8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2024/489 E. , 2025/3162 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Çekişmeli, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 144 ada 55, 56 ve 57 parsel sayılı 5.872,00, 10.056,00 ve 7.370,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden oldukları belirtilerek, ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... ili ... ilçesi ... köyü .. Dere mevkiinde bulunan 144 ada 55, 56, 57 parsellerin Hazine adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların Hazine, mera ve orman ile bir ilgisi olmadığını, dava konusu taşınmazların evveliyatı .. ilçesi .. beyler lakaplı kişilere ait iken dedesi ... 1953 yılında taşınmazları satın aldığını, dedesinin 1983 yılında ölümü ile dava konusu taşınmazın babası ... kaldığını, babasının 2002 yılında ölmesi ile de babasının mirasını aralarında taksim yaptıklarını, yaptığı taksime göre dava konusu taşınmazların davacılara kaldığını, dava konusu taşınmazlar yönünden lehlerine zilyetlikten kazanma koşullarının oluştuğundan taşınmazların Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş; davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dosyaya sunulan ziraat bilirkişi raporu incelendiğinde 55, 56, 57 parsellerin geriye doğru 10, 15 yıl kadar önceden üretime terk edilmiş olduğu, üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı, her ne kadar taşınmazların davacıların atalarından beridir kendilerine ait olduğu iddiaları bulunsa da ve dinlenen tanık ve mahalli bilirkişiler bu doğrultuda beyanda bulunmuşsalarda keşif sonucu 55 ve 57 parsellerin özellikle kendilerini çevreleyen Hazine arazileri ile bir bütünlük arzettiği, 56 parselin de kısmi olarak uzun yıllardır tarım yapılmamış ve üzerinde hiçbir kültür bitkisi kalıntısına rastlanmadığı, çevresinde bulunan Hazine arazileri ile bütünleşmiş bir yapıda olduğu, taşınmazların kadastro çalışmalarının yapıldığı 2004'lü yıllardan geriye doğru 20 yıl süre ile davacılar tarafından kullanıldığı net bir şekilde ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, taşınmazların öncesinde ..’tan intikal eden yer olduğu belirtildiği halde, miras bırakan .... mirasçıları arasında bir taksim bulunup bulunmadığı, taksim mevcut ise çekişmeli taşınmazların davacılara düşüp düşmediğinin sorulup saptanılmadığı, bu yolla davacı tarafın aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı üzerinde durulmadığı, özellikle 144 ada 56 parsel sayılı taşınmaz ile 144 ada 57 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşabilmesinin muhtemel olduğu, ne var ki, Mahkemece, taşınmazların niteliğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklinin ve süresinin kesin olarak ortaya konulabilmesi bakımından hava fotoğraflarından yararlanılmamış olması nedeni ile yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmadığından, çekişmeli taşınmazlara ait tespit tarihine yakın tarihli ve temin edilebilen en eski tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç ayrı zaman dilimine ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazlar davacı tarafa miras bırakanından intikal etmiş ise, murisin mirasçıları arasında taksim bulunup bulunmadığı, taksim varsa taşınmazların taksimen davacılara düşüp düşmediği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılması sonrasında karar verilmesi için kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazların 1970, 1982, 1994 yılları hava fotoğraflarında komşu parsellerle aynı tonda olduğu ve tarla olarak kullanıldığının tespit edildiği, dava konusu taşınmazlar yönünden davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyü 144 ada 55, 56 ve 57 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/2'şer hisse verilmek suretiyle tesciline karar verilmiş, karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmuş ve yazılı şekilde karar verilmiş ise de; ilamda, yapılacak araştırma sonucunda dava konusu taşınmazın imar ihya durumu belirginleştirilerek hüküm kurulması gerektiği belirtilmesine rağmen, bozma ilamına aykırı olarak verilen davanın kabulüne dair karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamı sonrasında, 21.09.2021 tarihli keşif icra edilmiş olup, keşifte hazır bulunan fen, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, ziraat mühendisi bilirkişiler tarafından raporlar düzenlenmiştir. Buna göre; 18.10.2021 tarihli ziraat bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu 144 ada 55 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfında, eğiminin %15-20 civarında, toprak yapısının kumlu-tınlı olup, organik madde yönünden fakir olduğu, 144 ada 56 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfında, eğiminin %8-10 civarında, toprak yapısının kumlu-tınlı olup, organik madde yönünden fakir olduğu, 144 ada 57 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfında, eğiminin %3-5 civarında, toprak yapısının kumlu-tınlı olup, organik madde yönünden fakir olduğu, 27.09.2021 tarihli fen ve harita mühendisi bilirkişilerin raporunda; 144 ada 55, 56, 57 parsellerin 1970, 1982 ve 1994 tarihli hava fotoğraflarına göre, bu yıllarda tarla olarak kullanıldığı belirtilmekle birlikte, dosya içerisinde bulunan bozma öncesinde aldırılan 03.08.2015 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporunda ise; 144 ada 55 parsel sayılı taşınmazın 1-2 kez işlendikten sonra tahminen 10-15 yıldır üretime terk edilmiş, ham toprak özellikleri taşımakta olduğu, 144 ada 56 parsel sayılı taşınmazın 10-15 yıldır üretime terk edilmiş makineli tarıma elverişli V. Sınıf Kuru Tarım Arazisi özelliği taşımakta olduğu, 144 ada 57 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının 10-15 yıldır üretime terk edilmiş makineli tarıma elverişli V. Sınıf Kuru Tarım Arazisi özelliği taşımakta olduğu, (B) harfi ile gösterilen kısmının 1-2 kez işlendikten sonra tahminen 10-15 yıldır üretime terk edilmiş, ham toprak özellikleri taşımakta olduğunun belirtilmesi karşısında, dava konusu taşınmazların üçünün de 18.10.2021 tarihli ziraat bilirkişi kurulu raporunda ham toprak vasfında olduğunun belirtilmesi, öncesinde alınan 03.08.2015 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporunda 1-2 kez kullanıldıktan sonra uzun süre kullanılmaması nedeniyle 144 ada 56 parsel ve 144 ada 57 parselin (A) harfi ile işaretli kısmı yönünden V. Sınıf Kuru Tarım Arazisine dönüştüğünün açıkça belirtilmesi, 144 ada 55 parsel ve 144 ada 57 parselin (B) harfi ile işaretli bölüm yönünden taşınmazın ham toprak vasfında olduklarının belirtilmesi dikkate alındığında, kısmen V. Sınıf Kuru Tarım Arazisine dönüştüğü, kısmen de ham toprak vasfında olduğu sabit olan dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 144 ada 55, 56 ve 57 parsel sayılı taşınmazların zirai amaca uygun herhangi bir kullanımının olmadığı, bozma ilamı sonrası aldırılan 18.10.2021 tarihli ziraat bilirkişi kurulu raporunda dahi ham toprak olduğu açıkça belirtilen taşınmazlar yönünden imar-ihyanın tamamlanmadığı, bu hali ile davacıların 26.12.2014 dava tarihi itibarıyla öncesinde 20 yıl nizasız fasılasız zilyetliklerinin bulunmadığı ve zilyetlikle kazanma koşullarının davacılar lehlerine oluştuğu söylenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin bozma ilamına aykırı şekilde yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile kararın 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.