9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2012/8574 E. , 2012/7994 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA :Davacı vekili, davalıya ait işyerinde kapsam dışı personel olarak çalışan ve başka kamu kurumuna nakledilen davacının ücretine sözleşme gereği zam yapılmaması nedeni ile eksik ücret ödendiğini belirterek, bu ücretin davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, kararın miktar itibari ile kesin olduğuna karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 5473 sayılı Yasa ile değişik 375 sayılı KHK Ek 3.Maddenin 1.fıkrasında belli kamu görevlilerine her ay ek ödeme yapılabileceğinin belirtildiğini, 8.fıkrasında ise sözleşmeli personele 1.fıkrada belirlenen tutarı aşmamak üzere ücret ile ilişkilendirilmeksizin ek ödeme tutarını belirlemeye ücretleri YPK tarafından belirlenenler için YPK, diğerleri için Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu, 375 sayılı KHK 3/8 fıkrası uyarınca 2006/1 sayılı Tebliğde YPK tarafından 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere her ay 01.01.2006-30.06.2006 tarihleri arasında 40,00TL.,01.07.2006 tarihinden itibaren de 80,00 TL ek ödeme yapılmasına, ek ödemeden Damga Vergisi hariç kesinti yapılmamasına, ek ödemenin diğer ödemelerin hesabında dikkate alınmamasına karar verildiğini, 399 sayılı KHK Ek2 sayılı Cetvelde Posta Telgraf ve Telefon İşletmelerinin de yer aldığını, davacının bu kapsamda yer aldığını, 4046 sayılı Yasa 22.maddesi uyarınca...da çalışmasının devam ettiğini, davacı ... arkadaşlarına ilk aylarda denge Tazminatı ödemesinin yapıldığını, daha sonra mahsup edilerek ödemesinin yapılmadığını, davacının işten çıkartılıp Personel Daire Başkanlığı’na bildirildiğinde ek ödemenin maaş nakil belgesinde yer almadığını, davacının ek ödemenin başlangıç tarihi 03.06.2006 tarihinden nakil tarihine kadar ... Türk...’da çalıştığını, bu tarihte ödenmeyen ek ödemeleri talep ettiklerini, araştırılması gerekenin ek ödemenin ödenip ödenmeyeceği, davalı kurumun bu ek ödemeyi ödeyip ödemediğinin olduğu, Maaş Nakil evrakından ödenmediğine davalı kurumun itirazının olmayacağını, ayrıca davacının ek ödemeyi hak edip edemeyeceği hususunun yargı kararı ile sabit olduğunu belirterek; Belirtilen tarihler arasında ödenmeyen YPK kararından kaynaklı ek ödeme ücret alacağının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 15/04/2004 tarihinden yeni kurumunda görevine başladığı tarihe kadar olan kamu görevlilerine yapılmış tüm artışların fark tazminatına esas ücretinin tespitinde dikkate alındığını, müvekkil şirketin 5473 Sayılı Kanun kapsamında belirlenen kurumlar arasında yer almadığını, davacının İş Kanununa tabi işçi statüsünde görev yaptığını, 406 Sayılı Kanunun Ek-29. Maddesine istinaden İş Kanununa tabi kapsam dışı statüde çalışanların ücret, ikramiye, yardım gibi mali ve özlük haklarının Yönetim kurulu tarafından belirlendiğini, bu sebeple davacının müvekkil şirkette görev yaptığı süre içinde herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, Türk... A.Ş. ... Müdürlüğü’nde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak görev yapmakta olan davacının istihdam fazlası personel olarak Devlet Personel Başkanlığı’na bildirildiği, akabinde 4046 sayılı Kanunun 22.maddesi gereğince kamu kurumu emrine atandığı dosyada mevcut Nakil Bildirim Belgesinde anlaşıldığı, 406 sayılı Kanun maddelerinden de anlaşılacağı üzere Türk...’da 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak çalışmakta iken Devlet Personel Başkanlığı’na istihdam fazlası personel olarak bildirilen personelin 15.01.2006 tarihi itibariyle almakta olduğu net ücret, Devlet Personel Başkanlığı’na bildirildiği tarihe kadar Türk... tarafından, bu tarihten sonra ise yeni kurumuna atanıncaya kadar Hazine tarafından ödenmesi gerektiği, bu durumda olan personelin 15.01.2006 tarihindeki ücretinin nasıl hesaplanacağı yine madde metninde maddenin 3. fıkrasına atıf yapılmak suretiyle belirtilmiş, 3.fıkrada ise 4046 sayılı Kanunun 22.maddesinin 4 ve 5.fıkra hükümlerinin uygulanacağı, bu fıkra hükümleri uygulanırken de Devlet Personel Başkanlığı’na bildirildikleri tarihteki unvanlarının esas alınıp,15.04.2004 tarihi itibariyle bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına bu tarihten (15.04.2004) Devlet Personel Başkanlığı’na bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacak artış oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutarın,Devlet Personel Başkanlığı‘na bildirilecek net ücret olacağı belirtilmiştir.4046 sayılı Kanunun 22.maddesinin 5.fıkrasında ise kapsama dahil personelin Devlet Personel Başkanlığı’na bildirildikleri tarihteki sözleşme ücreti net tutarının,geçtiği kurumda emsallerinin almakta olduğu net tutardan eksik veya fazla olması durumunda yapılacak uygulamanın ne olduğu belirtilmiş;bu kurumlardan geçen personelin almakta olduğu ücretin, geçtiği kurumda bulunan emsallerinden fazla olması halinde aradaki farkın tazminat olarak ödenmeye devam edileceği, davacının YPK kararı ile belirlenen 2006/1 ve 3 nolu tebliğlerde belirtilen artışlardan faydalanması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Karar davalı vekili tarafından cevap nedenleri ile temyiz edilmiştir. E) Gerekçe:
Uyuşmazlık 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumda TİP 2 sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışan davacının davalının özelleştirmeden önce tabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümleri değişen 406 sayılı kanunun Ek.
29.Maddesi kapsamındaki düzenleme ve sözleşmedeki hüküm nedeni ile 375 sayılı KHK.’un Ek 3 maddesi ve 399 sayılı KHK.’un Ek II. cetvelinde yer alan kurumlarda çalışan sözleşmeli personele yapılan artışlardan yararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirken bu artışların yer aldığı ücreti gösteren nakil maaş ilmühaberinin buna göre düzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta normatif dayanaklar 406 sayılı kanunun Ek.
29.maddesi, 375 sayılı KHK.’un Ek 3, maddesi, 399 sayılı KHK.’un Ek. II cetveli ve bu kanun hükmünde kararnamelere dayanılarak çıkarılan 2006/1, 2006/3, 2007/1 ve 2008/1 sayılı tebliğler yanında taraflar arasındaki sözleşme hükümleridir. 406 sayılı kanunun 29. Maddesinin 3. Fıkrasının birinci cümlesine göre “399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak sözleşmeli personel ve kapsam dışı personel statüsünde çalışanlar hakkında, 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında, Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki unvanları esas alınarak Yönetim Kurulunca 15.4.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacak artış oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınır. Kapsam dışı personelden Devlet Personel Başkanlığına bildirilenlerin 15.4.2004 tarihi itibarıyla unvanlarına göre ücretinin belirlenmemiş olması durumunda, benzer görevlerde bulunanlar dikkate alınarak bu tarih için ücret ve diğer malî hakları tespit etmeye Yönetim Kurulu yetkilidir”.
Davalı kurumda nakle tabii kapsamdışı personel ile imzalanan TİP 2 sözleşmenin 7. Maddesindeki kurallara göre ise “Nakil hakkını saklı tutan çalışanın ikramiye, yardım vs gibi mali ve özlük hakları için İş mevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yer alan hükümler uygulanır(2.f). Ancak ücretlerde yapılacak artış oranı, kamudaki memur maaş artış oranında olacaktır(3.f)”.
Diğer taraftan özelleştirme uygulamaları nedeni ile nakilleri düzenleyen 4046 sayılı özelleştirme kanununun 22/5 maddesinde özelleştirme nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen sözleşmeli ve iş kanunlarına tabi personelin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına göre almakta oldukları ücret yanında, bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye, ek ödeme gibi vs ek ödemelerin de sabit bir değer olarak bildirileceği hükmünü içermektedir.
Gerek yasal düzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümler dikkate alındığında, davalı kurumda özelleştirme öncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenen davacının özelleştirme sonrası çalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamuda aynı statüde çalışanlar için getirilen özlük haklarından yararlandırılarak, nakil edildiklerinde haklarının korunması amaçlanmıştır. Kısaca davacı kapsamdışı olarak kamuda çalışmış gibi sayılmaktadır.
Sonuç olarak davacı, davalı kurumda iken çalıştığı dönemde 375 ve 399 sayılı KHK.’ler ile getirilen artışlardan yararlandırılmalı ve bu artışlar uygulanmak sureti ile nakledildiğinde maaş nakil ilmühaberi düzenlenmelidir. 375 sayılı KHK.’un ve 399 sayılı KHK.’lere dayanılarak çıkarılan 2006/1, 2006/3, 2007/1 ve 2008/1 sayılı tebliğler uyarınca “Özelleştirme kapsam ve programında bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarından olup özelleştirme işlemleri tamamlanan kuruluşların sözleşmeli ve kapsam dışı kamu personelinin ücretlerine, bu personelin sözleşmeli ve kapsam dışı statülerde bulunduğu sürelere ait bu Karardaki ücret artışlarının hiçbir işlem yapılmaksızın aynen uygulanması” gerekir. Kaldı ki Uyuşmazlık Mahkemesinin uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği yönündeki kararından önce Danıştay 5. Dairesi 22.08.2010 gün 2010/88-4718 sayılı kararı ile “5473 sayılı yasa ile getirilen ek ödemenin iş sözleşmesinin feshedildiği 2008 yılından önce 01.01.2006 ve 01.07.2006 tarihlerinde yürürlüğe girmesi nedeni ile bu ödemenin “iş sözleşmesinin sona erdiği yılın 15 Ocak tarihine kadar kamu görevlilerinin parasal haklarına yapılan artışlar” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle mahkemenin davacının nakledildiği tarihe kadar 2006/1 ve 3 nolu tebliğlerle getirilen artışlardan yararlanması gerektiği tespiti doğru bulunmuştur.
Ancak hukuki olarak bu tespit yapılmakla birlikte, davalı kurum taraflar arasındaki sözleşme hükmü veya eki yönetmelik hükümleri ile kapsamdışı nakle tabi olarak çalışan davacının 15.4.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına veya belirlenmemiş ise Yönetim Kurulu kararı ile sözleşme imzalandığı tarihteki ücretine artışlar yapmış olabilir. Bu artışlar Kanun Hükmünde Kararnamelere dayanılarak çıkarılan ve kamuda çalışan sözleşmeli personel ile kapsamdışı personel için 2006/1, 2006/3, 2007/1, 2008/1 ve ilgili düzenlemeler ile sağlanan artışlardan azda olabilir, fazla da olabilir. Aynı oranda veya fazla oranda yapılmış ve yansıtılmış ise kapsamdışı nakle tabi olarak çalışan davacı kamudaki personel için getirilen artışlardan faydalanamaz. Ancak davalı işveren anılan hükümleri dikkate almadan artış yapmamış veya daha az artış yapmış olabilir. 15.4.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına veya belirlenmemiş ise Yönetim Kurulu kararı ile sözleşme imzalandığı tarihteki ücretine hiç artış yapılmamış ise tebliğler ile getirilen artışların tamamının, artış yapılmış ancak yeterli değil ise aradaki fark alacağın hesaplanması ve buna göre maaş nakil ilmühaberinin düzenlenmesi gerekir. Bu tespitin yapılabilmesi için ise davalı kurumdan anılan dönemdeki bordroların, maaş artışına ilişkin işverenin varsa işletmesel kararlarının getirtilmesi, davacının 15.4.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarının veya belirlenmemiş ise Yönetim Kurulu kararı ile sözleşme imzalandığı tarihteki ücretinin ne olduğunun tespit edilmesi, bu konuda uzman mali bilirkişiden rapor alınması gerekir.
Sonuç olarak davacı ile ilgili davalı işyerinde tüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmesel kararlar getirtilmeli, davacının kapsamdışı nakle tabi olarak çalıştığı dönemde 406 sayılı kanunun Ek. 29 ve sözleşmenin 7. Maddeleri uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı KHK.’un ek II. cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışlardan yararlandırılıp yararlandırılmadığı, artış yapılıp yapılmadığı, yapılan artışın tebliğlerle getirilen artışların altında kalıp kalmadığı, davacının fark alacağı olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme sonucu karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.