Esas No
E. 2025/2547
Karar No
K. 2025/4929
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2025/2547 E.  ,  2025/4929 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1163 E., 2024/3446 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/518 E., 2022/624 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.05.2005-05.03.2021 tarihleri arasında usta öğretici olarak çalıştığını, aylık net ücretinin 3.500,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbi olarak işçi statüsünde çalışmadığını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (657 sayılı Kanun) 89. maddesi kapsamında tesis edilen idari işlemler ile görevlendirilmek suretiyle ek ders ücreti karşılığında istihdam edilmiş bir personel olduğunu, uyuşmazlığın çözümünün idari yargıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 10.05.2005-28.02.2021 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal içtihatları doğrultusunda adli yargının görevli olduğunun kabul edildiği, davacının iş sözleşmesinin ailevi sebeplerle sona erdiği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, davacının yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Kaymakam onayı ile görevlendirilmesi ve ücretlerinin 657 sayılı Kanun'un 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ücretler üzerinden ödendiği dikkate alındığında taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tâbi olduğu, sosyal güvenlik yönünden Sosyal Güvenlik Kurumuna primlerinin yatırılmış olmasının da davacının iş sözleşmesi ile çalıştığı anlamına gelmeyeceğinin açık olduğu, bu itibarla taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün adli yargının görev alanına girmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Somut uyuşmazlığın çözümünün adli yargının görev alanına girdiğinin Uyuşmazlık Mahkemesinin verdiği emsal kararları ile sabit olduğunu,

2.Bozma ilâmı ile davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini,

3.Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddinin hatalı olduğunu,

4.Yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığının ispatlanmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;

davacının statü hukukuna tâbi olarak mı yoksa iş sözleşmesine tâbi işçi olarak mı çalıştığı ve buna göre yargı yolunun caiz olup olmadığı ile vekâlet ücretine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.