Esas No
E. 2024/6925
Karar No
K. 2025/4700
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/6925 E.  ,  2025/4700 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1945 Esas, 2024/2107 Karar
HÜKÜM: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/543 E., 2024/592 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin inşaat iskelesi satışı ve kiralaması işi yaptığını, davalının da aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, davalı ... ile ilk olarak iskele kiralaması işi için sözlü olarak anlaşıldığını, akabinde kiralanan iskelelerin davalının şahıs firmasına satışının yapıldığını, sözleşme gereği kiralama bedeli olarak toplam 118.000,00 TL bedelde anlaşıldığını, ilk olarak 30.03.2019 tarihli 59.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, 21.11.2019 tarihinde bu fatura bedelinin tahsil edildiğini, ikinci taksit için düzenlenen 10.04.2019 tarihli 59.000,00 TL bedelli faturayı davalının ödemediğini, müvekkili tarafından Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2451 E. sayılı dosyasında kiralama yönünden dava açıldığını, kiralamayı müteakip davalı ile yapılan görüşme neticesinde 29.06.2019 tarih 041701 numaralı 389.400,00 TL bedel ve 29.06.2019 tarih ... numaralı 531.000,00 TL bedel ile kiralanmış olan iskelelerin davalıya satışının yapıldığını, toplam ticari ilişkinin 1.038.400,00 TL olduğunu, davalının farklı tarihlerde 63.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ticari ilişkiden doğan kiralama alacağının ilgili mahkeme ve rapor gereği 55.000,00 TL olduğunu, talep ve tahsilde tekerrür oluşmaması adına kiralama alacağı dışlanarak 920.400,00 TL talepte bulunulduğunu, davalının tüm bu ticari ilişkiye konu olan malzemeleri teslim aldığını, öte yandan tüm ticari ilişkinin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin haricen öğrendiğine göre davalının müvekkilinden aldığı ürünlerin bir kısmını babasına ve bir kısmını da ... ... Ltd. Şti. ile ... ... isimli firmaya sattığını, davalının 29.06.2019 tarihinde müvekkilinden satın aldığı iskeleleri bu tarihten sonra 2019 yılı sonuna kadar değişik tarihlerde elinden çıkardığını, müvekkilinin alacağını ise ödemediğini, 8 günlük itiraz süresi içinde faturaya ve içeriğine itiraz etmediği gibi faturayı ticari kayıtlarına işlediğini ve KDV indirimleri ile BA ve BS formlarında kullandığını ileri sürerek fatura ve cari hesaptan kaynaklanan 920.400,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının düzenlemiş olduğu faturaların davacının yeni şirket olması dolayısıyla bir nevi hatır belgesi olduğunu, davacının sunduğu faturalarda yazılı iskeleleri müvekkiline teslim etmediğini, davacının iskeleleri teslim ettiğine dair hiçbir delil sunmadığını, iskelelerin tesliminin ilerleyen tarihlerde yapılması için anlaşıldığını, faturaya tebliği tarihinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesinin sadece o faturanın miktar ve fiyat yönünden içeriğinin kabul edildiği anlamına geldiğini, söz konusu faturada yazılı malzemelerin teslim edildiği anlamına gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne verdiği 21.06.2022 tarihli yazıda, uyuşmazlığa konu 29.06.2019 tarihli, 041701 numaralı ve 29.06.2019 tarihli, 041702 numaralı faturaları ... ... almış olduğu iskeleler nedeniyle 29.06.2019 tarih ve 61-62 numaralı işletme defterine kaydettiğini belirttiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunda dava konusu 29.06.2019 tarihli 041701 numaralı 389.400,00TL tutarlı ve 29.06.2019 tarihli 041702 numaralı 531.000,00TL bedelli faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalar nedeniyle davacının davalıdan bakiye 920.000,00TL alacağı olduğunun tespit edildiği, davalının savunmasının borcun kaynağını oluşturan satım akdîne ilişkin faturaların ticari defterlerine hatır için kaydedildiği, bu faturalarda yazılı malları almadığı yönünde olduğu, ticari defterlerin tacir lehine delil olabilmesi için tarafların tacir olması, uyuşmazlığın ticari işten çıkması ve tacirin tuttuğu bütün defterlerin birbirini teyit etmesi gerektiği, defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kabulü için kanuna uygun olarak tutulmalarına gerek olmadığı, Yargıtay uygulamaları gereğince usulüne uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin içeriğinin sahibi aleyhine delil oluşturacağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/3327 Esas ve 2022/7125 Karar sayılı, 2020/2505 Esas ve 2022/2800 Karar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2009/1872 Esas ve 2010/11690 Karar sayılı, 2007/3315 Esas ve 2007/8215 sayılı emsal ilamları), davalı tarafın bu nedenle faturalar karşılığında mal teslim almadığı halde hatır için faturaları ticari defterlerine kaydettiğine ilişkin savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalı tarafından bu iddiaların yasal delillerle kanıtlanamadığı, davalının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak davalının savunmasına yönelik davacı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği, yemin teklif edecekse yemin metnini sunması için kesin süre verilerek, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan ve yemin teklif etmekten vazgeçmiş sayılacakları hususlarının davalı vekiline ihtar edildiği, davalının süresinde yemin teklif edeceğini bildirmediği ve yemin metni sunmadığı, bu durumda dava tarihi itibarı ile aralarındaki ticari ilişkiye dayalı olarak davacının davalıdan bakiye 920.400,00 TL miktarında alacağı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 117. maddesinin 1. fıkrasına göre sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerektiği, ya da 2. fıkrası gereğince taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerektiği, davacı tarafından icra takibinden önce davalıya gönderilen temerrüte ihtarı olmadığı gibi taraflar arasında kesin vade de belirlenmediği, davacı tarafından .. .... Noterliği'nin 24.03.2021 tarihli ihtarnamesi ile borcun ödenmesi için davalıya 3 günlük süre verildiği, ihtarın davalıya 26.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davalının 01.04.2021 tarihi itibarıyla temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 920.400,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 01.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari satış sözleşmesine konu faturaların hatır için düzenlendiğinin davalı tarafından kesin ve yeterli delillerle ispat edilememesi de gözetilerek ispatlanan alacak üzerinden davanın kabulüne ilişkin kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari satımdan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog