Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1778 E. , 2024/3589 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Dekorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Eski ünvan: ... Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş.) adlı firmanın yönetim kurulu üyesi olan davacı tarafından, ... Grubu'na dâhil ... İthalat ve Ticaret A.Ş. ile ... Ticaret A.Ş. adlı firmaların ... A.Ş.'den kullandığı toplam 2.200.000,00-TL kredinin yönetim kurulu üyesi olduğu şirkete havale edilen 464.510,00-TL'sinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca Fon alacağı sayılmasına karar verilmesi üzerine, 15/11/2012 tarihine kadar işleyen faiziyle birlikte toplam 4.178.070,50-TL'nin ödenmesi istemiyle gönderilen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 05/02/2020 tarih ve E:2019/2043, K:2020/364 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 18/09/1998 tarihinde ... A.Ş. Mecidiyeköy Şubesi'nden ... A.Ş. eski hâkim ortak grubu ... Grubu'na dâhil ... İthalat ve Ticaret A.Ş. ile ... Ticaret A.Ş. tarafından toplam 2.200.000-TL nakit kredi kullanıldığı, söz konusu tutarların aynı gün ... A.Ş. Merkez Şubesi'ne EFT yoluyla havale yapıldığı ve ...'a nakden ödenmiş gösterildiği, ...'a nakden ödenmiş gösterilen 2.200.000-TL'den 274.586,40-TL'nin 3 kalemde ...'ın, 210.000-TL'nin 3 kalemde ... Ltd. Şti.'nin, 210.000-TL'nin 3 kalemde ... Tekstil Ticaret A.Ş.'nin, 710.000-TL'nin 9 kalemde ...
Ticaret A.Ş.'nin, 464.510-TL'nin 5 kalemde ... Taahhüt Ticaret ve Sanayi Ticaret A.Ş.'nin, 330.903,60-TL'nin 4 kalemde ...
Ticaret A.Ş.'nin vadesiz hesaplarına nakit olarak yatırıldığı hususları dikkate alınarak, ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararıyla bu tutarların Fon alacağı sayılmasına ve 18/09/1998 tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesi gereğince gecikme zammı işletilmesine, anılan şahıs ve şirketler hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında takibe başlanılmasına, anılan şirketlerin sorumluluk dönemlerinde görevli kanunî temsilcileri hakkında ihtiyatî haciz de dâhil olmak üzere 6183 sayılı Kanun'un 35. ve Mükerrer 35. maddeleri gereğince takibe başlanılmasına karar verildiği, ... Dekorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. nezdinde yapılan takip sonucunda takibe konu alacağın tahsil edilememesi ve yapılan malvarlığı araştırması sonucunda borcu karşılayacak düzeyde malvarlığına rastlanılmaması nedeniyle Fon Kurulu kararı ve 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesine istinaden 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi kapsamında 464.510,00.-TL anapara, 18/09/1998 tarihinden 15/11/2012 tarihine kadar işleyen 3.713.560,50.-TL faiz ile birlikte toplam 4.178.070,50.-TL'nin ödenmesi istemiyle davacıya ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun gönderildiği, anılan ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; davacının yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin hesabına yatırılan 464.510,00-TL ile şirketin ...'tan 30/06/1997 tarihinde kullandığı 500.000,00-TL kredinin bakiyesinin kapatıldığı dosyada yer alan bilgi ve belgelerden anlaşıldığından ve davacının yönetim kurulu üyesi olduğu ... Dekorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ilgili olarak ...'tan kredi alınması için imzalanan genel kredi sözleşmelerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı iddia edildiğinden, yapılacak bilirkişi incelemesi ile genel kredi sözleşmesindeki imzanın şirketin yönetim kurulu başkanı ...'ya ait olup olmadığının öncelikle incelenmesi gerektiği, bu nedenle Mahkemelerinin 12/12/2022 tarihli ara kararı ile uyuşmazlığın çözümü bakımından, dava konusu alacakların dayanağı ... Dekorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ... A.