Esas No
E. 2024/6222
Karar No
K. 2025/3895
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2024/6222 E.  ,  2025/3895 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1112 E., 2024/1571 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/302 E., 2023/68 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; .......................... Mahallesinde kain 108 ada 3, 4, 5, 6 parsel sayılı taşınmazları bütün olarak 40-50 yıldır kardeşleriyle birlikte ekip biçtiklerini, aralarında taşınmazları dörde böldüklerini, davalının 3, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazları kendi üzerine aldığını öğrendiğini, davalının yapmış olduğu işlemlerin yoklukla malul olduğunu, davacıya ve diğer kardeşlere Hazine tarafından herhangi bir tebligat yapılmaksızın davalı adına satış yapıldığını ileri sürerek, 108 ada 3, 4, 6 parsel sayılı taşınmazların davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile 1/4 miras hissesi oranında davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ".... 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'dan (6292 sayılı Kanun) anlaşılan 2011 yılından önce 3 yıl boyunca kullanım şartının arandığı, yani 2008 ve öncesinde fiilen kim tarafından kullanım varsa hak sahibinin de o olacağı, aldırılan ziraat bilirkişi raporuna göre 2008 yılı dolayları ve öncesinde dikilen zeytin ağaçlarının zeminde bulunduğunun belirtildiği, rapor ekindeki google earth 2011 yılı harita görüntülerinde de bu parseller üzerindeki zeytin dikmelerinin açık bir şekilde görülmekte olduğu, ayrıca 108 ada 1 parsel ile dava konusu parseller arasındaki kaya parçalarından yapılan sınırın da belli olduğu, bunların davalı tarafından dikildiği, tarafların babaları vefat ettikten sonra geriye kalan 4 kardeşin kendi arasındaki paylaşımına göre davalıya bırakılan 108 ada 3, 4 ve 6 parselde davalının kullanımının ispatlanmış olduğu, davacının kendi kullanımını ispatlayamadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "... Davanın, Hazine adına kayıtlı iken 6292 Sayılı Kanun kapsamında davalı adına satışı yapılan taşınmazlara yönelik açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu, çekişmeli 108 ada 3, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazların yörede 3402 sayılı Kanun' un Geçici 8. Maddesi uyarınca yapılan tespitte ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş iken dava tarihinden önce davalı adına 6292 Sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tescil edildiği, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının iddiasının taşınmazların Hazine adına tespitinin hatalı olmasına değil davalıya yapılan satışının hileli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu hususuna yönelik olmasına, taşınmazların davalı adına tesciline esas olan hukuki işlemin 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari bir işlem olmasına, 6292 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince, iş bu Kanun kapsamında kalan taşınmazlardan hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gerektiği halde bu tasarruflara konu edilenlerden; satılanların satış bedelinin kanuni faiziyle iade edileceği, devir ve iade edilenlerin ise bedelsiz olarak geri alınacağı düzenlemesi mevcut olduğuna göre, taşınmazın hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gereken yerlerden olduğunun değerlendirilmesi halinde bu madde kapsamında idari işlemin iptali ile satışın geri alınmasının mümkün olmasına, Hazinenin satışına dayanan idari işlem ortadan kaldırılmadıkça davanın dinlemeyeceğinin de açık olmasına ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen kamu düzeninden olmayan istinaf nedenlerine göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6292 sayılı Kanun) anlaşılan 2011 yılından önce 3 yıl boyunca kullanım şartının arandığı, yani 2008 ve öncesinde fiilen kim tarafından kullanım varsa hak sahibinin de o olacağı, aldırılan ziraat bilirkişi raporuna göre 2008 yılı dolayları ve öncesinde dikilen zeytin ağaçlarının zeminde bulunduğunun belirtildiği, rapor ekindeki google earth 2011 yılı harita görüntülerinde de bu parseller üzerindeki zeytin dikmelerinin açık bir şekilde görülmekte olduğu, ayrıca 108 ada 1 parsel ile dava konusu parseller arasındaki kaya parçalarından yapılan sınırın da belli olduğu, bunların davalı tarafından dikildiği, tarafların babaları vefat ettikten sonra geriye kalan 4 kardeşin kendi arasındaki paylaşımına göre davalıya bırakılan 108 ada 3, 4 ve 6 parselde davalının kullanımının ispatlanmış olduğu, davacının kendi kullanımını ispatlayamadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "... Davanın, Hazine adına kayıtlı iken 6292 Sayılı Kanun kapsamında davalı adına satışı yapılan taşınmazlara yönelik açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu, çekişmeli 108 ada 3, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazların yörede 3402 sayılı Kanunu 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu 6100 sayılı Kanun 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tescil edildiği, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının iddiasının taşınmazların Hazine adına tespitinin hatalı olmasına değil davalıya yapılan satışının hileli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu hususuna yönelik olmasına, taşınmazların davalı adına tesciline esas olan hukuki işlemin 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari bir işlem olmasına, 6292 sayılı Kanunu K6100 md.369/1 K6100 md.370 K6292 md.4 K6292 md.8
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.