8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2024/919 E. , 2025/3133 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1994 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmalarının 30.01.1994 tarihinde kesinleştiği, ilk tesis kadastrosu çalışmalarının ise 1995 yılında askı ilanına çıkarılarak 31.05.1995 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçeye bağlı ... köyünde 66 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanun gereği orman kadastrosu ve 2B uygulama çalışması yapıldığı, süresinde itiraz edilmediğinden tutanakların kesinleştiğini, Orman tahdit hattı içinde kalan yani orman olarak sınırlandırılan tapulu-tapusuz tüm taşınmazlar Devletin mülkü olduğu ve orman kadastrosundan önce alınan tapuların hukuki geçerliliği olmadığını, Anayasa gereğince özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, ... ili ... ... köyü 131 da 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazların 66 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan çalışma sonucunda orman tahdit sınırları içinde kaldığını, orman tahdit hattı içerisinde kalan kısımlarının tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 131 ada 2 ve 4 sayılı taşınmazların kendisine ait olduğunu, ve uzun yıllardır kullandığını, taşınmazları yengesinden 1974 yılında satın aldığını, taşınmazı satın alındığında taşınmazların tapusu bulunmadığını, taşınmazlarda 1995 yılında kadastro çalışmaları yapıldığını, ve tapusunun 1995 yılında tarafına verildiğini, taşınmazların tarafına ait olduğuna ilişkin ve yıllardır ekip biçmesi hususunda tanıklarının bulunduğunu beyan etmiş ve davanın reddini savunmuştur.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu 131 ada 2 nolu parselin dava konusu 131 ada 4 nolu parselin tapuda davalı adına kayıtlı olduğu, kesinleşmiş Orman Kadastro Çalışmalarına ait Orman Kadastro Haritası ve Orman Amenajman Haritaları ile taşınmazın kadastro sınırlarının bilgisayar ortamında çakıştırılması sonucunda, davacı adına tapuda kayıtlı dava konusu 131 ada 2 parsel nolu parselin tamamının orman sınır noktaları gidiş yönünden OS -66-67-68-69 ve 70 nolu noktaları sağında (doğusunda) orman sınırları içerisinde kaldığı, dava konusu 131 ada 4 parsel nolu parselin Fen Bilirkişisi heyeti raporunda A ile işaretli kısmının (5048,38m²) orman sınır noktaları gidiş yönünden OS-66-67-68-69 ve 70 nolu noktaların sağında (doğusunda) orman sınırları içerisinde kaldığı, B ile işaretli kısmının (1028,53 m²) orman sınır noktaları gidiş yönünden OS-66-67-68-69 ve 70 nolu noktaların solunda (batısında) orman sınırları dışında kaldığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... köyü 131 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile “orman vasfıyla” Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 131 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 27.03.2023 tarihli fen bilirlişi ek raporunda ve rapora ekli haritada (A) harfi ile gösterilen 5.048,30 metrekarelik kısmının davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile “orman vasfıyla” Hazine adına yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 1.028,53 metrekarelik kısım hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı Orman İdaresi vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince; "İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişisi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, çekişmeli 131 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tamamen, 131 ada 4 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen bölümünün kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğunun belirlenmesine göre davalı vekilinin istinaf istemleri yerinde değildir. Ne var ki, davacı tarafından çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kalan bölümünün tapu kaydının iptalinin talep edilmesine göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz ise de..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... köyü 131 kda 2 parsel sayılı taşınmaz ile 131 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 27.03.2023 tarihli fen bilirlişi ek raporunda ve rapora ekli haritada (A) harfi ile gösterilen 5048,30 metrekarelik kısmının davalı adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının iptali ile “orman vasfıyla” Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline şeklinde yeniden hüküm kurulmuş, bu hüküm de davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli değildir. Şöyle ki; orman tahdit çalışmasına ait 03.05.1993 tarihli ve 13 sayfa numaralı tutanakta; "...bu noktadan itibaren orman sınır hattının kuzeydoğu yönünde arpacık deresini takiple sağ taraf devlet ormanı sol taraf köy toplu tarım arazileri olmak üzere... tarlasının güneydoğu köşesinin çatakdere ile müştereğine geldiği tespit edilerek burada bulunan yerli kayaya 67 nolu O.S. noktası tesis edildi. Bu noktadan itibaren orman sınır hattının kuzeybatı yönde düz hatla sağ taraf devlet ormanı, sol taraf... tarlası olmak üzere bu tarlanın kuzeydoğu köşesine geldiği tespit edilerek burada bulunan yerli kayaya 68 nolu O.S. noktası tesis edildi. Bu noktadan itibaren orman sınır hattının kuzey(doğu) yönünde düz hatla sağ taraf devlet ormanı sol taraf... tarlası olmak üzere bu tarlanın doğu hududunun yolla müştereğine geldiği tespit edilerek burada bulunan yerli kayaya 69 nolu O.S. noktası tesis edildi...." ifadesinin bulunduğu, 67, 68 ve 69 nolu O.S noktalarının sol tarafı... tarlası, sağ tarafı devlet ormanı olmak üzere tesis edildiği ancak orman kadastro haritası ile yapılan çakıştırmada taşınmazın büyük kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı ve orman tahdit haritaları ile tutanaklarının birbiriyle uyumlu olmadığı anlaşılmış olup, dosya içerisinde bulunan teknik bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların orman kadastro haritalarındaki konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmamış, tahdit tutanakları ile haritalar arasında çelişki bulunması halinde tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle çelişkinin giderilmesi gereği göz önünde bulundurulmamıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun'a göre 1994 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 - 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve bundan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Bölge Adliye Mahkemesince, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.