2023/4675 Karar sayılı karar düzeltme ilamının gerekçeli karar tebliğini talep eden ... yönünden kaldırılmasına karar verilerek, işin esası yönünden yapılan incelemede,
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçısı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Mahkemenin 31.05.2024 tarihli ek kararının, Daire'nin 25.01.2023 tarihli 2021/5680 Esas 2023/297 Karar sayılı onama ilamının ve 26.09.2023 tarihli ve 2023/2383 Esas 2023/4675 Karar sayılı karar düzeltme ilamının gerekçeli karar tebliğini talep eden ... yönünden KALDIRILMASINA, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.