Esas No
E. 2024/617
Karar No
K. 2025/3148
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2024/617 E.  ,  2025/3148 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2006/223 E., 2011/196 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 6 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 2002 yılında yapılan Orman Kadastrosu sınırları içerisinde kaldığın belirterek, taşınmazın orman sayılan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... ... ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 6 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş Orman Kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kaldığı, orman sayılan yerlerden olduğu ..." gerekçesi ile davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın 19.04.2011 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.181,75 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dosya kapsamı incelendiğinde, dava konusu taşınmazın tapu kaydının .. oğlu ..., .. kızı ..., .. oğlu ..., .. kızı ... adına 14.03.1979 tarihinde oluştuğu anlaşılmakta olup, tapu maliklerinden .. kızı ...'ya duruşma günü ve dava dilekçesi 09.06.2006 tarihinde aynı konutta oğlu ..'ya, yenileme dilekçesi aynı konutta oturan dayısı ..'e tebliğ edilmiş, ancak gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligat evrakının bu kişinin ölü olduğundan bahisle iade edilmesi üzerine veraset ilamını çıkartması için davacıya yetki verilmiş, ancak veraset ilamı sunulmadığı gibi, adı geçenin mirasçılarına gerekçeli karar da tebliğ edilmemiştir. Dosya kapsamına göre, tapu kaydında ...'nın kimlik bilgilerinin 26.12.2023 tarihinde düzeltildiği, doğrusunun 14.03.1914 doğumlu... TC kimlik numaralı Mehmet kızı olduğu ve 25.11.1993 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) “Tarafta iradî değişiklik” başlıklı 124. maddesi gereğince; Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 28. maddesinde, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyetinin ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği belirtilmiştir.

Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitireceğinden aleyhine dava açılamaz ise de; yukarıda belirtildiği üzere maddi hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi, davacının tüm özeni göstermesine rağmen dava açacağı kişiyi doğru tespit edememesi, kısa süre önce kendisiyle işlem yapılmış ya da sadece vekiliyle muhatap olunmuş bir işlemden sonra muhatabın ölmesi durumlarında yanlış taraf gösterilmesi dürüstlük kuralına aykırı değilse ortaya çıkan dava ilişkisi sebebiyle daha üstün bir yarar dikkate alınarak yargılamaya gerçek tarafla devam edilmelidir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, ölen kişinin veraset belgesi ile belirlenen tüm mirasçılarına dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle davanın esasına girilmesi gerekir. Somut olayda; tapu maliki davalı ...'nın 25.11.1993 tarihinde ve davadan önce vefat ettiği anlaşılmış olup, ölmüş kişiye çıkarılan tebligat da bir hüküm ifade etmeyeceğinden usulüne uygun bir tebligatın varlığından da söz edilemez.

Hal böyle olunca; tapu maliki davalı ... davadan önce vefat ettiğinden, İlk Derece Mahkemesince adı geçenin mirasçılarına dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 1086 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog