Esas No
E. 2024/218
Karar No
K. 2025/4986
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2024/218 E.  ,  2025/4986 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2013/294 E., 2021/68 K.
KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında 102 ada 126 parsel sayılı 3.165,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ile kazandırıcı zamanaşını zilyetliğine dayalı olarak tarla vasfıyla, ölü ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ..., askı ilan süresi içinde, dava konusu taşınmazın zilyetlikle edinilemeyecek Devletin hüküm ve tasarrufu altındadaki yerlerden olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve 102 ada 126 parsel sayılı taşınmazın davalı ölü ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.01.2000 tarihli ve 2000/113 Esas, 2000/67 Karar sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, kadastro tespit tarihinden önce bölgede yapılmış ve kesinleşmiş orman sınırlandırması bulunur bulunmadığını sorularak varsa kesinleşme tarihi ile birlikte orman sınırlandırma harita ve tutanağının orman idaresinden istenilmesi, tespit tarihinde kesinleşmiş orman sınırlandırılması olmadığı takdirde bölgeye ait memleket haritası, hava fotoğrafı, Amenajman planı getirtilmesi, bundan sonra serbest orman mühendisi, fen memuru ya da harita mühendisi ile yerel bilirkişi aracılığıyla taşınmaz başında yapılacak keşifte kesinleşen orman sınırlandırma harita ve tutanaklarının yerinde uygulanarak taşınmazın konumunun belirlenmesi, kesinleşmiş sınırlandırmanın bulunmaması halinde av fotoğrafı, amenajman planı ve memleket haritasında çekişmeli taşınmazın nasıl nitelendirildi, öncesi orman olup olmadığı konularında bilirkişilerden ilmi verilere dayalı rapor alınması, taşınmazın orman olmadığı sonucuna varılırsa tespitin dayanağı tapu kaydının yerinde uygulanarak her sınır hakkında bilirkişi ve tanıklardan inandırıcı ve ayrıntılı bilgilerin alınması, bilirkişi ve tanıklardan tespit maliki ... oğlu ...'ın kim ve nerenin nüfusuna kayıtlı olduğu, mirasçılarının kimler olduğu konusu sorularak mirasçılarının saptanması ve nüfus aylık kayıt tabloları getirtilerek mirasçıların duruşma gününden haberdar edilmesi, yapılan uygulamanın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek birleşik haritaya yansıtılarak keşfi izleme olanağının sağlanması ve bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine denilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (7.) Hukuk Dairesinin 16.12.2003 tarihli ve 2003/2999 Esas ve 2003/3642 Karar sayılı kararıyla; "İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği gibi taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek karar verildiği belirtilerek, tespit maliki ... oğlu ölü ...'ın mirasçılarının tümünün gösterilecek şekilde nüfus kayıt örneklerinin getirtilmesi, mirasçılarının kimliklerinin belirlenmesi, tebliğ elverişli adreslerinin zabıtaca saptanması, adı geçenlere duruşma gününün tebliğ edilmesi, husumet yaygınlaştırlarak taraf koşulunun oluşturulması, ölü tespit maliki ... oğlu ...'ın mirasçısının bulunmadığı takdirde hazineden mirasçı olduğuna dair belgenin istenilmesi ve bundan sonra bozma kararında öngörülen şekilde araştırma ve uygulama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinlerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "yapılan araştırmalar neticesinde 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, kadastro tespiti sırasında uygulanan Eylül 1319 tarihli ve 39 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu ve tapu kaydının miktarı itibari ile taşınmazı kapsadığı, tapu kaydı karşısında davacı hazinenin taşınmazın taşlık-çalılık olduğu iddiasının geçerliliğin bulunmadığı" gerekçesiyle 102 ada 126 parsel sayılı taşınmazın tespitdeki yüzölçümü ve vasfı ile tespit maliki adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog