DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
- Esas No
- 2024/450
- Karar No
- 2024/2671
- Karar Tarihi
- 21.08.1982
- Dava Türü
- IDARI
- Hukuk Alanı
- İdare Hukuku
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/450 E. , 2024/2671 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
2.... Üniversitesi Rektörlüğü
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Tıp Fakültesinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 53/B maddesinin 6-a bendi uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davacının Anayasa Mahkemesi'nin 14/01/2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı iptal kararının yürürlüğe girdiği 08/01/2016 tarihinden önce gerçekleşen eyleminin, anılan tarihte disiplin yönünden tabi olduğu Yükseköğretim Kurumları, Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek eyleminin karşılığı olan cezanın verilmesi yönünde işlem tesis edilmesi gerekirken, daha sonradan yürürlüğe giren Yasa hükmünde (2547 sayılı Kanun'un 53/b-6-a maddesi) yer verilen ve eylem tarihinde tabi olunan mevzuatta yer almayan "Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek" fiili kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu disiplin cezasının sebebi mahiyetindeki 2014 yılında yapılan facebook paylaşımlarının ilgili makamlarca 20/01/2016 yılında tespit edildiği, diğer bir anlatımla, söz konusu paylaşımların en azından yapılan tespite kadar devam ettiği, davacının disiplin cezasına konu eylemlerinin 20/01/2016 tarihinde işlendiği kabul edildiğinden, davacı hakkında anılan tarihte 2547 sayılı Kanun'daki boşluk nedeniyle genel hüküm niteliğindeki 657 sayılı Kanun'un disiplin hükümlerinin uygunlanması gerektiği, ancak gelinen aşamada eylem tarihinden sonra 2547 sayılı Kanun'un disiplin hükümlerini düzenleyen 53. maddesinin 6764 ve 7243 sayılı Kanunlar ile değiştirildiği de görüldüğünden, eylem tarihinden itibaren uygulanması gereken ve sonradan getirilen hükümlerin bir arada değerlendirilmesi ile en lehe olana göre işlem tesis edilmesi gerekirken doğrudan 2547 sayılı Kanun'a göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, sonucu itibarıyla Mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının gerekçeli reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/03/2023 tarih ve E:2021/4541, K:2023/1264 sayılı kararıyla; davacının eylemlerinin üniversite dışında gerçekleşmesi nedeniyle, idarenin 15/03/2017 tarihli yazı ile suçtan haberdar olduğu, disiplin eylemlerinin üniversite dışında gerçekleşmesi, ceza mahkemesi tarafından verilen hapis kararı ile de eylemin sübut bulduğunun anlaşılması karşısında, suçtan haberdar olunan tarihin, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımı başlangıç süresi kabul edilerek, bu tarih ve ceza hükmünün kesinleştiği 18/10/2017 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre disiplin işlemi tesis edileceğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalıların istinaf başvurularının gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, uyuşmazlığın dava konusu işlem tarihindeki mevzuat dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiği, davacının disiplin cezasına konu eyleminin daha önce yürürlükte bulunan mevzuatta da kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçu olarak düzenlendiği, hiçbir zaman iptali talep edilen işlemle verilen disiplin cezasından daha az bir cezanın mevzuatta belirlenmediği, dava konusu işlemin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idarelerden Dicle Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, temyize konu ısrar kararının Danıştay Sekizinci Dairesi kararında belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı idareler tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Dava dosyasının incelenmesinden, ... Üniversitesi Tıp Fakültesinde ... olarak görev yapan davacının 27/11/2014 tarihinde kendine ait facebook hesabı üzerinden paylaştığı bir fotoğrafın (ellerinde silahla iki terör örgütü üyesine ait ve yorum kısmına dava dışı bir şahıs tarafından terör örgütü üyelerin şehit olduğuna ilişkin yorum yapılan) PKK/KCK terör örgütü propagandası niteliğinde olduğundan bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca cezai soruşturma başlatıldığı, Cumhuriyet Başsavcılığının bu durumu 09/03/2017 tarihinde Diyarbakır Valiliği OHAL Bürosuna bildirdiği, Diyarbakır Valiliği OHAL Bürosunun da durumu 15/03/2017 tarihinde davalı idarelerden Dicle Üniveristesi'ne bildirmesi üzerine başlatılan soruşturmada davacının facebook hesabından terör örgütü mensuplarının fotoğrafını paylaşarak ''terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek'' disiplin suçunu işlediği kabul