Ş. İle imzaladığı genel kredi sözleşmelerindeki imzanın şirketin yönetim kurulu başkanı ...'ya ait olup olmadığının tespiti bakımından Danıştay 13. Dairesi Başkanlığı'nın 05/02/2020 tarih ve E:2019/2043, K:2020/364 sayılı kararı ile ...'nın 10/03/2019 tarihinde vefat ettiği de dikkate alınarak dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler (... adlı şahsa ait imza örnekleri, ıslak imza/sirküleri, imzaladığı genel kredi sözleşmelerindeki imzalar) kapsamında söz konusu imzaların ...'nın eli ürünü olup olmadığının saptanması amacıyla dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi raporunda özetle, "1. İnceleme konusu a) 30/01/1996 tarihli, 60.000.000.000 (altmış milyar) lira, b) 26/07/1994 tarihli 24.000.000.000 (yirmi dört milyar) lira, c) 22/01/1996 tarihli, 5.000.000.000 (beş milyar) lira limitli genel kredi sözleşmelerinde şirket kaşesi üzerindeki imzalar ile ...'nın mukayese imza örnekleri arasında, imzanın başlangıç ve bitiriliş çizgi hareketleri, ara grama yapısının kaligrafik yapılanma ve bağlantı özellikleri, imza eğim ve ölçüsü, genel görünüm ve işlekliği gibi unsurları bakımından önemli düzeyde benzerlik olduğu belirlendiğinden, 3 adet genel kredi sözleşmesinde şirket kaşesi üzerindeki imzaların ...'nın eli ürünü olduğu,
2.İnceleme konusu d) 28/06/1996 tarihli, 100.000.000.000 (yüz milyar) lira, e)13/02/1996 tarihli, 5.000.000.000 (beş milyar) lira limitli genel kredi sözleşmelerinde şirket kaşesi üzerindeki imzalar ile ...'nın mukayese imza örnekleri arasında yapılan karşılaştırmada imzanın başlangıç çizgi hareketleri ve ara grama yapısının kaligrafik yapılanmasındaki farklılıklar nedeniyle, 2 adet genel kredi sözleşmelerinde şirket kaşesi üzerindeki imzaların ...'nın eli ürünü olmadığı" tespitlerine yer verildiği, anılan bilirkişi raporundaki tespitlere karşı yapılan itirazların raporu kusurlandırıcı mahiyette bulunmadığı ve raporun karara esas alınabilecek nitelikte olduğu sonucuna varılarak Mahkemelerinin 06/10/2023 tarihli ara kararı ile davalı idareden, "... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... arasında imzalanan ve ...'tan ... tarihinde, ... nolu kredi hesabından kullanılan 500.000,00-TL tutarlı krediye ilişkin ...'nın ıslak imzalarının bulunduğu genel kredi sözleşmesinin aslının istenilmesine" karar verildiği, davalı idarece gönderilen cevabi yazıda, "... kredilerden gerçek anlamda bir tahsilat sağlanamadan kredilerin anapara ve faizlerinin yeni kredi hesapları açılarak kapatıldığı görülmektedir.
Bankacılık teamüllerinde bir genel kredi sözleşmesine istinaden açılmış kredilerin kapatılması sonucunda aynı genel kredi sözleşmesine istinaden tekrar kredi kullandırılmakta, GKS'ler yeni açılan kredilerin de teminatı olmaktadır. ... Taahhüt Ticaret A.Ş.'ye kullandırılan krediler 1994 ve 1996 yıllarında imzalanan GKS'lerine istinaden kullandırılmış, kullandırılan krediler kapandıkça yeni krediler tahsis edilmiştir. ... Ticaret Taahhüt AŞ'nin ... nolu kredi hesabından kullanmış olduğu 500.000.-TL tutarlı krediye istinaden imzalanmış 500.000.-TL tutarlı bir genel kredi sözleşmesi bulunmamakla birlikte firmanın 30/06/1997 tarihinden önce imzalamış olduğu 5 adet GKS söz konusu kredinin de teminatı niteliğindedir." şeklinde izahat yapıldığının görüldüğü, yine Mahkemelerinin 05/12/2023 tarihli ara kararı ile davalı idareden, "... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... arasında imzalanan ve ...'tan, 30/06/1997 tarihinde, ... nolu kredi hesabından kullanılan 500.000,00-TL tutarlı kredinin, firmanın 30/06/1997 tarihinden önce imzalamış olduğu 5 adet genel kredi sözleşmesi içerisinden hangi genel kredi sözleşmesine istinaden kullanıldığının tespit edilip edilemeyeceğinin açıkça cevaplandırılmasının istenilmesine, tespit edilmesi mümkün ise ... tarihinde, ... nolu kredi hesabından kullanılan 500.000,00-TL tutarlı kredinin teminatı olan genel kredi sözleşmesinin nasıl belirlendiği" hususunun sorulmasına karar verildiği, davalı idarece gönderilen cevabi yazıda, ... Ticaret Taahhüt AŞ'nin ... AŞ'den kullanmış olduğu kredilere istinaden 5 adet GKS imzalandığı, borçlu firmanın cari hesap şeklinde hareket gören kredileri dikkate alınarak 40627 no.lu kredi hesabından kullanmış olduğu 500.000.-TL tutarlı kredinin söz konusu 5 adet GKS içerisinden herhangi birine bağlanması veya biriyle eşleştirilmeye çalışılmasının bankacılık teamülleri açısından doğru olmadığı, imzalanmış olan tüm genel kredi sözleşmelerinin bu kredinin teminatı niteliğinde olduğunun ifade edildiği, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümleri ve Danıştay 13. Dairesinin 05/02/2020 tarih ve E:2019/2043, K:2020/364 sayılı bozma kararı bir arada değerlendirildiğinde, 18/09/1998 tarihinde ... A.Ş. Mecidiyeköy Şubesi'nden ... A.Ş. eski hâkim ortak grubu ... Grubu'na dâhil ... İthalat ve Ticaret A.Ş. ile ... Ticaret A.Ş. tarafından kullanılan 2.200.000-TL nakit kredi ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ... arasında imzalanan ve ...'tan, ... tarihinde, ... nolu kredi hesabından kullanılan 500.000,00-TL tutarlı kredinin 464.510,00.-TL'lik bakiyesinin ödenmesi nedeniyle Fon alacağı sayılmasına karar verilen 464.510,00.-TL'nin faizleri ile birlikte tahsili için ... Dekorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle davacı adına ödemeye çağrı mektubu düzenlenmişse de ...'tan ... tarihinde, ... nolu kredi hesabından kullanılan 500.000,00-TL tutarlı kredinin, firmanın 30/06/1997 tarihinden önce imzalamış olduğu 5 adet genel kredi sözleşmesi içerisinden hangi genel kredi sözleşmesine istinaden kullanıldığının tespit edilememesi nedeniyle ve karara esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunda da 5 adet genel kredi sözleşmesinden 28/06/1996 ve 13/02/1996 tarihli genel kredi sözleşmelerinde şirket kaşesi üzerindeki imzaların şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olmadığı belirlendiğinden, davacı şirketin, ... tarihinde ... nolu kredi hesabından kullanılan 500.000,00-TL tutarlı krediyi kullandığının somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla davacı şirketin kullanılan krediyi ... hâkim ortaklarına aktarmak suretiyle ...'ı zarara uğrattığından ve talep edilen Fon alacağının doğmasında sorumluluğu bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 30/06/1997 tarihinde şirkete kullandırılan krediye ilişkin olarak ... A.Ş. Merkez Şubesinin kredi tahsisine ilişkin yazısı ile ekinde yer alan kredi öneri formu ve şirketin kredi limitinin yükseltilmesine ilişkin ... A.Ş. yönetim kurulu kararının tespit edildiği, söz konusu krediye ilişkin hesap hareketlerinden anılan kredinin davacının kanuni temsilcisi olduğu firmaya ödendiği, 18/09/1998 tarihinde gerçekleştirilen işlemlerde borç-alacak hareketlerinin müteakipliği ve uyumu, tutarların büyüklüğü nedeniyle işlemlerin banknotlarla yapılacak işlemler olamayacağı dikkate alındığında gerçekte fiziken nakit çekilen paraların söz konusu olmadığı, işlemlerin fiktif/kaydi olduğu, kasanın paraların kaynağı ile aktarılan kişiler arasındaki bağı gizlemek için aracı olarak kullanıldığı, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin hissedarları ve yöneticilerinin ... ailesinin fertleri olmamakla birlikte ... kaynaklarının usulsüz ve teminatsız kredilerle ... Grubuna aktarılmasında ... Grubu ile işbirliği içerisinde hareket ettiği, dolanlı işlemlere aracılık ederek banka kaynağını edinen veya edindiren kişilerin Fon alacağından sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5.2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.