Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/722 E. , 2025/2380 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
2.... Belediye Başkanlığı / ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ... tarihli Pendik Yat Limanı Alanının Kullanım İzni ve Devri ile Yat Limanı İnşa Edilmesi ve İşletilmesi İşi Sözleşmesinin süresinin 49 yıla uzatılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Pendik Belediye Başkanlığı işlemi ile zımnen reddine ilişkin Milli Emlak Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının Danıştay Onuncu Dairesi'nin 25/05/2021 tarih ve E:2016/2600, K:2021/2631 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, mahkeme kararının kanun koyucunun iradesine aykırı olduğu, yasal düzenlemede belediyeler veya sözleşmelerin hangi yöntemle yapıldığı konusunda herhangi bir ayrım yapılmadığı, getirilen yasal düzenlemenin özel nitelikte bir düzenleme olduğu, asıl yetkili olan Hazinenin sözleşme süresini 49 yıla çıkarmasına veya bu yönde Belediyeye talimat vermesine bir engel bulunmadığı, bu durumun kararda irdelenmediği, mahkeme kararının Anayasa Mahkemesinin iptal kararına da aykırı olduğu, söz konusu iptal kararı dikkate alındığında ihale yapılması veya belediye meclisinin yetki sınırı yönünden hiçbir ayrım yapılmadığı, idare mahkemesince ilk aşamada verilen iptal kararının onanmasına dair kararın karar düzeltme aşamasında kaldırılmasının açık bir hukuk ihlali olduğu, kararın mülkiyet hakkına ve eşitlik ilkesine da aykırı olduğu ileri sürülerek davanın reddine ilişkin mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı Pendik Belediye Başkanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı Bakanlık tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Dava, davacı şirket tarafından, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup Yat Limanı olarak ayrılan, Hazine tarafından Pendik Belediyesi'ne kullanım hakkı devredilen ve 08/03/2007 tarihli ihale neticesinde 72.000 m² yüzölçümlü denizden dolgu ve doldurulacak alan ile 64.300 m² deniz yüzeyi olmak üzere toplam 136.000 m²'lik alanın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18/e bendi gereğince 30 yıllığına kullanım izni verilmesi ve Yat Limanı inşa edilmesi-işletilmesi ve yükleniciden işletme bedeli alınmasını içeren 26/03/2007 tarihli Pendik Yat Limanı Alanının Kullanım İzni ve Devri ile Yat Limanı İnşa Edilmesi ve İşletilmesi İşi Sözleşmesi'nin süresinin 49 yıla uzatılmasına dair başvurusunun reddine dair işlemlerin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 06/08/2008 tarih ve 26959 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5793 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un, 4706 sayılı Kanun'da değişiklik yapılmasına ilişkin Geçici 8. maddesinde, "Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ile kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde (kıyıda) bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ve deniz, göl ve akarsularda doldurma veya kurutma yoluyla elde edilen alanlar üzerinde, tersane, yat limanı, kurvaziyer limanı, dolfen, iskele, dolgu, rıhtım, boru hattı, şamandıra, platform ve benzeri kıyı yapıları yapılmak amacıyla, (…) lehlerine kırkdokuz yıldan az süreli olarak irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcılar tarafından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç dört ay içinde başvuruda bulunulması ve sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, irtifak hakkından veya kullanma izninden dolayı Bakanlık aleyhine açılmış davalar var ise bu davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız feragat edilmesi ve rayiç bedel esas alınarak tespit edilecek irtifak hakkı veya kullanma izni bedeli üzerinden yeni sözleşme düzenlenmesi şartıyla, irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin süresi hakkın başlangıç tarihinden itibaren kırkdokuz yıl olarak değiştirilir." hükmüne yer verilmiştir. (22/11/2013 tarihli ve 28829 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 06/06/2013 tarihli ve E:2013/22, K:2013/73 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…özel düzenlemeler hariç olmak üzere…” ibaresi iptal edilmiştir.) 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun 7. maddesinde, ''Yapılacak sözleşmelerde sermaye şirketinin veya yabancı şirketin yapım ve işletmesini üstleneceği yatırım ve hizmetin süresinin belirlenmesinde yatırım bedelinin (elde edilecek kar dahil) ve yatırım için sağlanan kredilerin geri ödeme süresi ile projenin mahiyeti, sermayenin miktarı ve işletme esasları dikkate alınır. Sözleşmelerin süresi 49 yıldan fazla olamaz. '' kuralı yer almıştır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin ''Kıyı yapıları'' başlıklı 82. maddesinde, ''3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğe uygun olarak kullanılmak ve ilgili kuruluşlardan izin alınmak suretiyle; kıyıda deniz turizmi tesisleri, tersane, liman, barınak, iskele, yanaşma yeri, rıhtım ve benzeri türde tesis yapan yatırımcılara azami kırkdokuz yıla kadar kullanma izni verilebilir. Kullanma izni verilmesi ve bedelinin takdiri, alınacak hasılat payları, sözleşmenin sona ermesinde ve diğer hususlarda Yönetmeliğin ilgili hükümleri uygulanır.'' kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda bahsi geçen Kanunun geçici 8. maddesi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde kıyı yapısı inşa edebilmek için, ilgili idare ile 49 yıldan az süreyle yapılan irtifak hakkı ile kullanma izni sözleşmelerinin süresinin, özel düzenlemeler hariç olmak üzere maddede öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesi şartıyla hakkın başlangıç tarihinden itibaren 49 yıl olarak değiştirilmesine olanak tanınmıştır.
