5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davalı tarafından 19.06.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirket tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 2.408,21-TL borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 2.408,21-TL hasar bedeli i1e 252,01-TL işlemiş faiz olarak toplam 2.660,22-TL'nin tahsili amacıyla ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçluya .... ödeme emrinin gönderildiğini, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacağın, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olduğundan zarar veren davalının bedelden sorumlu olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görüldüğünü ve müvekkili şirketin delilleri ışığında müvekkili şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verildiğini bildirerek davalıların ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte kendilerine ödenmesine, davalılar/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığından öncelikle zamanaşımı itirazımız bulunduklarını, hasar mahallinde müvekkili şirketçe veya dava dışı müvekkili şirketin yüklenici firması olan ... Ltd. Sti.tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere iddia edildiği gibi bir hasarın varlığı halinde söz konusu hasarın muhatabının müvekkil şirket olmadığını, müvekkili şirketin hasarla bir ilgisinin bulunmadığını, işbu davanın konusunun hasar olduğunu, hasarın da haksız fiil niteliğinde davalardan olduğunu, haksız eylemde hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağının bir arada bulunması gerektiğini, haksız bir fiile başkasına zarar veren kimsenin ancak kusurluysa bu zararın tazminiyle yükümlü olduğunu, ayrıca haksız fiilin tazminat borcunun doğması için hukuka aykırı bir fiile zarar arasında illiyet bağının kurulması gerektiğini, somut olayda ise (kabul anlamına gelmemek kaydıyla) müvekkil şirketin iddia edilen hasarın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını, illiyet bağından da söz edilemeyeceğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından Etüt Koordinasyon Bedeli, montaj, araç ve işçilik bedellerinin de talep edildiğini, oysa ki hukukumuzda gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu, zarar görenin ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceğini, zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderlerinin genel giderlerden olup, haksız fiil meydana gelmese de ödenmesi gereken giderler olduğunu, bunların zarar ile ilgisinin bulunmadığını, haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu giderlerin zarar kapsamına dahil edilmeyeceğinin Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre kesinlik kazandığından (Müvekkil Şirketten hasar bedelinin talep edilebileceğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacının bu kalemleri isteyemeyeceğinin açık olduğunu, davacının dağıtılmayan enerji bedelini talep etmesinin Yargıtay’ın istikrar bulmuş kararlarına göre mümkün olmadığını, ayrıca yine davacının eşik kesinti süresi aşım maliyeti talebinin bir dayanağının, hukuksal bir karşılığının bulunmadığını, Yargıtay'ın istikrar bulmuş kararlarında; davacı tarafından talep edilen ceza bedeline ilişkin olarak satılamayan enerji bedeline ilişkin talepte bulunulamayacagi görüşünün benimsendiğini, ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... Esas, ... K. Sayılı kararı„ Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararı), ilgili mevzuatlar uyarinca da elektrik alt yapısına verilen zarardan dolayi, zarar veren tarafa ceza bedelinin uygulanması veya ceza bedeli hususunda herhangi bir hüküm belirlenmediğini, ayrıca verildiği iddia edilen hasardan doğan kesinti süre ve sayılardan doğan tazminat bedeline ilişkin davacı tarafından abonelerine ödenmiş herhangi bir makbuz, fatura veya belgenin dosya içerisinde bulunmadığı halde bu bedelinin de tazminat hesaplamasına dahil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın ... Ltd. Şti 'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini bildirerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ... Ltd. Şti. vekili sunduğu cevap dilekçesinde; dava konusu adreste kazı çalışması yapılmadığını, iddia edilen hasara kazı yapmayan müvekkili şirketin neden olmadığını, dosya kapsamına da müvekkili şirketin burada kazı yaptığını ispatlar hiçbir delilin sunulmadığını, kazı çalışması yapılmayan adreste müvekkili şirketten kaynaklı hiçbir hasar bulunamayacağından davacının bu yöndeki iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davacı tarafın, söz konusu adrese dair hasar talebinin reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu hasarın yüklenici tarafından giderildiğini kabul etseler dahi bu kapsamda davacının yalnızca söz konusu hasar özelinde ve yalnızca bu hasar için yapmış olduğu giderleri belgelendirmek suretiyle talep edebileceğini, örneğin adam tutulduysa kaç saat için tutulduğunu, kaç kişi tutulduğunun açıkça belirtileceğini, bu giderin faturalandırılacağını ve buna ilişkin ödemenin de yapıldığına dair ödeme belgesi sunulacağını ve bu olgunun ispat edileceğini ancak bu halde zarar gören bu giderinin talep edebileceğini, oysa dosya kapsamında incelendiğinde davacının davaya sebebiyet veren hasara ilişkin özellikle bu hasarın giderimi için ayrıca harcama yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığını, diğer bedeller yönünden de bu açıklamaların geçerli olduğunu, zira zararını ispatla yükümlü davacı bu bedellerin kimlere ödendiği, neden böyle bir gider yapıldığına dair bir belge, dekont vs. delil sunamadığını, iddiasını ispat edemediğini, davacı tarafça meydana gelen hasarın yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olduğunun belirtildiğini, davacı ile yüklenici arasında yıllık sabit bir bedelin belirlendiğini, hasar oluşsun oluşmasın bu bedelin ödendiğinin görüleceğini, dolayısıyla hiç hasar oluşmasa dahi bu bedelin ödenmekte olduğunu, dava konusu hasarın oluşması sonucunda davacının ayrıca bir zarara uğramadığını, yine sunulan Yargıtay kararında da görüldüğü gibi talep edilen bedellerin davacının genel idare gideri kapsamında kaldığını, işçilik bedelinden başka bir şey olmayan montaj bedelinin bu kapsamda olmadığını, ayrıca bir gider yapılmak zorunda kalındığı ve bunun için ödeme yapıldığı davacı tarafça fatura, ödeme belgesi gibi belgelerle ispat edilmek zorunda olduğunu, ancak davacı tarafça dosyaya böyle bir belge de sunulmadığını, görüldüğü üzere davacı tarafın bu bedeli talep etmekte haksız olmakla birlikte bu iddiasını ispat edici bir belge de sunamadığını, bu sebeple davacının davasının reddinin gerektiğini bildirerek öncelikle feri müdahillik taleplerinin kabulü ile açıklanan nedenlerden dolayı haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına makine mühendisi bilirkişi ... tarafından sunulan 19.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " 1. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, öncelikle davacının yer altı kablolarında ve tesislerinde meydana gelen hasarın davalı şirketler tarafından yürütülen bir kazı çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi noktasında toplandığı, 2.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın