6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... adresinde bulunan ... Yönetimi Arasında Yapılan Dış Cephe Isı Yalıtım İşleri Sözleşmesi 14/07/2019 tarihinde imzalandığını, dış cephe ısı yalıtım ve boya işleri üzerine çalışan müvekkilinin davalı yanın kat maliki olduğu ... Apartman Yönetimi arasında imzalanan sözleşme gereği apartmanın dış cephe ısı yalıtımı, boya işleri ve bu işlere ek yapılması gereken işler üzerine anlaşıldığını, hizmet bedeli ve iş bedeli olarak hesaplanan meblağın apartman yönetimince beyan edilen kıstaslar ile kat maliklerine paylaştırıldığını, yapılan iş ve hizmete karşılık gelen meblağın fatura bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, kat maliklerinden olan davalının, apatman yönetimince alınan karardan haberdar olmasına rağmen yapılan icra takibinde borcun tamamına, faizine, yetkiye, vekalet ücretine fer'ilerine itiraz ettiğini, itirazın yerinde olmadığını, kötü niyetle yapıldığını , bu nedenle İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itirazın iptali ile 2.365,53 TL alacak yönünden takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda, davaya konu İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının getirtilerek incelenmesinde; alacaklı davacı şirket tarafından borçlu davalı aleyhine 1.687,40 TL asıl alacak ve işlemiş faiz-tebliğ giderleri toplamı olan 1.868,61 TL üzerinden 14/07/2019 tarihli İnşaat-Mantolama Sözleşmesine istinaden ilamsız yolla takibe girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğinden sonra borçlunun takibe itirazı sebebiyle İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, takibe dayanak yapılan 14/07/2019 tarihli sözleşmenin dosyaya kazandırılarak incelenmesinde; "... Boya ile ... Yönetimi Arasında Yapılan Dış Cephe Isı Yalıtımı İşleri Sözleşmesi" apartman yönetimini temsilen ... ile davacı firma arasında ... adresindeki apartmanın tamamının dış cephe ısı yatılımı, boya vb. işlerinin yapılması konusunda sözleşme akdedildiği, davalının apartmanda kat maliki olup söz konusu binanın kat mülkiyetine tabi yapı olduğu, davalının sözleşmenin tarafı olmadığı gibi tacir sıfatıyla akdettiği herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, esasen kat mülkiyeti hükümleri gereğince sözleşmesini tarafı bulunan apartman yönetiminin kat maliki olan davalıdan 14/07/2019 tarihli sözleşme gereğince işbu bedelin tahsilini talep edebileceği ancak davacı şirketin davalı kat malikinden talep etmiş olduğu dış cephe ısı yalıtım, boya bedeli yönünden uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmayıp, tüm bina dış cephe yalıtım ve boya işleri olması sebebiyle işbu davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava da olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap