Esas No
E. 2024/1783
Karar No
K. 2025/4699
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2024/1783 K. 2025/4699 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1783, K. 2025/4699, T. 18.06.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1783
Karar No
2025/4699
Karar Tarihi
18.06.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2024/1783 E.  ,  2025/4699 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2023/72 E., 2024/7 K.
KARAR: Davanın kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan batısı tescil harici kullanılan taşınmaz, kuzeyi ... zilyetliğinde olan taşınmaz, doğusu ...'a ait 250 parsel ve ...'a ait 249 parsel sayılı taşınmaz, güneyi ise ... ve ...'ın zilyetliğinde bulunan taşınmazlar ile çevrili yaklaşık 20.083,23 metrekare yüz ölçümlü zeytinliğin yaklaşık 35-40 yıldır davacının zilyedinde olduğunu, davacının taşınmazı zeytinliklik vasfıyla kullandığını ileri sürerek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/1. maddesi gereğince davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 22.10.2018 tarihli bilirkişi raporu ile eki krokide (A) harfi ile gösterilen 20.083,23 metrekare yüzölçümlü zeytinlik vasfındaki taşınmazın, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvuruları esastan reddedilmiş; kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.05.2023 tarihli ve 2022/5569 Esas, 2023/3035 Karar sayılı kararıyla "Dosya arasında bulunan ... Kadastro Mahkemesinin 2021/483 Esas sayılı dosyasından gönderilen yazıda dava konusu taşınmazın davalı olduğunun bildirildiğinin anlaşıldığı açıklanarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri gösteren fen bilirkişi rapor ve krokisi yazılacak müzekkereye eklenmek sureti ile Kadastro Müdürlüğünden dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin sorulması, düzenlenmiş ise kadastro tutanak örnekleri ve tapuya kaydedilmişlerse tapu kayıtları ve komşuları ile birlikte gösterir krokisinin dosya arasına alınması, tutanak düzenlenmiş taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'unun 27 nci, maddesi gereğince görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu nazara alınarak davanın görev yönünden reddine karar verileceğinin düşünülmesi, hakkında tutanak düzenlenmemiş taşınmazlar var ise bu taşınmazlar yönünden davanın esası hakkında karar verilmesi " gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

Asliye Hukuk Mahkemesincebozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yargılama devam ederken dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının düzenlendiği gerekçesi ile Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, anılan kararın kesinleşmesi üzerine dosya görevli ... Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda "hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tanık beyanları uyarınca dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, 123 ada 482 parsel sayılı taşınmazın 20083.23 m² yüzölçümü ve zeytinlik vasfı ile davacı adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Kadastro Kanununun 27. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince Kadastro Mahkemesine aktarılan tescil davasıdır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosu 1964-1965 yıllında yapılmış, 29.03.1965-29.04.1965 tarihlerinde ilan edilerek kesinleşmiş, 30.04.1965 tarihinde yapılan yapılan kadastro çalışması sırasında dava konusu taşınmaz çalılık ve fundalık olarak tescil harici bırakılmıştır. Ayrıca, dava konusu yerde 1965 yılında yapılan orman tahdit çalışması, 1979-1980 yıllarında ise eski tahdidin aplikasyonu ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulaması vardır.

Her ne kadar Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan ziraat ve orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının delicelerden aşılanmak suretiyle mi yoksa dikim suretiyle mi oluştuğu belirtilmemiş, delicelerden aşılanmak suretiyle oluşmuş ise bunların aşı yaşlarına dair açıklamaya yer verilmemiştir. Yine taşınmazın bulunduğu yerde imar planı yapılıp yapılmadığı araştırılmamış, dava tarihinden veya imar uygulaması var ise ve taşınmaz bu kapsamda ise imar kapsamına alındığı tarihinden geriye doğru 15- 20 yıl öncesini gösteren memleket haritası ve hava fotoğrafları bulundukları yerlerden getirtilerek keşifte usûlünce uygulanmamış, bu belgelerde taşınmazın tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği, taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanmaya yeterli şekilde imar ihya faaliyeti bulunup bulunmadığı, var ise hangi tarihte imar ihyanın tamamlandığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklattırılmamıştır. Eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulamaz.

O halde Mahkemece, taşınmazın imar durumu ilgili belediyeden sorulmalı, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı, memleket haritası, kesifte uygulanan 1959 ve 1977 tarihli memleket haritasının dayanağı hava fotoğrafları ve aktarılan dava tarihinden, taşınmaz imar planında ise imar planına alınma tarihinden 15 - 20 yıl önce çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve üzerindeki zeytin ağaçlarının dikim suretiyle mi yoksa delicelerden mi aşılanmak suretiyle elde edildiği ve aşı yaşları saptanmalı, belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, üzerindeki zeytin ağaçlarının dikim suretiyle mi yoksa delicelerden mi aşılanmak suretiyle elde edildiğini ve aşı yaşlarını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili ... ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ: Davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog