15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2024/385
- Karar No
- 2025/788
- Karar Tarihi
- 13.11.2025
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; 09/07/2021 tarihinde davalı sigorta şirketince ZMMS kapsamında sigortalanan ... sevk ve iradesindeki ... plakalı kamyonet ile ... ili istikametinden ... ili yönüne doğru seyir halinde iken yine aynı istikamette seyir halinde olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca sol arka kısımdan çarparak yoldan çıkması sonucu gerçekleşen ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumundaki davacı müvekkilin ciddi şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkil için 10 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; davacı tarafça davadan evvel genel şartların ön görüldüğü erişkinler için terör, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporu ile sigorta şirketine başvuru yapmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca sayın mahkemece başvuru konusu kazadan kaynaklı istem bakımından ZMMS genel şartlar dikkate alınarak yargıya devam edilmesi gerektiğini, müvekkil şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın araçta yolcu olarak bulunması hasebiyle tazminat hesaplamasına gidilecek olması halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz isteminin haksız ve mesnetten yoksun olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, mahkemece ret kararı verilmediği takdirde haksız ve mesnetsiz yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın oluşan kaza nedeniyle maddi (sürekli iş göremezlik) tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 11/11/2025 havale tarihli dilekçe ile; Açılan davadan feragat ettiklerini, lehine feragat ettikleri davalıdan arabuluculuk ücreti hariç masraf ve vekalet ücret talebinin bulunmadığını, feragat beyanı davalı ile sulh olması neticesinde vuku bulduğundan arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesine, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı vekili 05.11.2025 tarihli dilekçesi ile herhangi bir taleplerinin olmadığını beyan etmişlerdir.
Davacı vekilinin 11/11/2025 tarihli dilekçesi incelendiğinde ekinde 23/10/2025 tarihli ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belge sunduğu anlaşıldı.
H. M.K'nun 307.
maddesinde; davadan feragatin talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçme olduğu, H.M.K'nun 309. maddesinde; feragatin dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, feragatin kayıtsız ve şartsız olması gerektiği, H.M.K'nun 310. maddesinde; feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, H.M.K'nun 311. maddesinde; feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, H.M.K'nun 312. maddesinde; feragat beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği, feragat talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyetin ona göre belirleneceği, H.M.K'nun 74. maddesinde vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerektiği düzenlenmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamede feragat yetkisinin bulunduğu, feragatin hüküm ifade etmesinin, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 427,60-TL. nin 615,40-TL. nispi karar harcından mahsubu ile kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4.Taraf vekillerinin vekalet ücreti talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6.Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde davacıya iadesine, Dair, tarafların ve vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere celse arasında dosya üzerinden karar verildi. 13/11/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)