edilerek eyleminin karşılığı olan ''kamu görevinden çıkarma cezası" ile cezalandırıldığı, davacı hakkında açılan kamu davasında ise davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan 1 yıl 3 ay hapis ile cezalandırıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ceza mahkemesi kararının 18/10/2017 tarihinde kesinleştiği, bakılan davanın kamu görevinden çıkarma cezasının iptali ve yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Temyiz incelemesi sonucunda Danıştay; kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı gerekçesini değiştirerek onar." düzenlenmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta ısrara ilişkin husus, davacının dava konusu işleme konu eylemi yönünden hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) bendinde; "Öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir." hükmü yer almakta iken Anayasa Mahkemesi, 07/04/2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/01/2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararında; 2547 Kanun'un 53. maddesinin (b) bendinin ikinci cümlesini, kapsama dâhil personelin disiplin işlemlerine dair usul ve esasların kanunda gösterilmeyerek, tüm bu işlemlerin Yükseköğretim Kurulunca düzenlenmesini öngördüğünden bahisle Anayasa'nın 38, 128. ve 130. maddeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal etmiştir. Bu hükmün iptali nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu kamu düzenini ihlal edici görerek, Anayasa'nın 153/3 ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66/3. maddeleri gereğince iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırmıştır.
Ancak yasa koyucu tarafından iptal kararının yürürlüğe girdiği 08/01/2016 tarihine kadar yasal düzenleme yapılmamış; 12/11/2015 tarihinde toplanan YÖK Genel Kurulunca da, 657 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasında özel kanunlarına atıfta bulunulan yükseköğretim personeline ilişkin disiplin hükümleri bakımından uygulanabilir özel hüküm bulunmadığına vurgu yapılarak, "2547 sayılı Kanun ile adı geçen Yönetmeliğe göre başlatılmış olup da henüz tamamlanmamış olan ve bundan sonra başlatılacak tüm disiplin soruşturmalarında; 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (a) bendi ile diğer maddelerinde özel olarak düzenlenen disipline dair hususlar dışında 657 sayılı Kanunun disipline ilişkin hükümlerinin; her iki kanunda bulunmayan usul kuralları açısından Yükseköğretim Kurumları Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinde yer alan usule ilişkin hükümlerin uygulanmasına; disiplin cezalarına ilişkin olarak açılmış olan davalarda yukarıda zikredilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçeyle mahkemelerce iptal kararı verilmesi halinde, disiplin cezasına konu olan fiil hakkında yukarıda zikredilen hükümler uygulanmak suretiyle yetkili mercilerce yeniden işlem tesisi yoluna gidilmesine..." karar verilmiştir.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/03/2020 tarih ve E:2016/1221, K:2020/1783 sayılı kararıyla, Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 12/11/2015 tarihli kararının "2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin (a) bendi ile diğer maddelerinde özel olarak düzenlenen disipline dair hususlar dışında 657 sayılı Kanunun disipline ilişkin hükümlerinin uygulanmasına" ilişkin kısmı ile "Disiplin cezalarına ilişkin olarak açılmış olan davalarda yukarıda zikredilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçeyle mahkemelerce iptal kararı verilmesi halinde, disiplin cezasına konu olan fiil hakkında yukarıda zikredilen hükümler uygulanmak suretiyle yetkili mercilerce yeniden işlem tesisi yoluna gidilmesine..." ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Kurulumuzun 27/01/2022 tarih ve E:2020/3011, K:2022/197 sayılı kararı ile "Anayasa Mahkemesinin 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrasının ikinci cümlesinin iptali yolunda verdiği karar üzerine doğan hukuksal boşluğun doldurulmasında, 2547 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan Yönetmeliğe göre başlatılan ya da başlatılacak olan disiplin soruşturmalarında, genel kanun olması dolayısıyla, 657 sayılı Kanun'un uygulanması tabiidir." açıklaması ile onanmıştır. 09/12/2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi yeniden düzenlenmiş ve 53. maddenin "b" bendinin 6. alt bendinde "Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek..." