T. C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/139 Esas - 2025/899
T.C.
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkilinin, müflisten alacaklı olan ... A.Ş, ile alacağın temliği sözleşmesi imzalamak suretiyle, bankanın alacağını temlik aldığını, bu kapsamda bankanın alacaklı olduğu Ankara 12.İcra Müdürlüğünün, ..., ... ve ... E.sayılı dosyalarının temlik edildiğini, Batı Ticaret Mahkemesinin 09.12.2020 tarihli kararı ile davalı şirketin iflasına karar verildiğini, ....İcra Müdürlüğünün bahse konu takip dosyalarında yer alan 7.155.503,89 TL'lık alacağının kayıt ve kabulü için yapılan 124 nolu başvurunu reddine karar verildiğini belirterek, alacağın tamamının sıra cetveline kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
İflas İdare Memurları vekili; ... Şirketinin iflas etmiş olduğunu, iflas işlemlerinin Ankara Batı İflas Müdürlüğünde yürütüldüğünü, iflas masası menfaati gözetilerek düzenleme yapıldığını, bahsi geçen.../...
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1.6.179.710,44TL davacı alacağının Ankara Batı İflas Dairesinin... iflas sayılı dosyasına kayıt ve kabulüne,
2.Alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
(e-imzalıdır)
borçla ilgili iflas idaresine şimdiye kadar ihtarname çekilmediğini ve bu durumun dava açılması için gereken şartı oluşturmadığını, iflas açıldıktan sonra fahiş faiz ve artışların istenmesinin müflis şirket yetkilileri arasında muvazaayı işaret ettiğini ve tüm alacaklıların menfaatini gözetmekle yükümlü iflas idaresince kabul edilebilir olmadığını, davacının hukuken istemediği bedeller ile fahiş faizlerin talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, iflas idaresinin diğer alacaklıları, çalışanları ve kamuyu da ilgilendirdiğini, davalı şirketin piyasa borçları ve banka borçlarının bulunduğunu, iflas tedbirleri sonrası faaliyet belgesi ile şirket işletmelerinin alacaklılar menfaatine nizami şekilde işletildiğini, bu durumda ne olduğu belli olmayan alacakların sorgulanmadan ödenmesinin iflas tedbirleriyle korunan gerçek alacaklıların korunmasını ortadan kaldıracağını, davacının iddiası hakkında bilirkişi raporu bile alınmadığını, borcun miktar ve oranlarının netleştirilmeden bedellerin kabul edilmesinin hukuka aykırı olacağını, herkesin yargıda açıklama ve ispat hakkı olduğunu ve davacının da hakkını bu çerçevede ispatlaması gerektiğini, istenilen fahiş ve hukuki olmayan istemlerin yersiz olduğunu, gerekli ve gerçek olan miktarların dava öncesinde kabul edildiğini ve sıraların doğru tespit edildiğini belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine ve yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememizin... esas sayılı dava dosyası, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası, 01/10/2024 tarihli bilirkişi raporu, 03/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Mahkememizce alınan 01/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamına Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... İflas dosyasında yer alan ve temlik sözleşmesi kapsamında davacının talep ettiği tutarların değerlendirildiği, davacının kayıt ve kabul için yaptığı 101 molu başvuru ve ekleri ile İflas İdaresinin bu başvuruya İstinaden değerlendirme ve kararının sunulması sonucunda her iki dosya alacaklarının karşılaştırılabilmesi ve Ankara ....İcra Müdürlüğünün ..., ... ve.... E.sayılı dosyalarında borç bakiyesine yönelik kapak hesabı yapılan 09.12.2020 ile davadışı banka vekilinin alacak kayıt ve kabul talebinde bulunduğu 08.02.2021 tarihleri arasında, dosya kapsamlarına herhangi bir ödeme ve mahsup işleminin yapılıp yapılmadığı yönünde dosya bilgilerinin sunulması halinde; dosya kapsamı ile ilgili olarak daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan 03/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; bu nedenle, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının kayıt kabul talebine yönelik yaptığı başvuru sonucu iflas idaresinin bir alacak bulunmadığı ve talebin 101 nolu başvuruda zaten değerlendirildiği yönündeki 124 nolu iflas idaresi kararına rağmen, davacının temlik sözleşmesi kapsamında temlik aldığı, Ankara... İcra Müdürlüğünün ..., .... ve .... E.sayılı Kambiyo Takip dosyalarından, iflas tarihi itibariyle, iflas idaresinin red karar tarihi olan 16.04.2021 tarihinden sonra yapılan 16.09.2022 tarihli icra müdürlüğü kapak hesaplarında davacının 6.179.710,44 TL alacak bakiyesinin bulunduğu belirtilmiştir.
Dava, davacının iflas masasınca reddedilen alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Mahkememizce alınan ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan bilirkişi 7raporunda da belirtildiği gibi alacağı temlik alan davacının iflas tarihi itibariyle alacağının 6.179.710,44 TL olduğu , davalı tarafın borcun ödendiğine dair delil sunmadığı, davalı tarafın muvazaa iddiasını yazılı ve somut delillerle kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(e-imzalıdır)
Davacı tarafından yatırılan 179,90TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 385,40TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarf edilen 238,50TL tebligat ve posta gideri ile 3.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.238,50TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 2.796,86TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2025
Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı