Aramaya Dön

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/1498
Karar No
K. 2024/2845
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2024/1498 E.  ,  2024/2845 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2024/1498
Karar No: 2024/2845
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen, ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Uzman erbaş alımı için yapılan sınavlarda başarılı olmakla birlikte güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle ataması yapılmayan ve atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine göreve başlayan davacı tarafından, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakları ile 50.000,00 TL manevi tazminatın, her bir zararın doğum tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlığın maddi tazminat talebi yönünden incelenmesinden, mahkeme kararı ile hukuka aykırılığı ortaya konulan işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının davalı idare tarafından (davacının emsallerinin göreve başladığı tarihle davacının göreve başladığı tarihler arasında açıkta geçirmiş olduğu bu süre içinde elde etmiş olduğu gelirin tespit edilmesi, belirlenen bu dönemde alması gereken ücretin elde etmiş olduğu gelirden düşülmek suretiyle) tespit edilerek bu miktarın ve bu döneme denk gelen özlük haklarının her bir ay için tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği; uyuşmazlığın manevi tazminat talebi yönünden incelenmesinden; manevi tazminata hükmedilebilmesi, kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi ve/veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması durumunda söz konusu olabileceği, mahkemeler tarafından iptal edilen her işlemin manevi tazminat ödemesi sonucunu doğurmayacağı, işlemin iptal gerekçeleri ve idarenin işlem tesisindeki kusurunun ağırlığının da dikkate alınması gerektiği, olayda, davacının güvenlik soruşturması nedeniyle atamasının yapılmamasına yönelik işlemin esastan gerekçelerle iptal edildiği, davacı hakkındaki hususların hatalı tespite dayalı olduğunun ortaya konulduğu, bunun dışında davacının terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı olduğuna yönelik herhangi bir bulgu olmadığı da dikkate alındığında, atanmamasında kusuru bulunan idarenin, davacının bu nedenlerle duyduğu elem ve üzüntünün kısmen de olsa giderilebilmesi için manevi tazminat ödemesi gerektiği, bu bağlamda, takdiren 10.000,00-TL manevi tazminatın iptal davasının açıldığı 01/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz isteminin ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının açıkta geçirdiği sürelere ilişkin parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren, 10.000,00-TL manevi tazminatın ise 01/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle tazmini talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz isteminin reddine ve davacının özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; mahkeme kararının manevi tazminat talebinin kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacının bu kısma yönelik istinaf başvurusunun reddinin gerektiği; mahkeme kararının, davacının açıkta geçirdiği dönemde yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmında usule ve hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin bu kısma yönelik istinaf başvurusunun reddinin gerektiği; manevi tazminatın, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracı olduğu ve idari eylem ve işlemler nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı açık olduğundan, idare hukuku ilkelerine göre manevi tazminata hükmedilmesi için, idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerektiği, dava konusu işlemin iptali nedeniyle, manevi tazminat ödenmesini gerektiren şartların oluştuğu sonucuna varılamayacağından, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla, kararın manevi tazminat isteminin 10.000,00-TL'lik kısmının kabulü yolundaki bölümünde hukuka uygunluk görülmediği; belirtilen nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine; davalı idarenin istinaf başvurusunun, "özlük ve parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin" kısmı yönünden reddine, "davacıya 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine ilişkin" kısmı yönünden kabulüne, mahkeme kararının, davacıya 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden de davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararıyla; istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu ve davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalardan olmadığı anlaşıldığından, kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın kesin olmadığı ve temyiz isteminin reddine dair kararın temyiz edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:......, T:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.