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa'nın 38. maddesinin 1. fıkrasında, kimsenin kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı belirtilerek, “suçun kanuniliği”, 3. fıkrasında da, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulacağı belirtilerek, “cezanın kanuniliği” ilkesi kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık bu çerçevede incelendiğinde, Anayasa Mahkemesinin 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrasının ikinci cümlesinin iptali yolunda verdiği karar üzerine doğan hukuksal boşluğun doldurulmasında, 2547 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan Yönetmeliğin yürürlükte olduğu dönemde işlenen disiplin cezasına konu eylem yönünden, genel kanun olması dolayısıyla, 657 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davalı Üniversitede ... olarak görev yapan davacının 20/01/2016 tarihli eyleminin, anılan tarihte disiplin yönünden genel hüküm niteliğindeki 657 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerektiğinden sonraki tarihte yürürlüğe giren 2547 sayılı Kanun hükmüne dayalı olarak kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde bu yönden hukuka uyarlık bulunmadığından temyize konu ısrar kararı sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2.Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
X-2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 02/12/2016 tarih ve 6764 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi düzenlenen 53. maddesinin (b) bendinde; "Öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir." kuralına yer verilmiştir. 21/08/1982 tarih ve 17789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (eylem tarihinde yürürlükte olan haliyle) Yükseköğretim Kurumları, Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 11/b-1 maddesinde; "Cumhuriyetin niteliklerinden herhangi birini değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik eylem yapmak; ideolojik, siyasi, yıkıcı, bölücü amaçlarla eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek suretiyle kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak; boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak ya da bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek, yardımda bulunmak", 11/b-2 maddesinde ise, "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları iş yerine veya iş yerindeki eşya üzerine yazmak, resmetmek ve asmak, teşhir etmek veya sözlü ideolojik propaganda yapmak" fiili kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı Yönetmeliğin "Öngörülmemiş Disiplin Suçları" başlıklı 12. maddesinde de; "Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı türden disiplin cezaları verilir." hükmüne yer verilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun disiplin ve ceza işlerine ilişkin 53. maddesinin (b) fıkrasında; "Öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir." hükmü yer almakta iken 07/04/2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 14/01/2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararında; 2547 Kanun'un 53. maddesinin (b) bendinin ikinci cümlesini, kapsama dâhil personelin disiplin işlemlerine dair usul ve esasların kanunda gösterilmeyerek, tüm bu işlemlerin Yükseköğretim Kurulunca düzenlenmesini öngördüğünden bahisle Anayasa'nın 38., 128. ve 130. maddeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş; bu hükmün iptali nedeniyle doğacak hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici görülerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır. Ancak yasa koyucu tarafından iptal kararının yürürlüğe girdiği 08/01/2016 tarihine kadar yasal düzenleme yapılmamış, 09/12/2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 2547 sayılı Kanunun 53. maddesi yeniden düzenlenmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 2547 sayılı Kanun'un 53/b. maddesinde; "(6)Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek ..." hükmü bulunmaktadır.
Öte yandan; 20/10/2017 tarih ve 30216 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle 21/8/1982 tarih ve 17789 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Anayasa Mahkemesi bir kanun maddesini iptal ettikten sonra, Anayasa Mahkemesince iptal hükmünün yürürlüğü ertelenmiş ise, iptal hükmünün yürürlüğünün ertelenmesi süresi içinde veya daha sonraki bir tarihte yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Aksi yaklaşımın, işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı açıktır. Nitekim, bakılan uyuşmazlık özelinde de, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararlarından sonra 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrası, 6764 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değiştirildiğinden, uyuşmazlığın yeni yasal düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Bu durumda Bölge İdare Mahkemesince işin esasına girilerek ve lehe hüküm ilkesi de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.