Anayasa Mahkemesi, 4706 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinin ''...özel düzenlemeler hariç olmak üzere...'' ibaresi dışında kalan bölümünün, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağının bulunmadığı belirtilerek, bu bölüme ilişkin yapılan başvuruyu Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, 4706 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinde yer alan “…özel düzenlemeler hariç olmak üzere…” ibaresine ilişkin bölümün ise esasını inceleyerek 06/06/2013 tarih ve E:2013/22, K: 2013/73 sayılı kararı ile 4706 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinde yer alan “…özel düzenlemeler hariç olmak üzere…” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesinin bu kararı 22/11/2013 tarihli ve 28829 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin 26/03/2007 tarihli Pendik Yat Limanı Alanının Kullanım İzni Devri ile Yat Limanı İnşa Edilmesi ve İşletilmesi İşi Sözleşmesi'nin 25/04/2007 tarihinde başlayıp 25/04/2037 tarihine kadar devam edecek 30 yıllık olan süresinin 49 yıla uzatılması istemiyle, 5793 sayılı Kanun ile 4706 sayılı "Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"a eklenen geçici 8. maddenin 06/08/2008 tarih ve 26959 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra 10/09/2008 tarihinde Pendik Belediye Başkanlığına, ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile de Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğü'ne yapılan başvurulara ilişkin Pendik Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı ret işleminde, ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca yapıldığı, 4706 sayılı Kanun'da yapılan değişikliğin Maliye Hazinesi tarafından verilen yerlerle ilgili olduğu, Belediyeleri tarafından yapılan ihaleyi kapsamadığı belirtilerek reddedildiği, devam eden süreçte Anayasa Mahkemesi'nin 06/06/2013 tarih ve E:2013/22, K: 2013/73 sayılı kararı ile 4706 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde yer alan “…özel düzenlemeler hariç olmak üzere…” ibaresinin iptali üzerine, iptal kararının yayımlanmasını müteakip davacı tarafından iptal kararı gereğince, sözleşmenin 1. maddesinde yer alan sürenin tadil edilerek 49 yıla çıkartılması ve sözleşmenin bu yönde tashih ve tadili talebiyle ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile davalı Pendik Belediye Başkanlığı'na, ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile de Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğu, Pendik Belediye Başkanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ile ve diğer davalı Maliye Bakanlığı tarafından ise zımnen reddedildiği ve ret işlemlerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu alan ile ilgili olarak Hazine ile Pendik Belediye Başkanlığı arasında 09/02/2007 tarihinde 49 yıl süreli kullanma izni sözleşmesi imzalanmıştır. Daha sonra ise 08/03/2007 tarihinde yapılan ihale sonucunda Pendik Belediye Başkanlığı ile davacı arasında 01/06/2007 tarihli Pendik Yat Limanı Alanının Kullanım İzni Devri ile Yat Limanı İnşa Edilmesi ve İşletilmesi İşi Sözleşmesi imzalanmış, sözleşmede işletme süresi 30 yıl olarak belirlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının incelenmesinden; Hazine taşınmazları üzerinde kıyı yapıları yapılması amacıyla tesis edilen irtifak hakkı ve kullanma izni sözleşmelerinin süresinin uzatılmasında özel düzenlemelerin tespiti konusunda idareye geniş takdir yetkisi tanıyan kuralın, yatırımcılar açısından anlaşılabilir, bilinebilir ve öngörülebilir olmadığı, uygulanmasında tereddüt ve belirsizliklere yol açacağından hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesine yer verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, ... İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının Danıştay Onuncu Dairesi'nin 25/05/2021 tarih ve E:2016/2600, K:2021/2631 sayılı kararı ile karar düzeltme aşamasında bozulması üzerine bozma kararına uyularak 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Meclisinin Görev ve Yetkileri”ni düzenleyen 18. maddesinin (e) fıkrası uyarınca kullanım hakkının 30 yıldan 49 yıla çıkarılması talebinin belediyenin karar organı olan belediye meclisinin görevini aştığı, ayrıca Devlet İhale Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca sözleşme imzalandıktan sonra ihale konusu işte ve ihalenin esaslı konularında değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda karar verilmiştir.
Ancak, 4706 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde kıyı yapısı inşa edebilmek için, ilgili idare ile 49 yıldan az süreyle yapılan irtifak hakkı ile kullanma izni sözleşmelerinin süresinin, maddede öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesi şartıyla hakkın başlangıç tarihinden itibaren 49 yıl olarak değiştirilmesine olanak tanınmıştır.
Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı da dikkate alındığında, getirilen yasal düzenlemenin Belediye Kanunu veya Devlet İhale Kanunu gibi yasaların kapsamı dışında olan 49 yıldan az süreyle yapılan irtifak hakkı ile kullanma izni sözleşmelerinin süresinin uzatılmasına ilişkin olduğu, herhangi bir istisna olmadan herkese uygulanması gerektiği, Belediye Kanunu belediyeleri kapsadığından belediyenin karar organı olan belediye meclisinin görevlerinin belediyeye ait taşınmazlara ilişkin olduğu ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler bakımından geçerli olmadığı, Devlet İhale Kanunu'na göre sözleşme imzalandıktan sonra ihale konusu işte ve ihalenin esaslı konularında değişiklik yapılması mümkün değilse de geçici 8. madde metni incelendiğinde, yükümlülüklerini yerine getiren tarafa ait sözleşme süresinin 49 yıl olarak düzeltileceğinin emredici nitelikte kaleme alındığı ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde idareye bu konuda herhangi bir takdir hakkı verilmediği açıktır. Bu nedenle, dava konusu olayda, davacının sözleşme süresinin 49 yıla uzatılmasına dair başvurusunun 4706 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi kapsamına girip girmediğinin ortaya konulması gerektiği kuşkusuzdur.
Hazine tarafından, yat limanı inşa edilmesi amacıyla Pendik Belediye Başkanlığı'na 49 yıl süreli kullanma izni verilen 72.000 m² yüzölçümlü denizden dolgu ve doldurulacak alan ile 64.300 m² deniz yüzeyi olmak üzere toplam 136.000 m²'lik alanın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamakta olup, söz konusu alanın kullanım hakkının davalı idareler arasında imzalanan 09/02/2007 tarihli sözleşme ile 49 yıl olarak Pendik Belediye Başkanlığına verilmesi, Pendik Belediye Başkanlığı tarafından da 30 yıllığına kullanım izninin ihale ile verilmesi ve davacı şirket ile akdedilen sözleşme gereği davacıya kullandırılması alanın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. Ayrıca, davacı şirket tarafından geçici 8. maddede sayılan kıyı yapılarından birisi olan "yat limanı" inşa edildiği hususunda da herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, davacının 4706 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesinde belirtildiği şekilde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alanda kıyı yapısı inşa edebilmek için 49 yıldan az süreyle sözleşme imzalayan bir yatırımcı olduğu açık olduğundan, sözleşme süresinin 49 yıla uzatılmasına dair başvurusunun reddine dair işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Dolayısıyla aktarılan bu gerekçelerle dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış olup, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2.Davanın reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/05/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kuralına yer verilmiştir. Temyize konu karar, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 25/05/2021 tarih ve E:2016/2600, K:2021/2631 sayılı bozma kararına uyularak verilmiştir.
Davacının temyiz dilekçesindeki iddiaların, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyize konu kararın 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.