11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılan vekilinin tüm sanıkların adını yazdığı süre tutum dilekçesi sonrasında sunduğu gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinde açıkça sınırlama yaparak sanıklar ... ve ... hakkında verilen düşme hükümlerini temyiz ettiğini belirtmesi karşısında, temyiz incelemesinin bu sanıklar yönünden yapılması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında defter, kayıt ve gizleme suçundan açılan kamu davası hakkında zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1.Sanık ... hakkında 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından kurulan düşme hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmediğinden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ilgili kısmında yer alan “düşürülmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “düşmesine" ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.Sanık ... hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenlemek kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 20.10.2018 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 222/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.05.2025 tarihinde karar ve
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın